5 Temmuz 2013 Forum Not ve Kararları


100. Yıl İzci Parkı Forumu (Ankara)
4. Levent Sporcular Parkı Forumu
Abbasağa Parkı Forumu
Bahçelievler Dayanışması Forumu
Ethem Sarısülük Özgürlük Meydanı Forumu (Buca)
Cihangir Forumlar Arası Toplantı Notları
Güvenpark Forumu
Güzelyalı Halk Forumu
Kriton Curi Parkı Forumu
Maçka Parkı Forumu
Marmaris Forumu
Özgürlük Parkı Forumu
Sanatçılar Parkı Forumu
Şehitler Parkı Forumu
Yavuz Özcan Parkı Forumu (Antalya)

100. Yıl İzci Parkı Forumu (5 Temmuz 2013)

Bugünki forumda Ankara Feminist Hareket ve Kaos GL’den arkadaşların katılımıyla kadın ve eşcinsellere yönelik ayrımcılık tartışıldı.
Konuşanlar, konuşulanlar;
· (Pelin) Forum Ankara feminist hareketten gelen arkadaşların Kuğulu inisiyatifinde yaşadıkları tatsız olayları anlatmalarıyla başladı. 3 kadın kendini Kuğulu inisiyatiften sayan birileri tarafından tacize uğramış. Geçen Cuma için Lice olaylarının yaşanmasının da etkisiyle feministlerin organize ettiği film gösterimini iptal etmişler. Feministlerin tepkisi üzerine de bundan sonra kadınla ilgili her şeyi iptal ediyoruz diyerek üsten bir dille kabalık etmişler. Diğerleri de bu konuda net bir tepki göstermeyip sadece arkadaşı mazur görün, duygusal bir arkadaş demişler. Aynı gün bir kadını da kıyafetine bakarak yargılamışlar. Güvenpark’ta da küfürle ilgili sıkıntılar olmuş.
· 6 Temmuz Cumartesi günü 16:00’da Güvenpark’ta kadın platformu eylem yapacak. Eylem söylemi “ Devlet şiddeti örtbas etmeye çalışıyor, susma itiraz et” olacak.
· Mahremiyet yasası hasta-doktor arasındaki güven ilişkisini bozacak ve doktora gitmeler azalacak. Bu yasayla birlikte hastanın özel bilgilerinin 3. şahıslarla paylaşılmasının önü açılmış olacak. Cinsel yaşam, kürtaj, alkol, madde alışkanlıkları gibi özel bilgiler ailelerle ve Sağlık Bakanlığı’yla paylaşılacak.
· Takvim gazetesinin “Nakavt” başlığıyla verdiği ve adeta bir boks maçını anlatır gibi anlattığı kadına yönelik şiddet haberi için her gün 12:30 da eylem başlatıldı. Bu eylemlerden birinde bir kadın arkadaşımız sivil polisin şiddetine maruz kaldı. Takvimdeki yazarlardan biri eylemcilerle bu konuda görüşebiliriz dedi. Yarın Güvenpark’ta yapılacak eylemde bu eylemi düzenleyenler de olacak.
· (Yasemin) Feminist kadınlar uzun süredir sokaklarda. Geçen sene kürtajla ilgili büyük bir miting düzenlemişler ancak katılım istenen kadar olmamış. Geziden sonra sokağa karşı çekinceler azaldı, sokakta güzel bir değişim başladı.
· Kennedy’de taraftar gruplarının kadını ve eşcinselleri aşağılayan küfürlü sloganlarına kadınlar tepki göstermiş. Cinsiyetçi ve aşağılayıcı küfürlerin eleştirilen şeye dönüştüğünü anlatmaya çalışmışlar. Bir süre sonra grup küfürleri bırakmış. Sokakta bir şeylerin dönüştüğünü, yan yana durabilmeyi, farklılıkların kabullenilebildiğini görmek çok güzel. Hiç de azımsanmayacak güzellikler yorulmaya değdi.
