Bianet: “Halkın talepleri şiddetten medet ummakla bitmez”

Direnişi destekleyen KADER “Halk tepkilerinin, itirazlarının görülmesini, ciddiye alınmasını istiyor. Taleplere sırt çevirmekle, şiddetten medet ummakla, küçümsemekle ne talepler bitecek ne de öfke” dedi.

taksim-gaz

Kadın Adayları Destekleme Derneği (KADER), Gezi Parkı’nı korumak amaçlı bir grubun başlattığı eylemin, polisin sert müdahalesi nedeniyle “hayatı, demokratik hak ve özgürlükleri koruma” eylemine dönüştüğünü belirtti.

KADER, Yönetim Kurulu adına Çiğdem Aydın imzalı açıklamayla direnişe kendilerinin de destek verdiğini duyurdu:

“İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir, Adana, Antalya, Hatay, Mersin gibi Türkiye’nin pek çok şehrinden binlerce insan, farklı düşünce ve hayat tarzına tahammül edemeyen, küçük bir yangına körükle giderek kriz yaratan iktidar güçlerine karşı günlerdir mücadele veriyor.”

Açıklamada polisin direnişçileri susturmak için kullandığı tazyikli su, biber gazı atımına değinerek “her yaş ve siyasi görüşten insanlar polisin kullandığı yoğun gaz atımı, tazyikli su, şiddet ve hatta plastik mermilere rağmen sokağa çıkmaktan, direnmekten vazgeçmiyor” dendi.

“Ötekileştirme sabırları taşırdı”

“Artık ötekileştirme, her kesimden insana öfke duyma, hayat tarzlarına müdahale, çevreci, dini ya da mezhepsel hassasiyetlere saygısızlık ve ‘ben yaptım oldu’ dayatması içeren yönetim tarzı sabırları taşırdı.”

“Halk tepkilerinin, itirazlarının görülmesini, ciddiye alınmasını istiyor. Bu hükümete oy verenler kadar vermeyenlerin de demokratik haklarının, ifade özgürlüklerinin, hassasiyetlerinin korunmasını istiyor.”

“Bu yapılmadıkça, Türkiye çapında yaşanan bu kalkışma bitmeyecek. Halkın istek ve taleplerine sırt çevirmekle, şiddetten medet ummakla, küçümsemekle ne talepler bitecek ne de öfke.”

“Polis orantısız şiddete son vermeli”

“Bu tabloda yöneticilere düşen polisin uyguladığı orantısız şiddete son vermek, halkın taleplerine kulak vermek, her kesimden insanı şu’cular bu’cular, marjinaller, çapulcular diye ayırmak, etiketlemek, ötekileştirmek yerine gerçekte olduğu gibi biricik ve değerli olduğuna inanarak kucaklamaktır.

“Seçim sandığı hepimiz için son sözü söyleyecek yerdir. O gün gelene kadar halkın barış ve güvenlik içinde, sahip olduğu haklarını kullanarak yaşamasını sağlamak yöneticilerin birinci görevidir.” (ZA/BK)

* Fotoğraf: Çiçek Tahaoğlu / 31 Mayıs-Taksim / bia

4 Haziran 2013
Haberin kaynağı için tıklayınız; bianet.org