Hürriyet: Berkin için 850 kilometre yürüdüler

berkinAntalya’da yaşayan Mehmet Ali Uğurlu ve 4 arkadaşı 8 Mart’ta Berkin Elvan’ı hastanede ziyaret etmek için Antalya’dan yürüyerek yola çıktı. Dört gün sonra Burdur’a vardıklarında Berkin’in öldüğünü öğrendiler. “Hastanede olmazsa mezarını göreceğiz” diyerek yürüyüşlerine son vermediler. Toplamda 850 kilometreyi 25 günde yürüyüp Berkin’in mezarına ulaştılar. Boyunlarında taşıdıkları kırmızı fularlarını, ceplerindeki misketleri ve bir sapanı Berkin’in mezarına bıraktılar. Mehmet Ali Uğurlu mezarlığa gelirken bir de müjdeli haber aldı. Hamile eşi doğum yapmıştı. Oğlunun adını telefonda koydu: “Berkin Elvan Uğurlu”

Antalya’da yaşayan Mehmet Ali Uğurlu, Devrim Zongur, Muhammet Demir, Yoldaş Güneş ve Ali Cemal Ulak, 8 Mart’ta, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yatan Berkin Elvan’ı ziyaret etmek için yola çıktı. Yolculuğu Berkin’in durumuna dikkat çekmek için yürüyerek yapmaya karar verdiler. Ancak Berkin’in durumu ağırlaşmıştı. Beş ağabeyinin gelişini bekleyemedi ve 11 Mart’ta hayata gözlerini yumdu. Mehmet Ali Uğurlu ve arkadaşları Berkin’in ölümünü haber aldıkları sabah Burdur’a ulaşmışlardı. Yürüyüşe son vermek istemediler. “Berkin’i hastanede göremedik ama mezarını görelim” deyip yollarına devam ettiler. Yolculuk tam 25 gün sürdü. Toplamda 850 kilometre yürüyüş yaptılar.

Berkin için 850 kilometre yürüdüler

Berkin için 850 kilometre yürüdüler

İstanbul’a vardıklarında ilk olarak Berkin’in vurulduğu sokağa gittiler. Dün de Berkin’in mezarının bulunduğu Feriköy Mezarlığı’na kadar yürüdüler. Berkin’in mezarına boyunlarındaki kırmızı fularları, bir avuç misket ve sapan bıraktılar. Berkin’in mezar taşını öpüp kokladılar.

Mehmet Ali Uğurlu Berkin’in mezarına gitmek üzere hazırlık yaparken Antalya’dan bir de müjdeli haber aldı. Karnı burnunda bıraktığı eşi doğum yapmış, sağlıklı bir erkek çocuğu dünyaya getirmişti. Mehmet Ali Uğurlu bebeğinin adını “Berkin Elvan” koyduğunu telefonla yakınlarına iletti.

Mehmet Ali Uğurlu Berkin’in mezarı başında yaptığı açıklamada şunları söyledi: “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Berkin Elvan’ı vuran katiller yargılansın demek için Antalya’dan İstanbul’a yola çıktık. Biz çıktığımızda çocuğumuz yaşıyordu. Direnmeye devam ediyordu. Biz Halk Cephesi olarak yola çıktık ama bunun Alevisiyle, Kürdüyle, Türkü ile alakası yok. Sadece insan olabilmek. 14 yaşında bir çocuk. Bu ülkede Başbakan’ın emriyle vuruluyor. Başbakan Mısır’da bir çocuğa ağlayabiliyor. Ağlasın. Çocuklar için tüm dünya ağlamalı ama bu ülkede 14 yaşında bir çocuk için Başbakan, “Polisimizin ellerine sağlık” diyor. Ben buradan sesleniyorum Başbakan’a. “Sen Bilal’i hangi şartlarda büyüttün”. Polislere de sesleniyorum. “Nasıl yetiştiniz siz?”.
O çocuk öldü ve Başbakan alçakça annesini alanlarda yuhalatıyor. Neymiş bilye varmış. Bir çocuk elbette bilye ile oynayacak. Kendisi diyordu, “Bir şiir okudum. Cezaevlerine düştüm” diye.

Köy, köy, ilçe ilçe yollardan gelirken halk bizi karşıladı. Bir şeye ihtiyacınız var mı dedi. Başbakan bu toplumu ayrıştırmaya çalışıyor ama önümüze MHP’li olduğunu söyleyenler bile çıktı. İhtiyacımızı sordular. Bu halkın sağcısı, solcusu önemli değil ki. Bu halkın canı yandı. Bir tek Başbakan’ın ve polislerin canı yanmadı.

BERKİN GİBİ ASLAN YAVRUSU OLSUN

Bu ülkedeki bütün çocuklar bizim çocuklarımız. Berkin öldüğünde bizim içimiz kan ağladı. Bugün hastabakıcılar aradılar. Bebeğim olmuş. Allah analı babalı büyütsün dediler. Adını Mahir Çayan koymak istiyordum ama Berkin ölünce adı belli olmuştu. Artık buradan gidince göreceğiz nasıl olduğunu. İnşallah Berkin’e benzer. Böyle bir aslan yavrusu olur.

BİR MEKTUP VE OYUNCAK AYI

Berkin Elvan’ın Feriköy Mezarlığı’ndaki kabrinin üzeri karanfillerle kaplı. Berkin mezarında bilyeleriyle yatıyor ama mezarının üzerinde de bilyeler var. Berkin’in ve Gezi Parkı protestoları sırasında ölenlerin resmedildiği karikatür mezarın başında. Mezar taşının hemen yanında ise küçük bir oyuncak ary gelenleri selamlıyor. Hemen altında da Berkin’e yazılmış bir mektup. “Berkin’im” diye başlayan mektubun içeriği şöyle:

“Sen benim sahip olduğum ikinci küçük kardeşimsin. Sen benim kardeşimin abisi, gelecekte doğacak çocuğumun adaşısın. Bir zalim seni aramızdan fiziki olarak almış bulunmakta. Fakat biliyorsun ki umut her daim var olan bir şeydir. Sen umudun çocuğu olarak bize boyun eğmemeyi öğrettin. Ölüme bile boyun eğmemeyi. Direnmek her yaşta güzeldir kardeşim. Sen daha 14’ünde ölüme 269 gün direndin.

Seninle senin sokağında oyun oynayamadım, belki aynı şarkıya eşlik edemedim ama elimden geldiğince yanında olmaya çalıştım her zaman. 11 Mart’ta seni bu şekilde karşılayacağım hiç aklıma gelmemişti. Senin için ağlamadım çünkü eğer ağlarsak, ağlarsam umutlarım ölür.
Senin ve nicelerinin hesabını sorduğumuz gün ardınızdan göz yaşı dökmeyi hak edeceğiz.
Senin hala umutla gökyüzüne baktığını biliyorum. Baktığın gökyüzü senin, kuşların kanadındaki özgürlük senin. Sana ait birikmiş çok göz yaşımız var. Hesabını soracağız. Katilleri göz yaşımızla boğacağız.
Halkın bağrında boy veren fidan.
Yavrumuz oldun Berkin’in Elvan
Sorulur hesabın yarın doğmadan
Yarın doğmadan inan

Eyüp Serbest
2 Nisan 2014
Haberin kaynağı için tıklayınız; hurriyet.com.tr