Ben milliyetçi bir insan değilim, ama Türkiye’deki insanları seviyorum. Türkiye topraklarını, altında yatan “şehit”lerden çok üzerinde yaşamak için direnen insanlardan dolayı seviyorum. Bu yüzden Gezi protestoları başladığında yaşadığım Hollanda’dan ilk uçağa atlayıp İstanbul’a geldim, parkta çimenlerin üzerinde yeni tanıştığım insanlarla birlikte uyudum. Oğlum da özgür olabilsin diye o parkı savundum.
Dün akşam izlediğim bir videoya bu yüzden çok kızdım. “Millet Eğilmez” başlıklı videoda düşen bir Türkiye bayrağını yerden kaldırmak için Anadolu’nun her yanından insanların bir araya geldiği görülüyor ve fonda bir siyasi partinin liderine ait olduğu düşünülen ses İstiklal Marşı’nı okuyor. Seçim propagandasında Türkiye bayrağının kullanımının seçim kanunuyla yasaklanmış olmasını bir kenara koyuyorum, malum, suç işleyenleri korumak için yasaları değiştiren bir iktidarla karşı karşıyayız.
Ama daha 9 ay önce ellerinde Türkiye bayraklarıyla sokaklara çıkan halka TOMA’larla, biber gazlarıyla saldırmış bir iktidarın yanına bırakamayız bu ucuz propagandayı. Yolsuzluk soruşturmasının üstünü kapatmak için hukuk sistemini çökerten, bilgiye ulaşma hakkımızı engellemek için gazetecileri susturan, sosyal medyayı kapatmakla tehdit eden bir siyasi hareket karşısında halkın iradesinin kendi ellerimizde olduğunu hatırlatmalıyız.
Gezi’deki polis şiddetine karşı kıtaları aşıp geldik biz:
Anadolu’nun her yanından, milyonlarca insan hepimizin hakları için sokağa çıktık:
Türk, Kürt, milliyetçi, solcu, hepimiz bir araya geldik:
Sadece Türkiye bayrağı değil, tüm bayrakları kardeşçe yan yana astık:
Bu ülkede daha 9 ay önce yaşananlar bunlarken, herhangi bir siyasi partinin ne Türkiye bayrağını ne de hepimizi buluşturan değerleri küçük siyasi hesaplarla kullanmaya hakkı yok.
Ben bu görüntülerde biber gazı bulutuna rağmen elinden bayrağını düşürmeyen adamı seviyorum, kamerasını bırakıp ona yardım eden özgür gazetecileri seviyorum, ortak bir derdimiz olduğunda herkesin el ele tutuşmasını, hiç tanışamamış olanların birbirini korumasını seviyorum.
Bu sevgi kimsenin tekelinde değil. Bu aidiyet hissi hiç de öyle ucuz değil. Stüdyolarda parayla değil, sokaklarda canımızla savunduk biz bu kardeşliği. Bilinsin ki yine savunuruz.
19 Mart 2014
Kaynak: vagus.tv






