Evrensel: Hasan Kaçan’a mektup – Sennur Sezer

inegol de kardeslik gecesi

Sevgili  Kardeşim Hasan,

Sana aynı dergide Gırgır’da çalışmanın, aynı öğretmenin Oğuz Aral’ın, ayrı konularda da olsa öğrencisi olmanın içtenliği ile yazıyorum. Yoksa yazı yazmak değil soluk almayı bile içimin çekmediği bir gündeyim. Yetmiş yaşını bitirmiş bir kadın olarak insanların verdikleri sözleri tutmamasının ne utanç verici bir şey olduğunu bilirim. (Sen de tanırsın bu duyguyu) Sen yetiştiğin mekanlar yüzünden “delikanlılığın” anlamını iyi bilirsin. Bunu az sözcükle, gülümseyerek anlatmasını da. Yolun valiliğe düşerse, Sayın İstanbul Valisine böyle büyük bir utancı yaşamasından dolayı üzüntülerimi bildir.

Bugün senin Sayın Başbakanla görüşecek grup içinde olduğunu öğrendim. Yaş olarak, deneyim olarak ağabeyi sayılırsın. Sayın Valinin sözünden dönmesini hazırlamak beyefendiyi etkilemiş mi göreceksin. İyi bildiğini söylediği bölgede genç bir grubun dayanışması bir inançlı olarak, bu inancın sırasında önderliğinin eğitimi almış biri olarak onu neden kızdırmış acaba? Neden bu gençlerin ahlak durumlarından bu kadar kuşku duyuyor?

Bir devlet yöneticisinin kendini “Türkiye’nin zencileri, dışlanmışları” içinde görmesinin olumsuz sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz, bu duygunun öç alışı hepimizi hırpalıyor. Sen dışlanmışları iyi tanıyan bir çizersin. Son günleri yaşamasaydık dışlananların temsilcisi olmanın da kötü bir durum olmadığını anlatmanı isterdim senden. Ama acımasızlık ne inançlarda ne de inançsızlıkta yer bulacak bir durum.

Umarım görüşmende çizerliğin, Kasımpaşalılığın ve sanatın onuruna söz getirecek bir tutumda olmazsın. Gözlerinden öpüyorum.

Ablan Sennur

Sennur Sezer
12 Haziran 2013
Kaynak; evrensel.net