T24: Aydın İmecesi ‘Ana dilde eğitim ve başörtülü kadınlara seçilme hakkı tanınmalı’

Aydınlar İmecesi: Gezi Parkı eylemleri devlet-yerel yönetim arasında demokratik açılımlar kazandırabilirdi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi girişimi ile kurulan Aydın İmecesi, T24 yazarları Aydın EnginOya BaydarHasan Cemal ve Bekir Ağırdır‘ın yanı sıra Prof. Murat Belge, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkan Yardımcısı Cemal Uşak, AGOS Genel Yayın YönetmeniRober Koptaş ve Galatasaray Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Yasemin İnceoğlu gibi isimlerin de imzasıyla ortak bir bildiri yayımladı.

Galatasaray’da Aynalı Geçit’teki toplantıda aydınların imzaladığı, “Adalet ve saygıya çağrı” metni okundu. Metinde Gezi Parkı eylemlerine hükümetin tepkisini eleştirerek, “Gezi Parkı’nı savunanların talepleri, aslında devlet-yerel yönetim ve yurttaş arasındaki ilişkilere son derece değerli yeni ve demokratik açılımlar kazandırabilecekken, siyasi otoritenin bu talepleri polis zoruyla bastırmayı tercih etmiş olması, kabul edilmesi mümkün olmayan ve Türkiye’de demokrasinin geleceğini ve barış sürecini tehdit eden bir şiddet ortamı doğurdu” denildi.

Aydınlar İmecesi, barış sürecine ilişkin olarak da değerlendirmelerde bulunarak, “Kürt Meselesinin çözüm sürecinde adem-i merkeziyet ilkesinin kabul edilmeli. Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na getirilen çekincelerin kaldırılmalı. AB’nin Bölgesel Politika araçlarının tam işlerliğe kavuşmasının sağlanmalı. Seçim barajı düşürülmeli;  ana dilde eğitim hakkı tanınmalı” denildi. Ayrıca, “başörtülü kadınlara seçilme hakkının tanınması ve LGBT’lerin eşitlik ve onur taleplerine kulak verilmesi” istendi.

Aydınlar İmecesi tarafından yapılan basın açıklaması ve imzacıları şöyle:

Türkiye’nin gündemini sarsan Gezi olayları yıllardır farklı bir iddia içerisinde bulunan iktidarın anlaşılması güç tavırlarının da katkısıyla toplumda derin bir kutuplaşma yarattı. Gezi Parkı’nı savunanların talepleri, aslında devlet-yerel yönetim ve yurttaş arasındaki ilişkilere son derece değerli yeni ve demokratik açılımlar kazandırabilecekken, siyasi otoritenin bu talepleri polis zoruyla bastırmayı tercih etmiş olması, kabul edilmesi mümkün olmayan ve Türkiye’de demokrasinin geleceğini ve barış sürecini tehdit eden bir şiddet ortamı doğurdu.

Aşağıda imzası olan bizler, bu krizden tek çıkış yolunun insanların birbirlerinin korkularını, endişelerini anlayacağı müzakere kanallarının açılması olduğuna inanıyoruz. Müzakere ise ancak toplumdaki farklılıkların eşitlik ve eş değerlilik çerçevesinde değerlendirildiği ortamda gerçek karşılığını bulabilir. Bu çerçevede aşağıda sayacağımız somut önerileri içeren bir demokratikleşme paketinin taraflar arası diyaloğu güçlendireceğini düşünüyoruz. Özgürlük alanının genişlemesi vizyonunu savunan bu paket ilk adımlar olarak:

• Kürt Meselesinin çözüm sürecinde adem-i merkeziyet ilkesinin kabul edilmesiyle Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na getirilen çekincelerin kaldırılmasının ve AB’nin Bölgesel Politika araçlarının tam işlerliğe kavuşmasının sağlanmasını; seçim barajının düşürülmesini; anadilde eğitim hakkının tanınmasını;

• Ceza hukukunun evrensel ilkelerini yok sayan, demokratikleşmenin önünde ciddi bir engel oluşturan Terörle Mücadele Kanunu’nun kaldırılmasını; Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’nın demokratik protesto hakkının kullanılmasını güvence altına alacak şekilde yeniden düzenlenmesini;

• Başörtülü yurttaşların seçilme haklarının tanınmasını; başörtüsünün kamusal alanda görünürlüğünü kısıtlayan yasaların değiştirilmesini;

• Alevi yurttaşların ibadet özgürlüğünü garanti altına alacak yasal düzenlemelerin yapılmasını; Cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesini;

