Bizim toplumumuz şenlik türküleri değil ağıtlar bakımından zengindir. Gelinlerimiz bile “gelin ağlatma” denilen gelin ağıtlarıyla uğurlanır. Çünkü insanımız “ecelsiz” ölür. Çoğunlukla da genç ölür.
Doğan çocukların yaşama şansının az oluşu, sağlık koşullarının yetersizliği açıktır. Teoride çocuk seven bir toplum sanılsak da pratik bunu kanıtlamaz. Üstelik belli yaşa gelebilen çocuklarımızı “kaza oranı yüksek” bir yaşama biçimi bekler. Emniyet güçlerinin yeni donanımlarıyla bu kaza biçimine gaz fişekleri de katıldı. Öldüremediğini sakat bırakan bir güvenlik silahı bu, kullanımı belirli koşullara bağlı bir tüfek. Görünen o ki hiç kuralına uygun kullanılmıyor.
Bu söz kalabalığı ne yazacağımı bilemediğim için. Berkin Elvan 16 yaşındaydı. 269 gün önce evinden ekmek almak için çıktı ve evine dönemedi. Bir gaz fişeği… Kimin kullandığı pekâlâ kayıtlı bir gaz tüfeğinden çıkan bir gaz fişeği kafatasına saplanmıştı. Bu kaza falan değildi. O tüfeğin kullanma talimatlarına göre de bu cinayetti. Berkin yeni yetmeliği ve sağlıkçıların gayretiyle ancak 269 gün dayandı.
Asıl acısı onun bu hayata artık tutunamadığı tarihten bir gün kadar önce, uyutularak sağaltılmaya çalışıldığı hastanenin bahçesinde ana babasına destek olmaya gelenler yine emniyet güçlerince hırpalandı, gözaltına alındı, eşyaları yağmalandı. Gaza boğuldu.
Bir ölümün acısını hangi özür hangi dilek azaltır.
Bir hayatın ödenmesi olanaksızdır. Berkin’in ailesine başsağlığı ve sabır dilenmesi onların yarasını kanatmaktan başka neye yarar. Bu ölüme sebep olan ya da olanların yargılanması, cezalandırılması böyle bir ölümün bir daha yaşanmayacağını düşündürebilir belki… Ama ufukta böyle bir ihtimal de yok.
Berkin Elvan’ın ölümüyle oğlunu kaybeden aile sayısı 7 oldu. Berkin’in soluk alması acılı her aile için bir umuttu. Herkes onun yüzünde kendi çocuğunun yansısını görüyordu sanki.
Berkin uyanacaktı. Hepimizin umudu olacaktı. Olmadı.
Berkin’i uyandıramayız artık. Ama adaleti uyandırmayı deneyelim. Uyan ey adalet. Uyan çocuklarımızın, umutlarımızın cellâtları cezalandırılsın. Ölmedinse uyan!
Yoksa adalet de mi öldü?
Sennur Sezer
11 Mart 2014
Haberin kaynağı için tıklayın; http://www.evrensel.net/



