Kategori arşivi: Kişisel hikayeler

Bir geceyi daha kotardık!

“İçeriden Haberler! Yine Gezi nöbetindeydik… Dün gece Tayyip ve Mutlu “çocuklarını ve/veya yavrularını” gazla bombalamaya devam etti. “Yavrular anne babalarını dinle”memişti. Taksim ve İstiklal ve Harbiye tarafı yoğun gazlı ve çatışmalıydı. Geziye girişler Talimhaneden devam etti. İçeride bir sürü insan vardı. Dışarıdaki ben vb. insanlar TV haberleri ve Taksim meydan görüntüleri ve tweet’lerle korkutulurken, iki kişi dışarıda kurtlanıp Geziye daldık. [...] → Yazının devamı…

Ekşi Sözlük: Biz yenilmedik bu daha başlangıç…

“Bugün ve diger 15 gun tarihe derin izler birakacak. tarihe sahit oldum, cok sukur balgam da kustum olucem sandigim gazi da yedim… orda olmek de isteyebilirdim sirf utancimdan… bir kere gittim ama yere düştüm yapamadım… gencler sizden cok utandim, cok imrendim ve hepinizin gozlerinden tek tek opmek istedim. benden 10 yas 15 yas kucuksunuz her biriniz, iyi de organizesiniz maskeler [...] → Yazının devamı…

Bianet: Gezi’de halaya ve direnişe devam

gezi-yagmur1

Gezi Parkı güne yağmurla uyandı. Dün gece boyunca süren polis müdahalesinin ardından Taksim Meydanı yalnız, park ise sabah telaşındaydı. Sabahın erken saatlerinde Taksim Meydanı sıkıyönetim alanı gibi. Barikatlar kaldırılmış olsa da trafik tek tük araçlardan ibaret. Meydanın solunda ve sağında TOMA’lar ile polis araçları bekliyor. Meydandaki Atatürk heykeliyse oldukça yalnız. 14 gün boyunca etrafında çadır kuran insanlar, heykellerin eline tutuşturulan [...] → Yazının devamı…

Radikal: Bir bomba atıldı ve ezildi her şey! (Video-haber)

Her taraftan biber gazı geldi. İnsanlar panikle kaçıştı. Otobüs aynı zaman da bir barikat da oluşturduğundan kaçışan insanlar dar geçiş noktasında birbirini ezmeye başladı. Geçiş noktasında yerde yatan yaralılar vardı. Taksim’de gün boyu süren polis müdahalesinin en şiddetlisi akşam saat 20.15 sularında yaşandı. Polis AKM ’nin önüne konuşlanmış, meydanı dolduran binlerce kişiyse polis ve hükümet aleyhine sloganlar atıyordu. ÇARŞI’nın meydanda [...] → Yazının devamı…

Bianet: Bu ayaklar eve gitmek istemiyor bacım! – Füsun Çiçekoğlu

501

“Ben, ne İstanbul’u gördüm, ne Taksim’i. Ama Taksim kurtulmadan eve girmek bana haram” dedi. Sakarya’nın köşesinde duran çevik kuvvet timi hareketlenince, vedalaştık. Herkes bir yana dağıldı. Ankara ayakta. Kızılay, Kuğulu, Tunalı… Kıyamet kopuyor. Her sokak başı, her kavşak, her cadde, her meydan… Ankara semaları “Her yer Taksim her yer direniş!” sloganları ile inliyor. Önce Kızılay, sonra Kuğulu, ardından Çankaya’da eylemdeydim [...] → Yazının devamı…

Gençlerin Hayallerine Ortak Olmak Lazım!

Dostlar, ciğerler, Bugün bir jüri görevi nedeniyle İstanbul’da bulunuyordum. Akşam eşimle Taksim’de yer alanlara destek vermek için alana gittik. Bir süre sonra üstümüze göz yaşartıcı mermiler atılmaya başladı. Ortalık savaş alanına döndü desem az kalır. Sayısız gaz mermisi üzerimize yağdı. O gazı yiyen bilir. Haricten ne ben, ne de başkasının gazel okuması ile anlatılabilecek birşey değil. Yerlere çöken yaşlıları, genç kızları, [...] → Yazının devamı…

Gazeteciler Neredesiniz?

Gezi Parkı’ndan AKM tarafına yürüyen arkadaşımın söylediklerini aynen iletiyorum. “AKM’nin önündeyiz şu an. Polisin en ufak bir müdahalesinde sürekli kendini kalkan eden tekerlekli sandalyede bir kadın var. Kadının yanında annesi olduğunu düşündüğüm biri daha. Kendini sürekli polisin önüne atan bu kadına yardımcı olmak istedim ve kendisinin Şafak Pavey olduğunu gördüm. Burada bir milletvekili sokakta kendini yerden yere atıyor, bir tane [...] → Yazının devamı…

Gazamız Mübarek Olsun!

Şimdi eve geldim. Gezi parkını en son ben bırakırken dayanışma ortamı devam ediyordu, tabii polisin Taksim’deki insanlıktan uzak halleri de. Son 15 gündür; kendimi en mutlu, en huzurlu, en evimde, en insan hissettiğim yer GEZİ PARKI. Şu an duygularım karışık, bir yandan çok huzurlu hissediyorum bir yandan öfkeli. Farkındalıklarım inanılmaz boyutta artmış gibi. Öfkeliyim, çünkü politikacıların, medyanın beni hayatım boyunca [...] → Yazının devamı…

Radikal: İsyan zamanı – Gaye Boralıoğlu

gezi-6Haziran

Kalemimi bırakıyorum, söz gaz bulutunun altında, dışarı çıkıyorum usulca, isyana! Bundan üç dört sene önce genç bir kadın, 12 Eylül ve sonrası ile ilgili olarak yapacağı bir belgesel için benden röportaj istemişti. Darbe döneminde kadın olmak üzerine konuşmuş, işkencelerden, cezaevi yaşamından, o yılların ruhundan söz etmiştik. Söyleşi biterken bana, hayatta bundan sonra ne olsun istersiniz diye sormuştu. Ben de “İsyan görmek [...] → Yazının devamı…

Radikal: Yazık, gidecek başka dilim yok! – Aslı Tohumcu

gezi

Şiddete karşı vicdan oluşturur muyum düşüncesiyle öyküler yazarken kullandığım dil, Başbakan’ın ağzında zulmün, nefretin, kışkırtmanın diline dönüştü. Yazık, gidecek başka dilim yok! Öncelikle bir yazı işçisi olarak, Başbakan’la aynı dili kullanmaktan esef duyduğumu söylemek isterim. Şiddete karşı vicdan oluşturur muyum düşüncesiyle öyküler yazarken kullandığım dil, onun ağzında zulmün diline, nefretin diline, kışkırtmanın diline dönüştü. Yazık, gidecek başka dilim yok! Oysa 30 [...] → Yazının devamı…