Vagustv: Zaman: Hükümet okullarda sorgu odaları açtı

Zaman: Hükümet okullarda sorgu odaları açtI

Zaman gazetesi Milli Eğitim Bakanlığı’nın, 28 Şubat’taki “ikna odalarını” hatırlatan bir uygulamayı orta öğretimde başlattığını öne sürdü. “Siyasi propaganda yapıldığı gerekçe gösterilerek valiliklerden okullarda inceleme başlatmaları istendi” denen haberde, “Bakanlık müfettişleri de, 10-11 yaşındaki çocukları bile ‘Öğretmenleriniz devlet büyükleri hakkında konuşuyor mu’ diyerek sorguya çektiği’ iddia edildi.

mansetsorguodasi

 

Zaman’da yer alan haber şöyle:

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından valiliklere gönderilen yazılı emir doğrultusunda bütün şehirlerdeki özel okul, yurt ve dershaneler baskı altına alınıyor. 28 Şubat sürecinde üniversitelerde başörtülü öğrencilere yönelik ‘ikna odaları’ uygulaması, bu dönemde ortaokul ve liselerde ‘sorgu odası’ olarak hortladı. Bakanlığın gönderdiği yazıda öğretmenlerin ‘devlet erkanınan yönelik propoganda yaptığı’ iddiasıyla valilik tarafından ivedilikle inceleme başlatılması talimatı veriliyor. Yapılan işlemler hakkında 28 Mart 2014’e kadar bakanlığa bilgi verilmesi isteniyor. Talimat kapsamında Mersin, Anamur ve Bodrum’da okullara gelen müfettişler başta öğrenciler olmak üzere, veliler ve okul aile birliği başkanını ayrı ayrı sorguladı. Sorgulananların tüm kişisel bilgileri alındı. İfadeler tutanak haline getirilip imzalatıldı. 10-11 yaşındaki çocuklara ‘Öğretmenleriniz, devlet büyükleri aleyhinde konuşuyor mu?’ şeklinde sorular yöneltirilirken ‘velinize söylemeyin’ uyarısı yapıldı. 25 yıldır eğitim sektöründe bulunduğunu belirten Avukat Emin Demirel, böyle bir uygulamanın hiçbir dönemde yaşanmadığına dikkat çekiyor.

MEB tarafından valiliklere gönderilen yazılı emir doğrultusunda 28 Şubatçıların üniversitelerde yaptıklarını ilkokula kadar indirdiler. Mersin’de bu kurumlara gelen Millî Eğitim müfettişleri gittikleri eğitim kurumunun yöneticilerine ‘öğrenciler üzerinde araştırma, inceleme’ yapacaklarını ifade etti. Anamur’da özel bir dershaneye gelen MEB müfettişleri K.G. ve C.Y., girdikleri sınıftan öğretmenleri çıkartarak öğrencilerle bir süre baş başa görüştü. Müfettişler, ‘araştırma inceleme’ yapacaklarını söylemelerine rağmen öğrencilere üzerinde 5 sorunun yer aldığı bir ifade tutanağı imzalattı. Müfettişler, öğrencilere konuyu velilerine dahi söylememeleri konusunda tembihte bulunduktan sonra kurumdan ayrıldı. Muğla’nın Bodrum ilçesinde dün özel bir okula giden (Özel Merter İlkokulu) İl Eğitim denetmenleri A.P. ve C.K., başta öğrenciler olmak üzere veliler ve okul aile birliği üyelerini denetim odasına çağırdı. ‘Tanık’ sıfatıyla kimlik numarası, adı ve soyadı, ana ve baba adı, doğum yeri ve tarihi, uyruğu, medenî hali, mesleği ve işyeri adresi, telefonu, ikametgâh adresi ve telefon numaralarının zorunlu olarak doldurulması istenen bir ifade tutanağı verildi.

