Birgün: ‘İyi ki buradayım’ – Murat Meriç

“Maaile oradaydık: Annem ve babam -ki Gezi’de de beraberdik- hayatlarında ilk kez ‘festival’ gördüler ve çok sevdiler. ‘Bak, polis yok, ne güzel eğleniyor çocuklar, bıraksalardı ya yıldönümünde Gezi’ye de çıksalardı’ dedi annem, haklıydı.”

iyi-ki-buradayim-1

Tek kelimeyle özetleyeyim: Güzeldik. Umudumuz arttı, birlikteliğimizi perçinledik. Kalabalık olduğumuzu bir kere daha gördük. Şarkılara hep bir ağızdan eşlik ettik, birbirimize daha bir sarıldık. Tanıdıkları gördük, dostlarla muhabbet ettik… Bir sürü şey yaptık işte, tek tek saymaya gerek yok. Evet, kuyruklarda bekledik, ulaşım olanağı kısıtlıydı ve büyük bir park sorunu vardı ama ilkti bu. İkincisi daha iyi olacak, sonrası hep güzel. Maaile oradaydık: Annem ve babam -ki Gezi’de de beraberdik- hayatlarında ilk kez “festival” gördüler ve çok sevdiler. “Bak, polis yok, ne güzel eğleniyor çocuklar, bıraksalardı ya yıldönümünde Gezi’ye de çıksalardı” dedi annem, haklıydı. Sahiden “güzel” eğlendik. BaBa ZuLa’nın yaktığı meşaleyi Yeni Türkü söndürdü, aradakiler harladı. Aylin Aslım sahnede dev gibiydi, Luxus ve Büyük Ev Ablukada çok eğlendirdi, Harun Tekin tek tabanca çıktığı sahneden binlerce kişinin sesini sesine katarak indi. En güzel atraksiyonlardan biri, Marsis konserinin sonundaydı: “Zıplamayan Tayyip”te istisnasız bütün alan zıplıyordu; “görevli”ler dahil. Ama asıl olay Selda’nın performansıydı: Yıllar sonra, şahane bir kalabalığa seslendi Selda ve “Kızıldere”den “Uğurlar Olsun”a külliyatının en güzellerini seslendirirken ve yaşadıklarımızı hatırlatırken neden birlikte adım atmamız gerektiğini bir kere daha düşündük… Ben festivalde “görevli”ydim: Performans aralarında şarkılar çaldım. Ahmet Kaya şarkıları çalarken onlara eşlik edenlerin sesini duyduğumda içimden şu cümleyi kurdum: “İyi ki buradayım.” Dışımdan yineliyorum: İyi ki oradaydık.

***

‘Burada Gezi ruhu yaşıyor’

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba da BirGün’lük Festival’deydi. Konser arasında konuştuğumuz Ağbaba, “Burada bugün Gezi ruhu yaşıyor” diyerek başladığı sözlerini şöyle sürdürdü: “BirGün bu ruhu en iyi hissettiren gazete. BirGün’ün taşıdığı misyonu buraya katılan insanlarda da görmek mümkün. BirGün yıllardan beri az da satsa çok da satsa barışın, özgürlüğün, kardeşliğin, dayanışmanın sesi oldu. Bu ruh bugün burada bütün coşkusuyla yaşıyor, biz de burada olduğumuz için mutluyuz.
BirGün’ün özgül ağırlığı ve etki alanı satışından çok daha yüksek. Özellikle önümüzdeki dönemde Türkiye’deki baskı ortamı ve faşizmin devam ettiği süreçte BirGün’e ihtiyacın çok daha fazla olacağına inanıyorum. BirGün ve anlayışı, attığı manşetler aslında Türkiye’de bir ihtiyacın sonucu ortaya çıktı, çok önemli bir beklentiyi gerçekliştiriyor. Hâkim olan havuz medyası dışında Türkiye’deki tek bağımsız gazete. Bugün buranın bu kadar kalabalık olmasının sebebi de gazetenin, insanların kendilerini özgür ve bağımsız hissettikleri, herkesin var olduğu bir yer olması. Bütün kalıpları kıran, herkesin kendini ifade edebildiği bir yer. Bütün muhaliflerin, dezavantajlı grupların, kendine hiçbir yerde yaşam alanı bulamayan insanların kendini ifade edebildiği bir alan açıyor BirGün. Bu sebeplerle BirGün de bugün de önemli. İlk olmasına rağmen çok güzel bir etkinlik gerçekleşiyor. Umarım yılda bir olmaz daha sık olur bu iş…”

Murat Meriç 

24 Haziran 2014 

Haberin kaynağı için tıklayın: birgun.net