• Gayrimüslim yurttaşları hedef alan ırkçı ve ayrımcı dilin “nefret suçu” kapsamına alınması için çalışmalar başlatılmasını;

• Toplumun belirli kesimlerinin yaşam tarzlarını hedef alan uygulama ve söylemlerden vazgeçilmesini; devletin etnik köken, dini inanç, toplumsal cinsiyet gibi bireysel hak ve özgürlükleri ilgilendiren alanlardan çekilmesini; LGBT’lerin eşitlik ve onur taleplerine kulak verilmesini;

• İnsanın doğanın sahibi değil, parçası olduğunun bilinciyle doğayı tahrip eden kalkınma anlayışının gözden geçirilmesini; çevre ve kent düzenlemesini ilgilendiren kararların uygulanmadan önce toplumla paylaşılması, karar mekanizmalarının şeffaflaştırılması ve geniş kitlelerin katılımına açık hale getirilmesi yönünde gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını içermelidir.

Gezi olayları kapsamında olan bitenin yurttaşla-devlet kurumları arasında ortaya çıkan ve aslında diyalog yoluyla çözülmesi gereken bir anlaşmazlık olduğunu düşünüyoruz. Bu diyaloğu imkansız kılan, ölümlere ve insanların bedenlerinde kalıcı hasarlara yol açan şiddetin bütün sorumlularının kamu vicdanını rahatlatacak şekilde yargı önünde hesap vermeleri için idarenin gereken adımları bir an önce atması da son derece önemlidir.

Toplumsal barışa katkıda bulunacağını umduğumuz bu özgürlüklerin, partilerin kısır siyasal çıkarlarına kurban edilmemesi gerekiyor. Bu anlamda yukarıda saydığımız somut adımlar, Türkiye’nin içinde bulunduğu gergin durumdan ancak diyalog ve müzakere yoluyla çıkabileceğini düşünen bizlerin bütün yurttaşlara ve siyasal aktörlere bir vicdan ve adalet çağrısı olarak algılanmalıdır.

Önemli Not: Bu bildiri Mısır’da yaşanan darbeden önce kaleme alınmıştır. Bildiriye imza atanlar olarak Mısır’daki darbeyi kınıyoruz. Darbelerin, esas olarak toplumların demokratikleşme mücadelelerine indirilmiş darbeler olduğuna inanıyoruz.

İmzacılar

Abdülhamit Kırmızı, Ahmet Demirel, Ahmet İnsel, Akın Özçer, Ayhan Bilgen, Arif Ali Cangı, Aydın Engin, Ayhan Aktar, Ayşe Kadıoğlu, Ayhan Kaya, Ayşen Uysal, Bekir Ağırdır, Besim Dellaloğlu, Bülent Bilmez, Cafer Solgun, Cemal Uşak, Cengiz Aktar, Cengiz Çandar, Çağlar Keyder Demiray Oral, Dilek Kurban, Doğan Şahin, Emin Alper, Erdağ Aksel, Erdal Demirdağ, Erdoğan Özmen, Ergin Cinmen, Erol Katırcıoğlu, Erol Köroğlu, Esmeray, Evren Balta, Fehim Caculi, Ferdan Ergut, Ferhat Kentel, Fuat Keyman, Gencay Gürsoy, Hale Soygazi, Hasan Cemal, Herkül Millas, İhsan Dağı, İştar Gözaydın, Levent Köker, Levent Yılmaz, Maya Arakon, Mehmet Bekaroğlu, Mehmet Emin Aktar, Mehmet Tarhan, Mesut Yeğen, Mithat Sancar, Mücahit Bilici, Murat Aksoy, Murat Belge, Murat Çelikkan, Murat Özbank , Murat Paker, Nil Mutluer, Niyazi Kızılyürek, Ohannes Kılıçdağı, Orhan Kemal Cengiz, Oya Baydar, Ömer Laçiner, Ömer Madra, Patrak Estukyan, Pelin Cengiz, Rober Koptaş, Samim Akgönül, Saruhan Oluç, Sedef Çakmak, Semih Gümüş, Sevil Turan , Sezin Öney, Taner Akçam, Tanıl Bora, Tarhan Erdem, Turgut Tarhanlı, Ufuk Uras, Umut Özkırımlı,Umit Fırat, Ümit Kardaş, Ümit Kıvanç, Ümit Şahin, Uygar Özesmi, Vahap Coşkun, Vangelis Kechriotis, Vasıf Kortun, Yalçın Çakmak, Yankı Yazgan, Yasemin İnceoğlu, Yetvart Danzikyan, Zeynep Tanbay, Zozan Özgökçe