Okullarına iki müfettişin gelerek kendilerine yönlendirici soru sorduğunu belirten Okul Aile Birliği Başkanı Erhan Çoban, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Okula çağrıldık, önümüze bu ifade tutanağı kondu. Tutanakta kimlik numaramızdan işyeri adresimize kadar bilgiler istendi. İfade tutanağında çok acı bir şekilde, ‘tanık’ sıfatıyla bir soruya cevap vermemiz istendi. Bize yöneltilen soru da çok tehlikeliydi. Birkaç velimiz, imza attıkları tutanağın fotokopisini almak istedi fakat müfettişler, gizlilik kararı olduğunu beyan ederek vermek istemedi. Bu tutanağın basına yansıması durumunda sıkıntı olacağını ifade ettiler. Millî Eğitim Bakanlığı’ndan gönderilen genelgeyi de gördüm, ‘İvedi’ diye yazıyordu. 10-11 yaşındaki öğrencilere sorulacak bir soru değil bu. Bütün veliler bu duruma tepki gösterdi. Aldıkları bilgilerle de resmen bizi fişliyorlar. Buradaki veliler, nasıl bir eğitim verildiğini ve bu insanların nasıl olduğunu çok iyi biliyor. Öğretmenler, velilere evlerinin kapısını sonuna kadar açıyor. Bu kadar da olmaz, insanların aklıyla alay ediyorlar.” Uygulamayı demokrasiye darbe olarak niteleyen veli Züfer Demirci ise, “Soruda kin ve nefret söylemi geçince neye uğradığımı şaşırdım. Birçok veli de bu duruma sinirlendi. Çocuklarımıza da bu soruyu sormuşlar. Haydi bize soruldu, çocuğuma nasıl böyle bir soru soruluyor, anlamış değilim.” şeklinde konuştu. 25 yıl eğitimcilik yapan Av. Emin Demirel, Türkiye genelinde böyle bir araştırma yapılmasının, ülke tarihinin hiçbir döneminde yaşanmadığını söyledi. Aile Danışmanı Efkan Yeşildağ da bu yaştaki çocukların hayal dünyalarının çok geniş olduğunu ifade ederek, “Gerçek ve hayali birbirlerinden ayırt edemeyebilirler. Bu şekilde tek bir soru sorularak çocukları tedirgin eder. Öğretmenlere karşı güvensizliğe sevk eder. Çocukların gelecek hayatını, eğitim hayatını olumsuz yönde etkiler. Ayrıca velilerden izinsiz bu şekilde öğrencilerden bilgi alınması uygun değil.” ifadelerini kullandı. Trabzon, Giresun, Rize ve Eskişehir’deki bazı özel eğitim kurumlarında da anket soruları hem öğrencilere hem de velilere yöneltildi. Adana’da Özel Faruk Akkülah Yüksek Erkek Öğrenci Yurdu’na gelen müfettişler, müdür odasındaki güvenlik kameralarının kendilerini çekmesini engellemek için yönünü değiştirdi. Yurt müdürü konuyla ilgili şunları anlattı: “Öğrencilere devlet büyüklerine kin nefret söylemleri içeren sorular yönettiklerini ve velileri toplayıp bunlarla ilgili devlet büyüklerine karşı kışkırtıcı faaliyette bulunma şüphesi bulunduğu iddiasıyla ilgili geliyorlarmış. Öğrencilerin isimlerini istediler, görüşmek istediler. 7-8 öğrencinin isimlerini aldılar, uyuyanları da uyandır gelsin dediler. Yurttaki öğrencilerle başka bir okulda görüşeceğiz dediler. Yurtta kameralar var, bunları orada söyleyemem, yazamam diyor. Kamerasız yerler var dedik. Yok dediler. Öğrencilerin ifadesini almışlar.” Müfettişler tarafından üniversite öğrencilerinin ifadelerinin de alınmasının başlı başına bir hukuksuzluk olduğunu anlatan avukat Serkan Ulufer, öğrencilerin psikolojik baskı altına alındığını vurguladı.

 İşte öğrencilere yöneltilen sorular:

 1- Siyasi propaganda yapıldığına tanık oldum/olmadım.

2- Yapılan konuşmalarda “Devlet erkânına yönelik olarak iftira, kin ve nefret uyandırıcı ifadelerin kullanıldığına tanık oldum/olmadım.”

3- Siyasal tercihi farklı olan öğrencilerin dershanemizden/yurdumuzdan atıldığına tanık oldum/olmadım.

4- Velilerimize yönelik siyasî amaçlı toplantılar yoluyla siyasî propaganda yapıldığına tanık oldum/olmadım.

5- Veli toplantılarında devlet büyüklerini zan altında bırakacak ifadelerin kullanıldığına tanık oldum/olmadım.

14 Mart 2014
Haberin Kaynağın İçin Tıklayınız; Vagus.tv