Kategori arşivi: Kişisel hikayeler

Gerekli delilleri gönderelim!

“Bugün Türk polisinin CN ve CS gazlarını büyük ölçüde tedarik ettiğini Amerika, Pensilvanya’daki Nonlethal Technologies şirketi ile yine görüştüm. Telefondaki beyfendi geçen hafta, bu kadar gaza maruz kalmamın sağlığımı etkileyip etkilemeyeceğini sorduğum kişiydi. Bu sefer işaret etmek istediğim konu, polisin gazları nasıl yanlış kullandığı hakkındaydı. Diyalog şeklinde aktaracağım bu sefer; Ben: Üzerinde 45 derece açıyla ve belirli bir mesafeden atılması [...] → Yazının devamı…

Taksim Gezi Parkı’ndaki sokak çocukları!

999900_10152880198500142_1109953896_n

Arkadaşlar, Gezi Parkı’ndaki sokak çocukları direnişin ne zaman biteceğini soruyorlarmış çünkü orada karınları doyuyor günlerdir, çünkü orada arkadaşlık buldular, dışlanmadılar. Ne yazık ki, bu çocukların kendilerini bu yüzden sorumlu hissedip barikatların önüne gittiklerini, eldivenlerle gaz bombalarını geri yolladıklarını duyuyor, resimlerle görüyoruz. Bir çocuğun böyle hissetmesi öyle saf, öyle dürüst, öyle saygı duyulacak bir duygu ki. Lütfen unutmayalım, onlar ÇOCUK. Onların [...] → Yazının devamı…

Önyargıların yıkıldığı zamanlar

“Dün gece geç saatte kadıköy e döndüğümde arabam çekilmişti. bunu zaten bekliyordum çünkü hatalı olan bendim. Süpriz olan ise beni Kadıköy’e getiren taksi şöförüydü. Bindiğim anda aynadan sallanan kuran-ı kerim (hiç bir şekilde eleştirmek için söylemiyorum), şöförün çember sakalı, arabanın içindeki yoğun hacı yağı kokusu. Arabaya binerken inşallah bana bir şey demez ben de cevap vermek zorunda kalmam dedim. Kadıköy [...] → Yazının devamı…

Radikal: Kaybedecek hiçbir şeyim yok – Perihan Özcan

gezi-polissaldirisi

Eğer bu ülkenin başbakanı, Dolmabahçe’deki ofisinde oturup memleket meselelerini çözmek yerine vapurdan inen kadınların kıyafetlerine kafa yoruyorsa, benim için “Her yer Gezi Parkı, her yer direniş.” Bu hikâyede en çok da şiarları “özgürlük” olan liberaller sıkıyor insanın canını. İçinde “laiklik”, “kemalizm”, “darbe”, “vesayet” geçmeyen cümleler kurmakta zorlanan kesim. Polis savunmasız gençler üzerine yüzlerce gaz bombası yağdırır, onları tazyikli kanalizasyon suyuyla havada [...] → Yazının devamı…

Bianet: Bir direnişçi olarak referandum hakkındaki görüşlerim…

501-260

Taleplerimiz bellidir ve günlerdir usanmadan Taksim Dayanışması tarafından tekrar ediliyor. Artık bizi kurnazlıkla alt etmeye ve karalamaya; bize şiddet uygulamaya son verin. Öncelikle şunu belirtmek isterim, yazacağım düşünceler tamamen şahsıma aittir. Direnişteki diğer arkadaşlarımı bağlamaz, ben ormandaki tek ve hür bir ağacım. Hükümetin belki referandum yapabiliriz açıklaması kesinlikle yeterli değildir ve son derece samimiyetsizdir. Gezi Parkı eylemleri zaten parktaki bir [...] → Yazının devamı…

Fıratnews: Gezi Parkı çocuklarından ailelerine mektup

Gezi Parkı’nda direnişlerini sürdüren eylemciler İstanbul Valisinin ailelerine yönelik çağrısının ardından bir mektup kaleme aldı. Espirili bir dille kendi üzerlerindeki AKP ve polis baskısının değerlendirildiği mektup şöyle: “Biz bu ülkenin, tüm dünyada apolitikliğiyle ün salmış, küçümsenmiş, dalga geçilmiş nesliyiz. Apolitikliğimiz yüzünden sanat, spor, doğduğumuz şehir ve hatta takıldığımız mekânlar üzerine gruplaşıp birbirimize kıl olmuş, birbirimizi yemiş ve hatta öldürmüş nesiliz. [...] → Yazının devamı…

Biz bu savaşı çoktan kazanmışız!

“12.06.2013 Saat 13.00 Taksim Gezi Parkı günlüğüm Metro çıkışı hafif bir biber gazı kokusu algılandım. Gezi parkına Taksim meydanından çıkıştaki merdivenler barikatlarla daraltılmış. Alanda onlarca insanın elinde market poşetleriyle parka doğru yürüyorlar. Bunların hepsi yardım paketleri. Parka girdiğimde sanki burada dün bir savaş olmamış. Divan otelinin önüne kadar gittim. Her yer tertemiz, yerde çöp görmek zor. Hala gençlerimiz temizliğe devam [...] → Yazının devamı…

Endişe duygusu yaratmayın

“Gezi parkı ile ilgili dün sürekli olarak dezenformasyon içeren dünya kadar bilgi akışı oldu. Gezi parkında ya da Taksim’de olmayan, orayı görmeyenler, sadece twitter’da dolanan zırvaları bilgi diye yollayıp insanların kafasını karıştırdılar. Dün gece defalarca Gezi parkına ha girdiler, ha girecekler, diye bir sürü şey söylendi. Oysa evet meydanda çatışmalar devam ediyordu, ve içeriye çok sayıda gaz bombası da düşüyordu, ancak [...] → Yazının devamı…

Radikal: ‘Gezi halkı’ birbirini iyileştiriyor

gezi-park

Rüzgar da diniyor o sırada, yağmur da. Gezi’ye her taraftan ellerinde poşetlerle giren birçok insan görüyoruz. O sırada parkta yanımdan geçen bir genç Gezi’nin haleti ruhiyesini özetliyor: Durmak yok, direnmeye devam! Sabah 9 gibi, meydan tarafındaki merdivenlerden Gezi Parkı ’na giriyorum. Ağaç dibindeki çöp poşetlerinden birine bir demlik ıslak çay boşaltılmış. “Oh” diyorum, “çay içmişler, iyi.” Havada hala biber gazı [...] → Yazının devamı…

Ülkemizde can güvenliği yok

Gezi Parkından bir mektup… “Sevgili dostlar. Şu anda taksim civarında sığındımız bir evden yazıyorum. Bugünün hemen hemen hepsini dışarıda geçirdim. Tek söylemek istediğim şu an için ülkemizde can güvenliği yok. Hukuk zaten yok. Hükümet yalan söylüyor, vali yalan söylüyor, medya korkuyor. Devlet bugün sabahtan beri organize şekilde vatandaşlarına tuzak kurdu. Vali yalanlarıyla, polis kurmacasıyla, medya aşağılık oyunun parçası olmasıyla insanları [...] → Yazının devamı…