· (Ayşe) Bir kadın kürsüsü oluşturulması ve kadınların deneyimlerini paylaşması önerildi.
· LGBT için de büyük dönüşümler oldu. Onlara karşı olan “onlar sadece eğlenir, seks düşünür” gibi önyargılar kırıldı. Neden yaşanan şiddet, doğa katliamı sonucunda ibne, orospu gibi küfürler ediliyor. Neden en nefret ettiğimiz, en kızdığımız kişiler ibnedir, orospudur, bu nasıl yerleşti dilimize? “politikacı” yı bile küfür olarak kullansak yerini daha iyi bulmuş olur.
· 15 Temmuz’da Ahmet Yıldız’ın ölüm yıldönümü, LGBT etkinliğine çağrı yapıldı.
· Hatayı annelerde buluyorum, özellikler erkek çocuklarını yetiştirirken daha dikkatli olunmalı. Türk kültüründe kız erkek evlat ayrımı var. Belki bizlerle daha yeni yeni değişiyor.
· Evren: Bu süreç eşcinseller için neden bu kadar önemliydi? Yeraltında çekilmiş eşcinsel hayat için gezi parkı önemliydi. Gezi park olduğundan beri eşcinseller hep oradaydı. Özellikle gayler dışarıdaydı çünkü kadın eşcinseller daha gizli yaşıyorlar. Güvenpark Ankara’da savunulamadı. Türkiye’de eşcinsel hareket doğduğu günden beri anarşizmi ve devrimciliği benimsemiş bir hareket. 2001’de kaos GL ilk defa eşcinsel işçiler kimliğiyle sokağa çıktığında bunların ne işi var burada denmişti. 2006-2007’den sonra değişimler oldu. Evet bu direniş militarist, ırkçı, cinsiyetçi yer yer.. Daha önceden Arnavut kaldırımları gibi yan yana dizilmiş gibiydik. Artık taşlar kazındı da yığın halinde temas ediyoruz, bu yığından ne çıkar bilmiyorum ama yeniden kaldırım olsak da biz temas ettik.
· Birsen: Mahremiyet yasasının örneklerini yaşıyoruz. Daha yasalaşmadan, hamilelik testi yaptıran bir kadının eşini arıyorlar haberiniz var mı diye ya da 30 yaşındaki kadınları arayıp ne zaman çocuk yapmayı düşünüyorsunuz diye soruyorlar. Çok tedirgin edici bir durum bunun bir de yasal olması. Bir şeyler yapmalıyız.
· Dün antikapitalist Müslümanlar dışlanır gibi olmuş çok üzüldüm. Taksim herkes için yeni, başka türlü birşey. Tarih yazılıyor, yapılıyor, herkes kendince katkıda bulunuyor. Bir insanın dini inançlarının olması bu seküler yaşamda bir şeylere karşı çıkmasına engel değil. Bu arkadaşların Taksimdeki varlığı çok değerli. Kucaklayıcı bir dil kullanılmalı. 100. Yıl’da da bunun güzel örnekleri yaşanmalı. Eğer birşeyleri değiştirmek istiyorsak dini inancı olanlarla birlikte nasıl yürüneceğine kafa yormak gerekiyor. Dayanışmanın içerisinde olanların ortak zeminde buluşmasının yolunu arıyalım, buna dikkat edelim.
· 12 Eylül kuşağındanım, Tıp Der derneğindeydim. Solcu olduğu tahmin edilen bir eşcinsel arkadaşımız vardı. Seçimden seçime bütün fraksiyonlar herkesin olduğu gibi onun da peşine düşerdi. Ama onunla bir yandan da dalga geçiliyordu, tiksindiriciydi. Liseden aynı apartmanda oturduğumuz bir arkadaşımla farklı görüşlerdeydik. Üniversite döneminde türbanlı olarak gördüm ve selam vermedim. Yıldız Ramazanoğlu feminist arkadaşlar belki bilir kadın haklarıyla ilgili yazıyor. O zaman da için için utandım, içim hala sızlıyor. Pursaklardaki iş yerime giderken otobüste yanıma oturan adamın tacizine uğradım, hepimiz her gün buna benzer örnekler yaşıyoruz.
