Etiket arşivi: Beyaz Yakalılar

Evrensel: Türkiye’de beyaz yakalı örgütlenmesine genel bir bakış – M. Hakan Koçak

Beyaz yakalı” terimi birçok benzeri gibi, kullanımı yaygınlaştıkça içeriği belirsizleşen ve çoğu kez aşırı ölçüde genişleyen bir terim. En genel anlamda büro emekçilerini anlatır. Kafa-kol emeği ayrımında, kafa emeği sınıflaması içinde yer alanlara işaret ettiği de söylenebilir. Ama pratikte, hele de günümüzün karmaşıklaşan emek süreçleri bağlamında kapsamını tam olarak belirlemek, bu sınıflamalara kolaylıkla dahil etmek zor görünür. Örneğin Harry Braverman [...] → Yazının devamı…

Evrensel: Beyaz gökkuşağı – Erdem Aksakal

beyaz-yakalılar

Sosyal medyayı  takip edenler hatırlar, 26 Eylül günü Twitter’ı sıkı bir #beyazyakalı dalgası sardı. Beyaz yakalılar büyük kentleri bir süredir sarmıştı zaten.  Gezi direnişinde ilk kez sosyal olarak var olduklarını da gördük. Kendine has bir eğitim, sosyal yapı, yaşam ve hatta davranış biçimi taşıyan bu sınıfçığın uzun yıllardır ben de bir parçasıyım.  Twitter’ın karakter limitleriyle, beyaz yakanın hayat yapısını çarpınca [...] → Yazının devamı…

BirGün: Beyaz yakalarımızı kirletelim – Murat Müfettişoğlu

beyaz-yaka

Kimse sana ‘işini gücünü bırakıp kenti terk et’ demiyor. Terk etsen de sistem senle gelir zaten. O çoktandır senin içinde! Sadece olan bitenin farkına var ve haykırabildiğin kadar haykır. Kapitalist üretim ilişkilerince belirlenen biricik yaşamımızda “artan” oranda gelire sahip olmak fiziksel varoluşumuzun olmazsa olmazıyken, kapitalin dağılımı alabildiğine düzensiz; yani akıp yayılmadığı alanlar var. Bırakın bireysel varoluşları, kapitalin paylaşımı savaşında kitlesel [...] → Yazının devamı…

Cnntürk: “Küresel amele pazarı”

SINIFTAN.indd

Mevsimlik tarım işçileri, sinemaoyuncuları, futbolcular, öğretmenler, sağlıkçılar, ofis çalışanları… Bu insanları, bir kaderde ortaklaştıran ne? Sinema ve futbol gösterildiği kadar da ışıltılar içinde bir sektör mü? Prof. Dr. Ayşe Buğra’nın derlediği “Sınıftan Sınıfa-Fabrika Dışında Çalışma Manzaraları” görülenin ötesine, gölgede kalana ışık tutuyor. Gezi Parkı eylemleri başladığından beri, sokaklara dökülenlerin tipolojisi, yazar-çizerlere, bir kısım sosyal bilimcilere epeyce bir kavrama ve açıklama mesaisi yaptırıyor. [...] → Yazının devamı…

BirGün: Buyrun, ben kendini köleleştiren bir sanatçıyım

burak-delier

Bir sanatçı solcudur, ezilen insanları resmeder ama bunlar milyon dolarlara satılır… Bu çok belirli bir senaryo. Ben bu paradoksu görünür kılmaya uğraşıyorum. “Buyrun, ben kendini köleleştiren bir sanatçıyım” diyorum. Burak Delier’in “Sen Rolünü Oyna, Senaryo Arkadan Gelir” başlıklı sergisi Pilot Galeri’de açıldı. Video, heykel ve yerleştirmelerden oluşan sergi 26 Ekim’e kadar ziyaret edilebilecek. Serginin ana gövdesini “Kriz ve Kontrol” adlı [...] → Yazının devamı…

Yurt: Gezi sonrasının örgütlenme süreci – Atilla Özsever

Gezi direnişi sonrasında çeşitli parklardaki etkinlikler sürüyor. Önceki akşam (28 Ağustos’ta) Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda “Talan, Otoriterleşme ve Örgütlenme” konulu bir forum vardı. Forumu, “Aktif Politika Atölyesi” düzenledi. 80 dolayında katılımcının izlediği forumda, önce konuya ilişkin bir sunum yapıldı. Görsel malzemeler kullanılan ve bir perdeye yansıtılan sunum, ilgiyle izlendi. 45 dakikalık sunum sonrasında izleyicilerin katıldığı, bir saati aşkın bir tartışma da [...] → Yazının devamı…

BirGün: ‘Örgütü’ böyle öğrettiler!

organize

Kaç Bize Gel üyeleri, toplantılarında sorunlarını ve umutlarını paylaştılar. Büro çalışanları ile yapılan ankette, “Örgüt kelimesi size ne çağrıştırıyor?” sorusuna, katılımcıların yüzde 80′i ‘terör örgütü’ yanıtını verdi… Plaza ve büro çalışanlarının örgütü Kaç Bize Gel, ‘beyaz yakalıların’ yoğun katılım gösterdiği Gezi direnişlerinin ardından örgütlenme faaliyetini hızlandırdı. BirGün, Kaç Bize Gel’in önceki gün yapılan toplantısına konuk oldu. Büro çalışanları artık daha [...] → Yazının devamı…

Radikal: Ben, Yaşar mühendis, hiç düşünmeden yırtar atarım beyaz yakamı! – Deniz Aydın

yasar-muhendis

“Bak beyim, sana iki çift lafım var. Koskoca adamsın. Paran var, pulun var, her şeyin var. Binlerce kişi çalışıyor emrinde. Yakışır mı sana ekmekle oynamak? Yakışır mı bunca günahsızı, çoluğu çocuğu karda kışta sokağa atmak, aç bırakmak? Ama nasıl yakışmaz… Sen değil misin öz kızına bile acımayan, bir damlacık saadeti çok gören? Anlamıyor musun beyim, bu çocuklar birbirini seviyor. Ama [...] → Yazının devamı…

Beyaz Yakalılar/Ofis çalışanları Atölyesi “Fazla mesai ve zaman”

fazlamesai

Beyaz Yakalılar/Ofis çalışanlarının Yoğurtçu Parkın’da düzenleyeceği atölyenin bu haftaki konusu; “Fazla Mesai ve zaman” Katılımcılar bu konudaki deneyim ve bilgi birikimlerini paylaşacaklar.   12 Ağustos 2013 Kaynak; https://www.facebook.com/plazaeylem

Gündüz Clark Kent, akşam Süperman, yarın Q. Tarrantino, bence Beatrice Kiddo – Önder Atay

paris-komünü

Başlığı ironi olsun diye yazmadım. Tersine Haziran İsyanı’nda; gündelik yaşamı ile haziran isyanının içindeki devrimci eylemi arasındaki tezatlığı ifade etmek için ABD ikonu olması için yaratılmış bir çizgi roman kahramanının kullanılması solun oldukça ciddi düzeyde sorumluluk alması gereken bir durumdur. Aynı zamanda bu kullanım bir yabancılaşmayı içeriyorsa, ki tamamen içeriyor, bu derece bir ironi ve humour’u devrimci eylemin içine olağan [...] → Yazının devamı…