Dünya: Faiz lobisinin içyüzünü açıklıyorum – Güventürk Görgülü

Şu faiz lobisini bir de benden dinleyin. Size işin içyüzünü anlatacağım.

Üç ay kadar önceydi. Cep telefonum çaldı. Baktım, Zello üzerinden Houston’daki faiz lobisinden arıyorlar. “Buyrun” dedim. Karşıdaki ses biraz gergindi; “Bugünlerde sizin başbakan haddinden fazla başarılı, bu nedenle faizler çok düştü, bir şeyler yapmamız lazım” dedi. Tabii mesajı hemen aldım. “Sorun değil hallederiz” cevabını alınca “Senin gibi 200 bin kişiyi daha arayacağım” deyip aceleyle kapattı.

Bu tür durumlarda ne yapılması gerektiğini Faiz Lobisi’nin her adamı gibi ben de çok iyi biliyorum. Çünkü her yıl, dış mihrakların “Türkiye’nin Önünü Nasıl Keseriz” konferanslarına düzenli olarak katılırım. Uzatmayayım, hemen Zello örgütünün diğer üyelerini aradım. Sesimi duyunca hepsi çok memnun oldu. Bütün sol örgüt liderleri filan oturup bir plan yaptık. Emek Sineması eylemlerinin yarattığı ortam nedeniyle Türk halkının kültürel miras konusunda yükselen hassasiyetini mi kaşıyalım, yoksa Taksim’i yayalaştırma projesini mi kullanalım diye düşünürken belediyenin Gezi Parkı’nda beş ağacı tıraşlayacağını öğrendik. İşte beklediğimiz fırsat buydu. Rolex saatlerimizi şıkırdatarak viski kadehlerimizi tokuşturduk. Sonra hemen Zello’dan Cihangir’de, Galata’da uyuyan hücrelerimizi aradık. Uyuyan hücrelerin çoğunun içkiden kafası kıyaktı zaten. “Gidin Gezi’ye kendinizi atın kepçenin önüne” talimatını verince bir saniye bile kaybetmediler tabii. Kolay mı, her ay Cihangir’de Firuzağa kahvesinde, bavulla Houston’dan gelen parayı bizzat ben dağıtıyorum hepsine.

Neyse bunlar beş on kişi toplandı kepçenin önüne,. Zaten hepsi ne yapacaklarını çok iyi biliyor. Mehmet Ali’nin piyesinde eğitimlerini almışlar daha bir sene önceden. Attılar kendilerini makinenin önüne, yaparsın yapamazsın, polisler geldi tartışıyorlar. Ben de bu arada boş durmuyorum tabii. Zello’dan Sırrı Süreyya’yı çağırdım, paranın kokusunu alınca topukları vura vura geldi tabii kerata. Neyse O da attı kendini kepçenin önüne, gazeteciler, kameralar filan tam istediğimiz gibi dört kol çengi…

Stratejimizi anladınız; halkın beş adet ağaç konusundaki hassasiyetini biliyoruz ya, biraz kaşısak halk ayaklanması çıkacağından hepimiz eminiz. Sonra Başbakan’ın imajı sarsılacak, arkasından gelsin faizler… Basit ama şeytanca değil mi? Sonrasını biliyorsunuz, Sırrı Süreyya makineleri durdurur, basın açıklaması yapılır filan. Tabii hiç zaman kaybetmeden araya Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve diğerleri de girdi. Bu Türkiye’deki meslek odaları, tıpkı CHP ve diğer sol partiler gibi doğrudan Houston’daki merkeze bağlı olarak çalışırlar. Yani onların kaç para aldıklarını bile bilmeyiz. Derken iş iyice kızıştı en az bin adamımızı topladık ama hala bir şeyler eksik…

O sırada Türkiye’nin Önünü Nasıl Keseriz Toplantıları’nda Faiz Lobisi’nin dağıttığı “Faiz Lobisi Eylemcisi’nin El Kitabı’nı karıştırırken aradığımı buldum. Bizim çocukları toparlayıp “Şimdi” dedim “bu akşam burada kitap okuyacaksınız”. Neden? Çünkü polis, kitap okuyana saldırır. Faiz lobisi eylemcisinin el kitabında öyle yazıyor. Başka ne yazıyor? “Halk ayaklanması çıkarmanın 101 yolu” bölümünden aynen okuyorum: “Ağaç için kitap okuma eylemi yapanlara polis bir hareket yaptı mı halk zıvanadan çıkar.” İnanmazsanız göstereyim sayfa numarası vereyim. Sonrası malüm. Sabaha karşı polis bizim çocukların üstüne gelir, polis kılığına girmiş Zellocular çadırları yakar, bizim çocuklar kendini oradan oraya atar… Ama Allah’ı var hepsi on numara oyuncu. E tabii Lobi’nin en has adamı Mehmet Ali’den almışlar talimi terbiyeyi. Başta dedim ya Türkiye çapında 200 bin adamımız var. Hepsi de Twitter’da Facebook’ta örgütlü. Özellikle Twitter çok önemli çünkü zaten kuruluş amacı doğrudan faizleri yükseltmek. Bu görüntüleri Twitter’dan Facebook’tan hemen pompaladık, “Akşama Taksim’deyiz” dedik mi… Sonrası çorap söküğü gibi geldi. Bizde hesap şaşmaz. Hatta Necati şaşar, biz şaşmayız. Toplum Mühendisliği doktoramız Houston’dan.

Ha tabii medyayı neden kullanmadınız diyeceksiniz, izah edeyim. Biz onları satın alamadık, hepsi de vatanına milletine bağlı temiz dürüst insanlar o yüzden. Bizzat ben pek çok patrona gidip bavulla para teklif etmeme rağmen defaatle reddedildim. Hepsi de paraları yırtıp yüzüme attı. Ama zaten pek de bir önemi yok bunun. Yüksek Faiz Lobisi’nin kendi medyası var. CNN, BBC, Reuters ve başkaları. Biz çağırmadan onlar çoktan buradaydılar gördünüz.

İnanın olan biteni 31 Mayıs’tan beri keyifle izliyorum. Nereden mi? Tabii ki Divan Oteli’nin en üst katındaki kral dairesinden, Sırrı Süreyya ve Mehmet Ali’yle bourbonlarımızı tokuşturarak… Eh arada bir görünmek için yakamızı paçamızı çekiştirip bin beşyüz dolarlık Armani gaz maskelerimizle iniyoruz tabii aşağıya. Dediğim gibi bizim çocuklar çok iyi iş çıkardılar. Cihangirlisi, Galatalısı, Kadıköylüsü, Okmeydanlısı, Gazilisi, Ankaralısı, İzmirlisi, Hataylısı. Bu arada tahmin edeceğiniz gibi Beşiktaş Çarşı’da dağıttığımız milyonları saymıyorum bile. Nasıl olsa faizden bin katını kazanıyoruz.

Güventürk Görgülü
14 Haziran 2013
Haberin kaynağı için tıklayınız: dunya.com