BirGün: Geçen yine çıplak ve deri eldivenliyiz…

Gezi’ye dair ortaya atılan en olağanüstü yalanın üzerinden bir yıl geçti. ‘Kabataş lobisi’nin yalanına dair kimin ne söylediğini, neler yaşandığını BirGün derledi

gecen-yine-ciplak--ve-deri-eldivenliyiz...-1

Gezi Direnişi sırasında, İstanbul Kabataş’ta türbanlı bir kadının bebeğiyle birlikte darp edildiği yalanının bugün birinci yıldönümü. İlk kez Başbakan Erdoğan’ın 11 Haziran 2013 tarihli AKP Meclis Grup Toplantısı’nda dile getirdiği bu yalana daha sonra birçok yandaş yazar katıldı. Kurulan “Kabataş lobisi” olaya ait görüntülerin olduğunu, yakında ortaya çıkacağını iddia etse de görüntüleri bir türlü gösteremedi. Aylar sonra ortaya çıkan görüntülerde ise olağan bir günden başka bir şey yoktu. İşte 1 yılda “Kabataş lobisi” faaliyetleri:

BAŞÖRTÜLÜ BACIMA SALDIRDILAR

Kabataş yalanı ilk kez Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 11 Haziran 2013 tarihli AKP Meclis Grup Toplantısı’nda ortaya atıldı. Erdoğan konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Çok önemli bir yakınımın gelinini, Başbakanlık ofisimin yanında, yerlerde süründürdüler, kendisini çocuğunu taciz ettiler. Bu mudur özgürlük, çevrecilik?”

Erdoğan’ın bahsettiği “mağdur”un AKP’li Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu’nun gelini Zehra Develioğlu olduğu anlaşıldı.

NELER ÇEKTİLER NELER!..

Başbakan Erdoğan’ın bu olağanüstü iddiası ardından yandaş basın kamuoyunun bu olayın aslını “güvenilir” kaynaklardan öğrenmesi için harekete geçti.

Yenişafak yazarı Abdülkadir Selvi, Başbakan’ın iddiasının ertesi günü yayımlanan yazısında olayı anlatarak “Panik atak geçiren genç anne, haberleri izleyemiyor, evden dışarı çıkamıyor. Olayların ortasında kalan ve ayağı tırmık izleri taşıyan bebek ise o günden itibaren sütten kesildi” dedi.

ÇIPLAK VE DERİ ELDİVENLİ

Star gazetesi, 13 Haziran 2013’te Elif Çakır’ın Zehra Develioğlu’yla yaptığı söyleşiyi manşetten yayınladı. Develioğlu, eşini beklediği sırada Kabataş’ta “yaşadıklarını” şöyle anlattı:

“Ne olduğunu anlayamadığım bir anda üzerleri çıplak, elleri deri eldivenli, başlarında tuhaf bantlı 70-100 kadar adamın ortasında kaldım. (…) Bağırmaya başladılar. Devrim yaptıklarını, ülkeyi bize teslim etmeyeceklerini, Erdoğan’ı asacaklarını, Erdoğan’ı da hepimizi de tek tek… ‘Kutsal başörtüymüş, görün bakalım kutsalı size neler yapacağız’ diyerek aklınızın bile almayacağı şekilde küfrettiler, vurdular, vurdular… Kendime geldiğimde üzerim idrar kokuyordu.”

RAPORU VAR ZATEN

Elif Çakır’ın ardından Balçiçek İlter de Zehra Develioğlu ile yaptığı görüşmeyi yazdı. İlter 3 Temmuz 2013 günü Star gazetesine yazdığı yazıda şu ifadeleri kullandı: “Ben cesur bir kadın tanıdım o gün… Kalabalık bir grup tarafından darp edilen, tacize uğrayan, bebeği ve kendisi için ölümüne korkan, olur da şikâyette bulunursa sokakta tekrar başına bir şey gelir mi kabusu gören… Morluklarını da gördüm, ille de meraklıysanız, ama benim tanıklığıma ihtiyaç yok ki, raporu var zaten.”

