Kategori arşivi: Kişisel hikayeler

Diren Türkiye!

“Değerli direnişçiler! Eleştirileriniz yorumlarınızı hayranlıkla ve umutla okurken anlıyorum ki aslında Gezi Parkı eylemi çok şey başarmış… Korku yok artık… 31 Mayıs’tan beri ve şu anda da Taksim Gezi’de olan biri olarak yazıyorum. Bilin ki Ankara’da olan her şeyden anında haberdar oluyoruz. Her saldırıda parktan tepkimizi veriyoruz, sloganlarla inliyor burası… Aynı zamanda 2 gündür yağmurla mücadele veriyoruz ne yazık ki… [...] → Yazının devamı…

Bianet: Eskişehir direniş günlüğünü okumak – Çiğdem Ünlü/İncilay Cangöz

eskisehir

“Geleneksel siyasetin içinde, meclisteki hiçbir siyasal parti bu hareketten medet ummamalı kendi hesabına. Çünkü bu hareket belki de en çok medet umanları değiştirecek.” Taksim Gezi Parkı direnişi tüm yurtta olduğu gibi Eskişehir’de de yansıma ve destek buldu. Geniş katılımla yapılan protesto yürüyüşünün ardından kentin merkezi ve trafik akışında önemli olan Üniversite Caddesi’nin bir bölümü çift taraflı kapatıldı. Cadde doğu-batı yönlerinden [...] → Yazının devamı…

Ankara’nın direniş özeti daha iyi anlatılamazdı!

“korkmayın. İstanbul kanatlarımızın altında Ankara’da her yol denize çıkmaz. her yolun sonu ya bir bakanlık ya meclis ya başka bir kamu binasıdır. ondandır ki ankara’da polis her zaman daha sert olur, daha ağır emir alır. her seferinde daha çok dayak yeriz burada ve her seferinde daha çok düşünürüz “dün olmadı ama ya bugün tutuklanırsam, ya bugün işimi kaybedersem” diye. ama [...] → Yazının devamı…

Bianet: “Nasıl marjinalleştim, neden çapulcu oldum?” – Mahmut Çınar

baskaldiri

Başbakanımızın çok doğru bir şekilde tahlil ettiği üzere, adına “halk” denen bir grup çapulcu ve ayyaşla birlikte sokaklardayım, sokaklardaydım daha doğrusu. Şimdi, bu büyük oyunu bozmayı kendime bir görev sayıyor ve itiraf ediyorum. Efendim; vicdanım rahat durmuyor, dilim susmuyor, kalbim elvermiyor… Son haftalarda olup bitenlerin Sayın ve Sevgili Başbakanımızın, o büyük Usta’nın dışındaki herkes tarafından yanlış değerlendirildiğini gördükçe içim içimi [...] → Yazının devamı…

Bianet: Direnen bir kadının #direnankara notları – Pınar Melis Yelsalı Parmaksız

ankara-direnis

Ankara’da gece-gündüz meydanları, yolları dolduran binlerce kadın sokakları geri aldı. Birinin gözüne solüsyon sıkması, çöp toplamak, küfür edene etme demek, konuşmak, bağırmak, susmamak, sineye çekmemek ve yürümek, yürümek. Gezi Parkı direnişinin analizi pek çok yönüyle yapılabilir ve yapılıyor, bir yandan direniş ve dayanışma bu yazının yazıldığı 19. gününde, insani varoluşu direngenlik, yaratıcılık ve mizah yoluyla eyleme dönüştürerek yaşamı savunmanın biçimi [...] → Yazının devamı…

Ekşi Sözlük: Özür dilerim senden Kürt kardeşim

“gezi parkı direnişinden sonra kişisel olarak başlattığım kampanya malum 2 haftadan beri önce taksim’de başlayan sonra türkiye’nin tamamına yayılan bir hareket var. o gün o 500 kişiye o kadar sert müdahale edildi ki o 500 kişinin ardından yüzbinler geldi. iki haftada pek çok insan tek yürek oldu. liberali, sosyalisti, ulusalcısı, milliyetçisi şucusu bucusu bir araya geldi. çünkü polis biber gazını [...] → Yazının devamı…

Radikal: O çocukları tek tek gözlerinden öp – Şenay Aydemir

anneler

Gezi Parkı’ndaki annelerin bir araya gelip çocuklarına sahip çıkacağının sinyalini yarım saat önce annemin telefonuyla almıştım zaten: O çocukları tek tek gözlerinden öp. İstiklal Caddesi ’nden Gezi Parkı’na doğru yürüyoruz. Annem son yirmi yıldır her türlü toplumsal hadise anında istikrarlı bir şekilde yaptığı gibi yine arıyor. 17 gündür de bu böyle. ‘Gitme’den ‘dikkatli ol’a uzanan bir süreç bu. Ama artık [...] → Yazının devamı…

“Ben kimseye vurmam, taş atmam…”

“Dört kişi öldü. bundan sonra olabilecekleri hepimiz biliyoruz. çok düşündüm, taksim platformu’na yada “sanatçılar”a bu olabileceklerin yükünü sırtlayamadıkları için kızmıyorum. ben hayatımda kimseye vurmadım. taş yada başka birşey atmadım. on beş gündür evimin yüz metre yanındaki meydanda, sadece durduğum için defalarca kimyasal saldırıya uğradım. kör bir şekilde sürüklenirken beton saksıda bacağımı kırıyordum. elli yeşında yere yığılmış bir kadının üzerine bastım, [...] → Yazının devamı…

Adana’dan Taksim’e selam…

“Dün Park’ta olanlar: Bir Almancı (böyle deniyor onlara hâlâ değil mi?) Burada hep okumuş insanlar var teyze. Böyle olduğunu bilmiyordum. Heykel’in arkasında oturan yaşlı insanlar(ben de çoğu kez oradayım) “gençler” diyor başka bir şey demiyorlar. Zor yürüyenler var aralarında, bastonlu kır saçlı insanlar. “biz burada otururuz. Arkadaki çadır kuran gençlere bir şey olmasın diye” Ben de korkarım bir saldırı anında [...] → Yazının devamı…

Bianet: Sevgili Çapulcu Çocuğum

biber

Videolarınızı izliyorum; duvar yazılarınızı okuyorum. Hayranım kıvrak zekanıza, mizahınıza. Direnişe dair her gelişmeyi internetten takip ediyorum. Dahası ‘ustream.tv’ izler oldum; yalan değil gerçeklere ulaşabilmek için… Az önce internette “Genç Çapulcular” imzalı ve anne-babalara, ailelere hitaplı mektubunu(zu) okudum. Ha sen ha arkadaş(lar)ın yazmışsın; nasılsa içerik aynı olur diye düşünüp cevap yazmaya karar verdim. “Endişenizin tavan yaptığını biliyorum” diye başlamışsın mektuba. Eeeee; valla [...] → Yazının devamı…