Etha: Gazi’den Gezi tutuklularına kitlesel selam

ESP Sultangazi İlçe Örgütü, Gezi tutuklularıyla dayanışma etkinliği düzenledi. Binlerce kişinin katıldığı etkinlikte, Gezi tutuklularının yanı sıra Rojava devrimi de selamlandı, “Diren Rojava, Gazi seninle” sloganı atıldı.

konser

Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Sultangazi İlçe Örgütü, Gezi direnişinin ikinci merkezi olan Gazi Mahallesi’nde tutuklu direnişçiler ile dayanışma etkinliği düzenledi.

Gazi Şehir Parkı’nda dün akşam düzenlenen konsere binlerce kişi katıldı. Alana Gezi direnişinde yaşamını yitiren devrimcilerin fotoğraflarının bulunduğu pankartların yanı sıra SGDF imzalı “Birlik mücadele zafer”, SKM imzalı “Yoksulluk kaderimiz değil, isyandayız”, “Kerbela’dan Taksim’e direniş sürüyor”, “Dün Yavuz, bugün Tayyip zulme boyun eğmeyeceğiz”, “Birlik mücadele zafer, Yaşasın Taksim direnişimiz” pankartları asıldı.

Ayrıca, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren Ali Haydar Göçer, Yasemin Çiftçi, Hüseyin Toraman, İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan ile sosyalist aydın Kutsiye Bozoklar’ın fotoğrafları da asıldı.

GÜLSUYU YARALILARI DA ETKİNLİKTE

Etkinlikte, Gezi tutuklularıyla dayanışma amacıyla yiyecek stantları açıldı. Etkinliğe katılan sanatçılar, dayanışma amacıyla ücret almadı.

Tutuklu yakınlarının yanı sıra etkinliğe geçtiğimiz günlerde Gülsuyu Mahallesi’nde çetelerin saldırısı sonucu yaralanan sosyalist gençler de katıldı. Gezi direnişinde gönüllü olarak yer alan hekimler de dayanışma etkinliğinde yerini aldı. Gecenin ilerleyen saatlerinde Gezi Parkı direnişçilerinden de 200 kişilik bir grup, alana geldi.

Etkinlik, Gezi direnişinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşu ile başladı. Etkinlikte sahneye ilk olarak Vardiya Müzik Grubu çıktı. Serhildan şarkısıyla açılışı yapan Vardiya Müzik Grubu, Rojava direnişini selamladı. Ardından sahne alan Hakan Yeşilyurt da, Rojava, Lavskiye ve tüm Kürt coğrafyasındaki katliamları kınadı.

Yeşilyurt, Gazi Mahallesi’nin bu ülkenin onuru ve gururu olduğunu vurguladı. Barış sürecine de değinen Yeşilyurt, “Barış dediğiniz eşit şartlarda olur. Be bu devlete güvenmiyorum” dedi.

Yeşilyurt şöyle devam etti: “Yaşasın Kürtlerin özgürlük mücadelesi, yaşasın Türklerin sınıf mücadelesi, yaşasın sosyalizm. Çocuklarımıza sınıfsız, sömürüsüz bir dünya sözümüz olsun.”

‘DİREN ROJAVA, GAZİ SENİNLE’

Kitle sık sık, “Biji berxwedan Rojava”, “Diren Rojava, Gazi seninle” sloganlarını attı.

Programı sunan Zeynep Derya Yıldız, Tekirdağ F Cezaevi’nden Gezi tutuklusu olan Ümit Yetik’in etkinliğe yolladığı mektubu okundu.

Mektubun ardından ESP Sultangazi ilçe yöneticisi Erkan Salduz bir konuşma yaptı. Salduz, Gezi direnişinin başından beri Türkiye, Kuzey Kürdistan ve Ortadoğu’da ezilen halkların, ezilen milyonların kapitalist soyguna, faşist diktatörlüğe, vurguna, yalana, talana, haksızlığa eninde sonunda başkaldıracağına inandıklarını söyledi.

Türkiye halklarının Laz’ıyla, Çerkes’iyle, Alevi’siyle, Ermeni’siyle sokaklara çıkarak faşist diktatörlüğe, kapitalist düzene başkaldırısını yükselttiğini hatırlatan Salduz, Gezi direnişi sürecinde Gazi halkının değerli mücadelesi olduğunu vurguladı.