· Kadına yönelik taciz her yerde, 2 gün önce peşime takıldılar kendimi foruma zor attım. 2 ay önce veteriner kedilerim için eve geldi. Doğal olarak bir şeyler konuşup çay ikram ettim. Vücuduma dokunup seninle görüşmek istiyorum diyerek sözlü ve fiziksel tacizde bulundu. Bir an hiçbir şey yapamadım yeter ki evimden gitsin istedim. Kadınlar daha neler neler yaşıyorlar, feminizmin erkek düşmanlığı olmadığını insanlara anlatmamız lazım. Bu insanların görüşünü çok etkiliyor, en ufak bir bilinç bile çok etkili.
· Bunlar neden oluyor kendimce fikir belirtmek istiyorum. Direnişin insanları özgürleştirdiğini düşünüyorum. Bu güne kadar çok fazla gerici iktidar oldu. AKP, cemaat ve devlet eliyle toplumumuzu dinci gerileştirdi. Bu hayatın her alanında karşımıza çıkıyor. Kadınları bu durumu da ataerkil bir yapının sonucu. Kaos GL eylemi ilk yapıldığı zamanlarda 50 kişiydi. Bu sene bu kadar kalabalık olması direnişin bir sonucu. Farklılıkların bir arada olduğu bir direniş. Çünkü her alana yapılan saldırı aynı dille yapıldı. Bu direniş kendi hatlarını çizmeye başlarsa başarılı olabilir. Irkçı, cinsiyetçi dilden arınması gerekir.
· Forumu geç saatte haber aldım, kadınlar, çocuklar nasıl dönecek eve, forum saatleri erkene alınmalı.
· (Ezgi) Ev işi emeğin bölüşümü forum ve eylemler için de önemli oldu. Ev sorumlulukları kadınların kamusal alandan dışlanmasına sebep oluyor, başörtüsü de öyle. Güvenpark’ta bir kadın yıllardır sokakta bu kadar güvende hissetmedik, bundan sonra bunu bize borçlusunuz, hep böyle olsun istiyoruz dedi.
· Direnmek en çok kadınların, işçilerin, Kürtlerin, öğrencilerin gereksinimi. Toplumda erkek şiddeti denen şeyin temeli nedir? Erkek egemen eğitim, lise dahil. Diyelim ki bu sorunu üniversitelerde çözdük, odtü de çözdük, yüzüncuyıl da çözdük. Toplumun geneline yaygınlaştırılması gerekir. 18 yaş altındaki çocukların eğitim sisteminin yeniden düzenlenmesi, yargının halk tarafından ele geçirilmesi lazım. İşgücünün yeniden üretimi, işçi eve geldiğinde yemeği hazır olmalı.. Bunları düzenleyenlerin elinden alması lazım halkın.
· Bu ayaklanma süreci hepimize pek çok şey kattı, ençok da feminist arkadaşlara birşeyler kattı. Birkaç sene önce 25 Kasım’da erkekler kadınların eyleminden kovulmuş, onlara destek olmak için gitmişken. Şimdi feminist arkadaşlar erkeklerle omuz omuza oldular. Kişisel olarak ben feminist değilim, sosyalistim, gözaltına alındığımda kadın polisten de şiddet gördüm. Sadece erkek şiddeti değil mesele, gazdan etkilendiğimde erkekler yardım ettiler. Ataerkillik kadınlar tarafından da destekleniyor, aslan oğlum vs. kız çocukları kenara atılıyor. Bu sistem sorunu.
· Ataerkillik kadınların meselesi olduğu için yılda iki kere kadınlar olarak eylem yapıyoruz. Erkekler eğer kadınlara destek veriyorsa ya da erkekliklerini sorgulamak istiyorsa bunun çok yolu var. Neden sadece bu 2 günde yapılan eylem? Bu direnişin bize kazandırdığı şey, feministlerin aklı başına geldi de birlikte yürüyoruz değil. 25 Kasım ve 8 Mart’ta kadınların öz gücü olarak sadece kadın olsun istiyoruz. Diğer bütün eylemlerde beraber yürüyoruz zaten.
