Erdoğan bugün direnişteki milyonların, İstanbul direnişinin inisiyatifi Taksim Dayanışması’nın bilgisi olmadan kendi başına atadığı isimlerle konutunda “Gezi Parkı”nı görüşmek üzere toplandı. Bu görüşmeye katılanlar direnişçiler tarafından AKP’nin “çakma” heyeti olarak nitelenmiş ve bu atanan isimlerin direniş adına konuşamayacağı ilan edilmişti.
Taksim Dayanışması bugün bu çakma heyet ile ilgili “Başbakan’la gerçekleşecek görüşmelerde, Taksim Dayanışmasını temsil edecek kimsenin davet edilmediğini ve yer almayacağını duyurmak isteriz. Gezi parkı ve çevresinde yaşam hakkını hiçe sayan polis şiddeti acımasızca sürerken yapılacak toplantılar hiçbir şekilde sonuç vermeyecektir.” açıklamasını yapmıştı.
Toplantıdan sonra ilk açıklamayı AKP sözcüsü Hüseyin Çelik yaptı. Çelik Gezi’ye odaklanan bir görüşme yaptıklarını, Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası’nın yapılmasına ilişkin referandumun bir seçenek olabileceğini, görüşmeye katılanların da büyük bölümünün bunu olumlu bulduğunu söyledi.
Çelik direnişin AKP iktidarının baskı ve zor politikalarına karşı özgürlük taleplerini, direnişin başından itibaren 4 insanın ölümüne, yüzlerce insanın yaralanmasına neden olanların istifa etmesi taleplerini yok sayarak konuyu sadece Topçu Kışlası’na sıkıştırdı. AKP’nin ülkenin dört bir yanına yayılan halk direnişinin taleplerini, meydanlarda yankılanan “istifa” seslerini görünmez kılmak için sarıldığı “illegal örgütler/çevreci gençler” söylemini tekrarlayan Çelik, çevreci gençlerin Gezi Parkı’ndan çıkması ve orada kalmak isteyen “kötü niyetlilerle” emniyet güçlerini baş başa bırakmaları gerektiğini söyledi.
Çelik eğer diktatörlük olsaydı bu gösteriler olamazdı diyerek yine “orantısız güç” tartışmasını tekrarladı.
Çelik görüşmeye katılanların Taksim Dayanışması’nın taleplerini kendilerine iletmediğini de söyledi.
Toplantıdan ilk bilgi “Başbakan sakin”
Toplantıdan ilk bilgili Zehra Öney geçmişti. Öney toplantıdan attığı “Ortam ılımlı, sayın Başbakanımız sakin. Umarım kişisel aktarımlarımızı yapabiliriz.” mesajı arkalarında halk direnişinin desteği olmayan bu isimlerin Başbakan karşısındaki durumunu da göstermişti. Görüş belirtebilmenin koşulu Erdoğan’ın “sakin olması” oldu.
Başbakanlık konutunda buluşan isimler şöyle; Ahmet Mümtaz Taylan(Oyuncu), Betül Tanbay (Matematik profesörü), Hale Çıracı(Mimar), Kutluğ Ataman( Yönetmen), Nil Eyüboğlu (Öğrenci), Rumeysa Kiger(Sanat yönetmeni), Selva Gürdoğan (Mimar), Zehra Öney(Medya uzmanı), Zülfikar Kürüm (Öğrenci), İpek Akpınar (Akademisyen), Bülent Peker (Başbakan’a mektup yazan AK Parti üyesi)
Atanmış “isimlerle” halk direnişi etkileyemezsin
Arınç’ın Bakanlar Kurulu toplantısı ardından yaptığı açıklama ile Erdoğan’ın yalan, manipülasyon, tehdit ve polis terörü ile bastıramadığı direnişi etkisizleştirmek için yeni bir yöntem deneyeceği anlaşılmıştı.
Arınç “talep eden” eylemcilerden bir heyetin Çarşamba (bugün) Başbakan’la görüşeceğini açıklamıştı. Bu açıklamadan saatler sonra ise önce Taksim Meydanı’na daha sonra da Gezi Parkı’na yönelik şiddetli bir polis saldırısı gerçekleşmişti. Saldırı saatler sürmesine rağmen on binlerce insan direnişin inisiyatifi olan Taksim Dayanışması’nın çağrısı ile Taksim’e akmıştı. Böylece halk “tek muhatap direnenlerdir” demiş oldu.
Tek tek çekildiler
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Gezi Parkı direnişine “akil adam” atama çabaları halk isyanının gücü karşısında boşa çıkarıldı. Gelen yoğun tepki üzerine görüşmeye çağrıldığı söylenen TEMA Vakfı “bu sabahtan beri Taksim ve Gezi Parkı’nda yaşananların, barışçıl ve çözüm odaklı görüşme ortamına zarar verdiğini düşünmekteyiz. Sürecin barışçıl ve çözüm odaklı bir şekilde sürdürülmesi için çabalarımızın süreceğini duyururuz.” diyerek görüşmede olmayacaklarını açıkladı.
Greenpeace ise yaptığı açıklamada “Geride bıraktığımız dakikalar içinde Başbakanlık Basın Danışmanlığı’ndan resmi bir görüşme talebi aldık. Bugün yaptığımız açıklamada belirttiğimiz nedenlere dayanarak bu resmi talebi geri çevirdik. Şiddetin sona ermesi ve uygun demokratik koşulların tekrar oluşması durumunda tüm yaşananlarla ilgili görüşlerimizi aktarmaya hazır olduğumuzu belirttik. Böyle bir müzakere sürecinin direkt olarak Taksim Dayanışması ile yürütülmesi gerektiğini; açıklamalarımızın Gezi Parkı’ndaki barışçıl protestoları desteklemek amaçlı olduğunu hatırlatırız.” dedi.
Davet aldığını ilk açıklayan isim olan Hayko Bağdat ise özellikle dünkü saldırılar sırasında polis telsizinden direnişçilere yönelik anons geçtiği için şiddetli biçimde eleştirilmiş, önce katılacağını söylediği toplantı için daha sonra “Taksim Dayanışma’nın tavrına uygun olarak yarın yapılması planlanan Başbakanlıktaki toplantıya katılmayacağım.” açıklaması yapmış ve yoğun tepki üzerine özür dilemişti.
#başbakankiminlegörüşsün
Halk direnişine, dün on binlerce insanın üzerine sıkılan gaz bombalarına, atılan plastik mermilere, ses bombalarına Taksim Dayanışması’nın “polis şiddeti sürerken görüşme olmaz” açıklamasına rağmen bugün Başbakan’ın çağrısına yanıt vererek görüşmeye gidenler büyük tepki topladı. Özellikle isimler ilk açıklandığında toplantıya katılmayacağını söyleyen Ahmet Mümtaz Taylan’ın görüşmeye gidenlerin arasında olması şaşkınlık yarattı.
Sosyal medyada #başbakankiminlegörüşsün en çok tartışılan konulardan biri oldu.
12 Haziran 2013
Haberin kaynağı için tıklayınız; sendika.org



