Radikal: “The Park Attitude” – Fatih Özgüven

Gezi’nin ortaya koyduğu belli başlı şeylerden biri dipdiri, mizah dolu ve kül yutmaya hiç niyetli olmayan tavır. Park Tavrı! The Park Attitude!

Yabancı basının büyük bölümünün, BBC’nin, kısmen CNN’in, ironi kraliçesi Amanpour’un Gezi Direnişi’ni izleme ve nakletmedeki ciddiyeti ve ısrarı elhak övgüyle karşılanmalı. Ama bir şeye itiraz etme hakkımı da saklı tutmak istiyorum. Bu yayınlarda, direnişin ilk günlerinde daha baskın olan, günler geçtikçe belki etkisi azalan bazı vurgular daima var. Bir kere; ‘Erdoğan ülkesi için iyi şeyler de yaptı’, ‘Yunanistan ve İspanya’nın imreneceği ekonomik seviye’ vb., Ama tabii hemen oradan mecburen ‘…ama Türkiye en çok gazeteci hapseden ülkeler arasında en yüksek sıralarda’ya geçiş. Belki daha kanıma dokunan ise şu söylem: ‘Tabii bu meydandakiler eğitimli, seküler, beyaz yakalı profesyonellerin oluşturduğu bir kalabalık’, hatta daha iyisi ‘şimdi karşı kıyıya Üsküdar’a geçelim, bakalım oradakiler ne diyor?’

Yarabbi, bu sofu Üsküdar-günahkâr Beyoğlu dikotomisini mesela CNN’in Ivan Watson’u nereden, hangi Türkçe edebiyat kitabından edinmiş olabilir ve hâlâ nasıl bu kadar inanıyor? Buyrun geçiyoruz Üsküdar’a, habercinin de itiraf ettiği gibi Üsküdar’da da herkes yüzde yüz hükümet yanlısı değil, zapturapta itirazı olanlar elbet orada da var. Gene de aynı terane, ‘burası Taksim Meydanı, ne yazık ki Türkiye’nin çoğunluğunu temsil etmiyor’, bu muhabbet ziyadesiyle seviliyor.
Bilemiyorum, Batı için ne zaman, ne dereceye kadar ‘seküler’ olabileceğiz, daha doğrusu bu konuda hiç şansımız var mı? İznimiz var mı? Dahası, sekülerin tarifi nedir? Beyaz yakalılardan başlayayım; Çağlayan Adliyesi’nde tutuklanan beyaz gömlekli, kravatlı avukatların fotoğrafları karşısında ilk defa adlı adınca beyaz yakalılarla gurur duydum. Bu bir mesleğin, bir meşguliyetin üniformasıysa helali hoş olsun, hiç de fena sınav vermediler.

‘Profesyoneller’e gelince, özellikle onların arasındaki bilgisayar cinleri, grafiker çocuklar, slogancılar, tweet şampiyonları hem bu mecralara olan hâkimiyetleri, hem anında her duruma adapte edebildikleri mizah ile sonsuz hayranlığımı kazandılar. Bundan sonra Twitter küçümsemek benden uzak olsun. Gezi Parkı Direnişi’ni düzenleyenler arasında hem orada hem ‘uzakta’, bilgisayarları başında da olsalar gene de herkesle yan yana varlardı.

Son ondört gündür hemen her ağacına elimdeki çöpü atabileceğim bir çöp torbası asılı olan bir parkta gezebilmekten dolayı ayrıca mutluyum. Profesyonellikse profesyonellik, organizasyonsa organizasyon, hepsi de parktaki ‘azınlığın’ eseri. Ayrıca, bu ‘seküler’ler arasında kitabın ilaç, yiyecek ve su kadar önemli olduğunu kavrayan ve ilk fırsatta kütüphane kurmayı iş edinen kitapseverler de var. Kitapseverlerden daha ‘seküler’, daha dünya vatandaşı kim vardır acaba? Beni bir kitaba bakan kitapseverin yüzündeki haz ifadesinden daha çok akla iz’ana, birliğe, beraberliğe inandıran bir şey yoktur, olmayacak.

Taksim’i dolduran kalabalık içindeki ve dışındaki CNNvari ‘Üsküdarlılara’ gelince; Antikapitalist Müslümanlardan tutun LGBT dostu başörtülü genç kızlara, camiye aldığı yaralılara yardım ettiği gibi arka çıkan müezzine kadar hiçbiri kendilerini inançları dolayısıyla hükümetle özdeş saymıyor ve bunu da özellikle vurguluyorlar. Daha ne kadar seküler olunabilir? Sekülerlik daha ne kadar herkesce, yepyeni bir biçimde ‘anlaşılmış’ olabilir? Batı basını, Çarşı fenomenini, onun mizah ve ciddiyet, taraftarlık ama kapsayıcılık, abilik ama özgürlükçülük arasında gidip gelen çok kendine özgü seküler tavrını ne dereceye kadar anlayabilir? Pierre Loti’vari bir Beyoğlu-Üsküdar hattına kilitlenmişken aradaki Beşiktaş’ı görmek zor belki. Ama Gezi’nin ortaya koyduğu belli başlı şeylerden biri bu dipdiri, mizah dolu ve kül yutmaya hiç niyetli olmayan seküler tavırdır. Bunun tahmin edemediğimiz, ihtimal vermediğimiz kadar çok kişi tarafından paylaşıldığını görmek, ‘işte o pahası biçilmez’!

Son 15 gün içinde bunu görmek kadar beni mutlu eden bir şey olmadı, olamaz; Park Tavrı! The Park Attitude!

Fatih Özgüven
13 Haziran 2013
Haberin kaynağı için tıklayınız; radikal.com.tr