‘GAZİ GELENEĞİNE SAHİP ÇIKTI’

Salduz şöyle konuştu: “Gazi halkı kendi geleneğini Gazi direnişinden aldığı ’95′lerden aldığı geleneği kendisine yakışır bir şekilde Türkiye halklarına Kürdistan’da toplamda küresel anlamda dünya halklarına bir kez daha gösterdi. Onurlu mücadeleyi Hasan Ocak’lardan, Süleyman Yeter’lere, Yılmaz Selçuk’lardan devraldığını halklarımızla beraber bir kez daha gösterdi. Gazi halkı Gazi şehitlerinden gösterdiği siper yoldaşlığından öğrendiği, partimizden öğrendiği, öncümüzden öğrendiği onurlu duruşunu ve mücadele geleneğini halklarımızla beraber bir kez daha Gezi sürecinde Gazi’de düşmana göstermiştir. Bu onurlu direniş Gazi halkınındır. Bu onurlu direniş Türkiye ve Kuzey Kürdistan halklarımızındır. Biz halklarımızla beraber bu coğrafyaya bu topraklara en sonunda az da olsa güç de olsa devrim ve sosyalizmle beraber halklarımızla beraber getireceğiz” dedi.

Gülsuyu Mahallesi’nde çetelerin ESP’ye ve halka silahlarla ateş açtığını söyleyen Salduz, “AKP iktidarı başta Gazi halkı olmak üzere direnen halklara vahşice saldırmıştır. Birkaç gün önce Gezi direnişinden korkan AKP iktidarı 1 Mayıs Mahallesi’nde Gülsuyu’nda Gazi’de yaptığını son kez olarak Gülsuyu Mahallesi’nde yapmıştır. Gülsuyu Mahallesi’nde devrimcilere, partimize, devrimci dostlarımıza, halklarımıza yapılan bu saldırı sıradan bir saldırı değildir. Bu saldırı sokağa çıkan milyonlaradır. Bu saldırı devrimci öncümüzedir. Bu saldırı partimizedir, dostlarımızadır” diye konuştu.

Gezi direnişinin korku duvarlarını yıktığını, devrim ve sosyalizm düşünün uzak olmadıını gösterdiğini ifade eden Salduz, “Artık halklarımızın kendi kaderini tayin hakkı uzak değildir. Artık halklarımızın birlikte kardeşçe bir arada yaşama iradesi uzak değildir” dedi.

‘ÇOCUKLARIMIZLA GURUR DUYUYORUZ’

Ardından Gezi tutsakları aileleri adına Leyla Tunç bir konuşma yaptı, Tunç, çocuklarının banka soymadığını, hırsızlık yapmadığını, eli silahlı katil olmadığını, doğalarına, geleceklerine sahip çıktıklarını, kadın bedenine dil uzatanlara karşı çıktıklarını, mutfaklarına sahip çıktıklarını söyledi.

Çocuklarıyla gurur duyduğunu ifade eden Tunç, çocuklarının bıraktığı yerden onların görevlerini sürdüreceğini belirtti. Sokakları, meydanları artık kendileinin işgal ettiğini ifade eden Tunç, “Diyorum ki biz buradayız alacaksanız gelin bizi de alın” dedi.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın bayramlaşma sırasında sözlediği “Onlar doğasına geleceğine sahip çıkmıyorlar. Bundan sonra emniyet yetkililerimiz, emniyet teşkilatımız gereğini yerine getirecektir” sözlerine tepki gösteren Tunç, şöyle konuştu: “Biz korkmuyoruz buradayız, yapacaklarsa bizde gereğini yapıyoruz. Çocuklarımıza sahip çıkıyoruz. Başbakan demişti ki anneler çocuklarınıza sahip çıkın, biz çocuklarımıza sahip çıkıyoruz. Biz diyoruz ki; şu bayram günü çocuklarımız yanımızda olsun, biz diyoruz ki; çocuklarımız mezarlara, topraklara, cezaevlerine girmesin. Biz diyoruz ki; Sarısülük abisinin elini öpsün, Ayvalıtaş annesinin elini öpsün, Abdullah annesinin elini öpsün, Medeni annesinin elini öpsün, biz diyoruz ki bütün annelerin elleri öpülsün. Biz istiyoruz ki anneler çocuklarını kucaklaşın, biz çok bir şey mi istiyoruz.”

Başbakan’ın “biz kadınların kafasına silah dayamıyoruz üç çocuk isterken” sözüne de tepki gösteren Tunç, “Diyor ki; AKP’ye gönül vermiş kadın arkadaşlarımız üç tane çocuk yapsın, bu çocuklarını vatana hibe etsin diyor. Yok ya sen verir misin bir çocuğunu. Ben anayım ben bir çocuk yapacağım, çok zor durumlarda büyüteceğim, o zorlukları çocuğum da yaşayacak senin ülkene ben hibe edeceğim yok öyle bir şey, Başbakan yok öyle bir şey. Bin bıraktığı yerden devam ediyorum. Ben çocuklara mektup yazmıştım, biz önce çekirdek aileydik, şimdi geniş aile olduk dedim mektupta ama bir sülale olduk” dedi.

Tunç’un ardından sanatçı İlkay Akkaya sahneye çıktı.