ŞÖYLE OLDU, YOK BÖYLE OLDU!

Bu yalana “merkezden” kan taşıyan isim ise İsmet Berkan oldu. Hürriyet yazarı Berkan Twitter hesabından Selvi’nin yazısını paylaşırken “Çok ama çok acı bir öykü… Maalesef gerçek” dedi. Berkan, olaya ait görüntüleri izlediğini iddia etti.

Berkan daha sonra katıldığı programlarda ise “O kadar büyütülecek bir konu değil” savunması yaptı. Kamera kayıtlarının ortaya çıkmasından sonra Berkan “gördüm” dediği saldırı için bu kez, “Benim de öyle çok önemsediğim bir konu değildi açıkçası yani. Tacizin görülmesinin imkânı yok o görüntülerden çünkü çok uzakta bir görüntü zaten” ifadelerini kullanmayı tercih etti.

GÖRÜNTÜ ÇIKINCA…

Ortaya atılan iddianın üzerinden 8 ay geçtikten sonra ise Kanal D Haber bahsedilen görüntülere ulaştı. Görüntülerde taciz ve dayak bir yana herhangi bir olağandışı durum bile göze çarpmadı. Develioğlu’nun avukatı Abdurrahman Kayapınar, görüntülerin ortaya çıkmasının ardından bir açıklama yaptı. Kayapınar “Müvekkilin etrafında kalabalık bir grup tarafından toplanılmış olması önemsiz bir olay gibi gösterilmekte, görüntülerin net ve belirgin olmamasından da istifa edilmek suretiyle müvekkilimin gerçekdışı beyanda bulunduğu yönünde bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır” dedi.

PARALEL YAPI!

Kabataş görüntülerine ilişkin konuşan Başbakan’ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan, “Bir takım kesitler, fotoğraf kesitleri üzerinden yorum yapmak doğru değil” diyerek “paralel yapının yönlendirmesi” diye konuştu.

***

KİM NE DEDİ?

>>Nihal Bengisu Karaca (Habertürk): Gecizilerin başörtülü anneye saldırı görüntüleri var. Görüntüleri izledim.

>>Elif Çakır (Star): Elimde 25 yaşında bakmaya kıyamayacağınız kadar masum, gencecik bir anne ve altı aylık bebeğinin fotoğrafıyla izliyorum olan biteni. Ve geceleri bir albasması gibi çöküyor üzerime, bağırıyorum bağırıyorum ama kimsecikler duymuyor, sonra sesimin çıkmadığını, çıkamadığını fark ediyorum.

>>Mustafa Karaalioğlu (Star): Siz, Taksim Meydanı’nda yaktığınız ateşin etrafında şarkılar söylerken içinizden bir güruh hemen aşağıda Kabataş’ta genç bir “başörtülü” kadını ve bebeğini tartaklıyordu. Mizah duygularını yitirmişlerdi ama küfürleri gayet okkalıydı. Bu ülkenin işgal yıllarından beri şahit olmadığı bir sahneyi oynuyorlardı. Afacan değil barbardılar!

>>Mehmet Metiner (AKP Milletvekili): İğrenç, namert saldırıların görüntüleri elimizde. Bunu yayınlamak toplumda istemediğimiz olaylara kapı aralayabilir.

>>Aslı Aydıntaşbaş (Milliyet): “70-100 arası üstü çıplak, elleri deri eldivenli adam” bölümünün abartılı olduğunu düşünsem de, ortada bir taciz vakası olduğuna pek şüphe etmemiştim. Haklıymışım.(4 Temmuz)

>>Eyüp Can (Radikal): Kemal Kılıçdaroğlu başörtüsünden dolayı adeta bu mağdur anneyi ispata çağırdı! Bir kadını sırf başörtülü olduğu için uğradığı tacizden dolayı ispata çağırmak ne demek? Başı açık olsa… Yine de “İspat et” der miydi Kemal Bey? Vicdanı olan herkes, o genç anneye yapılanları açıkça lanetliyor.

6 Haziran 2014
Haberin kaynağı için tıklayınız; birgun.net