RedHack’ten ‘Mısır, Darbe, Gezi’ Açıklaması

redhack

Mısır diyorlar, darbe diyorlar, demokrasi diyorlar.. Ama aynı grup H.Mubarek’i askerler devirdiğinde sevinç naraları atarak demokrasiyi rafa kaldırırken, söz konusu kendi yandaşı olan Mursi olunca, bir anda demokrasi havarisi kesildiler.

Halkın yarısının sandığa gitmediği bir seçimde yüzde 42′sinin oyuyla iktidara gelen Mursi için “seçilmiş iktidara darbe yapıldı” diyerek, kitleleri manipüle etmeye çalıştılar. Mübarek’in seçimlerde hile yapması, Mursi’nin azınlığın oylarıyla başa gelebileceğini meşrulaştırıyordu!

Sadece bununla yetinmediler.. Demokrasiyi savunma adına düzenlenen mitinglerde; “Ne darbe, ne demokrasi biz hilafetten yanayız” diyerek asıl gayelerini net şekilde ortaya koydular. Demokrasi onlar için masaldı. Zaten aksi olsaydı, uğruna kan döktükleri yandaşları Mursi yönetime geldikten hemen sonra “kadınların denize girmesini”, “kadınların pazardan muz almasını” bile yasaklamaz,
“kız çocuklarının 9 yaşında evlenmelerini yasallaştırmaya” ve “ölen eşin cesediyle 8 saat cinsel ilişkiye girme” ‘hakkını’ Anayasa’ya eklemeye çalışmazdı.

Ki bugün ABD karşıtı ilan edilen Mursi’nin iki çocuğununda ABD vatandaşı olması, sizlere bir yerlerden tanıdık geliyordur.(!)

Olay esasen çok basit ve anlaşılır; Asker, ABD istemiyle Mısır’da yaklaşan devrimi, halkın elinden çalarak Mursi’ye verdi..

Aynı ABD, Mursi’nin istedikleri adam olmadığını anlayarak ve kitle desteği olmadığını görerek, yine halkın elinden devrimi çalarak Sisi’ye devretti..

Şu an AKP’nin yaşadığı şok budur. “Darbeler bitti artık” dedikleri süreçte, ABD’nin “bugün bile” darbeleri bir yöntem olarak kullanması, AKP’nin de başına gelebileceği histerisini tetikledi.. Adeta Mısır sömürge valisi olarak akıl verdikleri Mursi’nin oyun dışı kalmasını yediremeyerek,
Mısır’da açık taraf oldular. Gerçi bu taraf olma mevzusu kendi başınada iş aştı. Suriye’de yine “seçilmiş” hükümete yönelik yaptıkları “sahte ayaklanma girişimleri” ve destekledikleri El Kaide’ye bağlı El Nusra cephesinin Reyhanlı’da patlattığı bombalar konusundaki duyarsızlıkları, bugun, kaybolan El Nusra elindeki roket atarlar ve başbakana yönelik suikast iddalarıyla, Başbakan Tayyip Erdoğan ve ailesinin korkudan “haftalarca kaybolmasına” yol açtı..

Bu durum kendi beslemelerinin nasıl da başlarına bela olabileceğinin en büyük göstergesi oldu. Ama uslanmadılar.

Bugün kendileri gerici Mursi’yi desteklerken, Mursi karşıtı olanları anında darbeci ilan eder oldular. Sahi; bunlar kendi ülkelerinde de kendilerine karşı olanlara ”darbeci bunlar” diyen zihniyet değil mi? Biz Sisi’ye de Mursi’ye de Sinsi’ye de karşıyız. Çok açık söylüyoruz. Bu ülkede de Mısır’da da
sadece AKP ve Mursi’ye değil, darbeci cuntacı zihniyete de karşıyız. Bu ikisi’nden birini seçmek zorunda değiliz.

Gezi olaylarında, 12 kişinin gözü çıkarken, 5 kişi can verip, 8 bin kişi yaralanırken susanların, bugün demokrasi bekçisi kesilmesi, halen “mazlumu oynaması” siyasal yavşaklığın daniskasıdır. Mısır’a bu kadar ağlayanların Reyhanlı’da, Rojava’da Roboski’de susmaları, asıl gözyaşlarının insanlara değilde, iktidarı kaybetmelerine olduğu aşikardır. Gezi olaylarında ölen arkadaşlarımızı unutacağımızı sananlar çok yanılıyorlar. Bugün peşimize taktıkları kiralık katiller,
yok edilsek bile, mücadeleyi daha da büyütecektir bunu bilmiyorlar.. Eylül sesli, Ekim ise KIZIL olacak.. Bu sürece iyi hazırlanılmalı..

Çünkü mücadele tek raunt’tan ibaret değildir. Yağma yok, HAK yiyen HACK yer.. Bu aralar çokça olmayabiliriz. Merak etmeyin.

via @TheRedHack

21 Ağustos 2013
Kaynak; Ötekilerin Postası