‘KÜRT HALKIMIZDAN ALDIĞIMIZ UMUTLA DİRENDİK’

Ardından Gezi direnişinde TOMA’nın sıktığı su nedeniyle kaburgaları kırılan ESP MYK üyesi Beycan Taşkıran söz aldı. Özgürlük yürüyüşünün binlerce yıldır sürdüğünü belirten Taşkıran “Bu özgürlük yürüyüşünde çok öneml duraklar var. O durakların biri de Paris Komünü. 1871′de Paris’li işçiler, Paris’li baldırı çıplaklar, Parisli çapulcular bütün dünyanın katillerinden geleceklerini istediler. Kendi komünlerini kurdular” dedi.

Taşkıran, “Komün kurmak kolay değil, devrim kurmak kolay değil. İsyan kolay değil. Biliyoruz bu topraklar bu acıları çok iyi bilir. Bu topraklar Mustafa Suphilerden, Denizlerden, Mahirlerden, İbrahimlerden, Mazlumlardan beri bu topraklar çok zulüm gördü. Bu zulme sizlerle beraber, halklarımızla beraber, en çokta Kürt halkımızdan aldığımız umutla direndik, direnmeye devam ediyoruz” dedi.

Artık kimsenin halkları düşmanlaştıramayacağını ifade eden Taşkıran, “Ne durumdaydık komünden önce düşmanlaştırılmış, uzaklaştırılmış birbirinden kopmuş bir topluluk ve buna karşı direnenler vardı. Başta Kürt halkımız, ama artık o yürüyüşe, artık o empatiye, artık o kardeşleşmeye sizler bizler hepimiz katıldık. Artık kimse bizi düşmanlaştıramaz. Çünkü aynı ekmeği, aynı barikatı, aynı acıları, aynı gazı soluduk. Artık birbirimizi tanıyoruz. Artık birlikte mücadele edebileceğimizi biliyoruz. Bilinçlendik, güçlendik, örgütlendik, bundan sonra da bu yürüyüşü faşizm durduramaz, kapitalist katiller durduramaz. İşkence ve zulümle abat edenler durduramaz diyoruz” dedi.

Dünya halklarının ayakta olduğunu kaydeden Taşkıran, “Yunanistan ayakta, Brezilya ayakta, Tunus ayakta, Mısır ayakta bu devrimler bizim devrimlerimizdir. Rojava ayakta. Kürt kardeşlerimiz 30 yıldır bu topraklara yıllardır Rojava’da ayakta” diye konuştu.

Rojava devrimini de selamlayan Taşkıran, “Rojava devrimi Türk halkının devrimidir. Rojava devrimi Türkiye halklarının devrimidir. Ortadoğu halklarının devrimidir” dedi.

Tayyip Erdoğan’a sözlerinin olduğunu söyleyen Taşkıran, “Katiller diyor ki, Tayyip şurekası diyor ki; ‘Kadınlar bana üç çocuk vereceksiniz’ diyor. ‘Yuh sana’ diyoruz. Kadınlar erkek egemen düzene, kadınlar bu zalim düzene verecekleri çocukları yok. Kadınların varsa verecekleri çocukları devrime verirler. Size değil kadın katilleri, devrime vereceğiz artık. Kötülere vermeyeceğiz, faşizmin kucağına vermeyeceğiz, zulmedenlere, halk düşmanlarına vermeyeceğiz artık. Devrimin çocuklarını yetiştireceğiz artık, yıllardır Kürt halkının yetiştirdiği gibi Türkiye halkları da çocuklarını onların ellerine bırakmayacak” şeklinde konuştu.

Gülsuyu’nda çetelerin halkın üzerine ateş açarak 9 devrimciyi yaralamasına da değinen Taşkıran, “Neden şimdi diye soruyoruz. Bunlar yılların sorunları doğru. Ama bugün şunu yapmak istiyorlar. Devrimcileri aciz diye göstermek istiyorlar. Sizlerin, bizlerin gözünü korkutmak istiyorlar. Ama korkuyorlar yoldaşlar. Bizim gücümüzden, bizim birliğimizden, bizim devrimciliğimizden korkuyorlar. Devrimci mücadelemiz zafere kadar devam edecek” dedi.

18 aydır direnişte bulunan Hey Tekstil işçisi de etkinlikte bir konuşma yaptı. Kendileriyle dayanışma içerisinde olunmasını istedi.

Ardından sanatçı Cevdet Bağca sahne aldı. Bağca’nın ardından Ferhat Tunç’un seslendirdiği ezgilerin ardından etkinlik sona erdi.

Etkinlik boyunca sık sık “Parti, atılım, zafer”, “MLKP umuttur, umut dimdik ayakta”, “Gazi faşizme mezar olacak”, “Kürdistan faşizme mezar olacak”, “Yaşasın partimiz MLKP”, “Bijî PKK, yaşasın MLKP”, “Biji berxwedana YPG”, “Çeteler halka hesap verecek”, “Bijî serok Apo” sloganları atıldı.

9 Ağustos 2013
Haberin kaynağı için tıklayınız; etha.com.tr