Kategori arşivi: Makaleler

Riya Tabirleri: Kabataş meselesi/2 – Sis, pus, hamaset arasından – Ümit Kıvanç

Kabataş olayını araştırmayı sürdürüyorum. Ne yazık ki elimdeki araçlar sınırlı. İzlenimler oluşturabilir, belki bazı yargılara varabilirim. Esas olarak, alınan tavırlarla ve tavır alanların cibiliyetiyle ilgili değilim, olguların, hakikatin peşindeyim. Ve, neden bilmem, giderek, Zehra Develioğlu’nun ilk ifadesindeki “polis kokusu” burnuma daha keskin gelmeye başladı. Mağdure Zehra Hanım’ın AA’ya konuşması, son görüntülerin ortaya çıkışından bu yana en önemli gelişme sayılmalı. Ancak [...] → Yazının devamı…

Bianet: Kabataş saldırısı ve Gezi’nin unutulan duyarlılıkları – Ceren Akçabay

kabatas

Hatırlanırsa Kabataş’ta saldırı iddiası duyulduğunda Gezi direnişine katılan pek çok kişi, başta kadınlar, saldırıya tepki vermiş, basın açıklamaları ve yürüyüşlerle, kadına yönelik her türlü şiddet ve taciz kınanmıştı. Gerçekten deprem bölgesinde yaşıyoruz. Ülkeyi sallayan tartışmalar bitmek tükenmek bilmiyor. Öyle ki gündemin giderek artan hızına yetişebilmek için sosyal medya kullanıcısı olmak elzem hale geldi. Ülke siyasetinin içerdiği entrikalar ortaya saçıldıkça diziler [...] → Yazının devamı…

Riya Tabirleri: Kabataş meselesi – Yangında ilk okunacak – Ümit Kıvanç

“Kabataş’taki saldırı” hadisesine dair tavır belirleme zorunluluğundan kimse kendini muaf tutamaz; benden söylemesi. Görüntüler ortaya çıktığından beri, en ufak söz edene kulak kabartıyorum, tavırlara bakıyorum, hissetmeye-anlamaya çabalıyorum. Hem şimdilik kaydıyla varabildiğim sonuçları özetleyeceğim; belki birilerine yardımı dokunur; hem de belge olsun, kayda geçsin bâbından bir yazı koyuyorum buraya. Bu mevzuda laf edecekseniz lütfen okuyun, buradaki bilgilerden haberdar olun. Önce geri [...] → Yazının devamı…

5Harfliler: Kabataş’ta buluşalım – Nimet Alıcı

williamblake

Bu yalanla ülkeyi yönetenler, gazete ve televizyonları döndürenlere laf söylemek için illa başörtülü kadınların bu ülkede sürekli olarak maruz kaldıkları tacizin ve “kadının beyanı”nın hayatiliğinin üzerinden atlamak, bunları yok saymak, karikatürleştirip çöpe atmak mı gerek? Kamera kayıtlarında bir şey yok. Gezi direnişi sırasında Kabataş’ta başörtülü bir kadının bir grup erkek tarafından taciz edilmesi, darp edilmesi, sözlü ve fiziksel şiddete maruz [...] → Yazının devamı…

Fraksiyon.org: Ali İsmail Korkmaz – İsmail Güney Yılmaz

aliismail

“Vurmayın öldüm!” 19 Ocak. Agos’un penceresinden Gülten Kaya konuşuyor. Diyor; “Ali İsmail Korkmaz”. Yanaklarımızdan süzüleni göstermemek için annem, babam, ben evin farklı odalarına dağılıyoruz. Duyulsun; Bu ülke artık doğudan batıya kocaman bir vicdan enkâzıdır. Bu vatan bizim için yerine koyacağımızla ancak alabileceğimiz buz gibi bir intikamın salt motivasyon görselidir. Öte anlamlar aranmasın! Vatan! Biz vatana “Türkiye” demiyoruz. Yok!.. “Kürdistan” ya [...] → Yazının devamı…

Arkitera: Şehrin en önemli meydanı böyle mi tasarlanmalı? – Korhan Gümüş

gezig.jpg

Şehrin en önemli meydanı parka çevriliyor. Taksim projesi Sayın Topbaş tarafından kamuoyuna sunuldu. İlk aklımıza takılan soru: Bu bir şaka mı? Ya da ağlasak mı, gülsek mi? Anlaşılan Sayın Topbaş kendi yaptığı projeyi unutmuş. Cumhuriyet Caddesi’nin (Divan Oteli) çıkışında tek yönlü şeridin içine gidiş geliş araçları yerleştirmiş. Bu bir şaka da olsa, biz yine de hatırlatalım. Tünelden çıkmaya çalışacak olanlarla [...] → Yazının devamı…

Radikal – Taksim taksim edilemez! – Ahmet Turan Köksal

taksim

Mimar, akademisyen Ahmet Turan Köksal, hâlâ Taksim’i anlayamayanlar için madde madde sıraladı: “Taksim Meydanı, siyasi özelliği de olan dünyadaki sayılı meydanlardan biridir. Gezi’yle ‘ermişlik’ seviyesine ulaştı. Taksim, Taksim edilemez. Gezi’deki kışla inadına verilen tepki anlamalarına yetmemiş ne yazık. Daha ne yapalım?” Fütursuzca ihalesi yapılan ve zamanında alınmış yürütmeyi durdurma kararı olan Taksim Meydanı, sadece şehir meydanı olmaktan öte siyasi özelliği [...] → Yazının devamı…

Birikim: Genelleşmiş sapıklık – Erdoğan Özmen

ali

Her şey ortalığa saçılmış görünüyor. Sürekli haberdar ediliyoruz. Daha önce yetkili ağızlardan duymaya hiç alışık olmadığımız ifşaatların bini bir para. Bu sayede geniş bir şebeke halinde ve hemen her alanda yolsuzluk ve rüşvet çarkları kurmuş olanlar, hırsızlar, yargıyı ve polisi sinsice bir plan dahilinde ele geçirmiş odaklar, paralel devlet, kirli ittifaklar, pis hesaplar bir bir önümüze seriliyor. Paraya ve güce [...] → Yazının devamı…

Jiyan org: Gereği düşünülmüş hayatlarımız ya da devlet dersi – Misak Tunçboyacı

Devlet

“Kaygılanmak ya da umut etmek değil yeni silahlar aramak gerekiyor.” (Gilles Deleuze) Yanılgılarla donatılıp, çevresi güncelliği aldığı nefesten attığı adıma kadar gözardı edilmeyecek bir biçimde, kayıt altına alınan, takip edilip durulan, gel gelelim bütün bunlar yetmez ‘daha fazla kontrol etmeli, edilmeli’ çıkarsamasından hareketle baskının daha da çoğaltılmaya çalışıldığı bir günü yaşıyoruz. Sözün kerametinin bir çok şeyde önemsiz bir detay gibi [...] → Yazının devamı…

Bianet: Gezi Parkı ve işçiler – Kıvanç Eliaçık

gezibuyuk

Ücretli çalışanların çoğunlukta olduğu “bunalmış” kitleler; hükümetin hukuk tanımayan, yaşam tarzlarına müdahale eden ve eşitsiz kalkınmaya dayalı politikalarına karşı bir tepki geliştirdiler. Taksim Gezi Parkı’nda ağaçların kesilmesini engellemek için başlayan “işgal” eylemi polis şiddetinin ardından; ülkeyi saran hükümet karşıtı bir ‘hareket’e dönüşmüştü. “Olay” katılımcıların sayısı, coğrafi yaygınlığı, süresi, kullanılan yöntemlerin radikalliği ve yarattığı hegemonya açısından Cumhuriyet tarihinin en büyük toplumsal [...] → Yazının devamı…