· Ataerkil mücadele teker teker erkeklere indirgenecek bir mesele değildir. O erkek devrimci olabilir, benimle aynı fikirde hatta kadın mücadelesi konusunda benden daha aktif de olabilir. Ama bu benim kadın olarak kendi ayaklarımın üstünde kadın eylemlerine gitmek istediğimi değiştirmez.
· Eşcinseller her yerde, eşcinseller de çalışıyor, işçi sınıfının içinde eşcinseller de var. Bir hak mücadelesi içinde bazı şeyler daha öncelikli yaklaşımı bizi daha ileri bir noktaya götürmez. Cemil Çiçek, eşcinsel ayrımcılık anayasa maddesi için, bu yüzyılın meselesi değil gelecek yüzyılın meselesi demiş, aynı zihniyet. Bir de, erkekliğe dair sistematik bir sorun var doğru ama, feministler birşey diyoruz, özel olan politiktir. Sevişirken, ütüyü kimin yapacağı gibi günlük hayattaki dönüşümlerimizle önce kendi hayatlarımızdan başlıyabiliriz.
· Namusa apış arasından bakıyoruz oysa namus dürüst olmaktır. Apış arasından bakmayı yoğunlaştırdı AKP. Gece yarısı sokakta yalnız başına yürüyen bir kadının aranmadığını, öğretmenim ben, öğrencilerimize anlatmalıyız.
· Demin yanlış anlaşıldım galiba, eşcinsellerin direnişi geri plandadır demek istememiştim. Bu mücadele bütünlüklü bir mücadele. Cemil İpekçi eşcinsel olduğunu söyleyip rahat rahat dolaşıyorken, Ostim’deki arkadaş bunu söyleyemez. Erkek erkek olduğu için yapmıyor derken, erkek yönetici erkek olduğu için değil, yönetici olduğu için demek istemiştim. Bugün dünyadaki en kötü insanlardan birisi Margaret Thatcher, bir kadın. Kendi hayatlarımızdan başlıyalım, yok böyle birşey, hayatlarımız bizim değil ki.
· İdil: Margaret Thatcher en kötü insanlardandır. Ancak, erkekleştiğin zaman yükselebiliyorsun, cam tavan diye bir kavram vardır. Kadınsan, eşcinselsen hiç ulaşamazsınız bu bir gerçek. Bütünlüklü sistemle mücadele, aynı zamanda özel hayatın dönüştürmeden olamaz. Bugün eve gittiğimde ütüyü ben yapacağım çocuğa da karım kadar eşit bakacağım dersem bir adım atmış olurum.
· Bunu sadece kapitalizmi yıktığımızda çözebileceğimizi düşünmek safdillik gibi geliyor. Patronu tarafından ezilen işçi eve gidince karısını eziyor. Hem kapitalizmle, hem patriarkayla birlikte mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyorum.
· Tecavüze uğrasam anlatır mıyım susar mıyım bilmiyorum. Yanımda erkek arkadaşım varken çay koymak benim işimmiş gibi geliyorsa birşeyler yanlış.
· Ragıp: Kadın sorunu diyoruz ya aslında, bu kadın erkek herkesin sorunu. Kapitalizm öncesi de vardı sonra da olacak belki. Kadının da erkeğin de değişmesi gerekiyor. Kapitalizmle kadın sorunu başka sorunlar. Herkes kendi farkındalığını yaratmalı; bu konulara ne kadar duyarlı olduğunun, ne derece homofobik olduğunun bilinciyle hareket ederse bir şeyler değişebilir.
· İki farklı kötü tarif ediyoruz, kapitalizm ve patriarka. Ama şunu da görmek lazım, tekleşmiş iktidar kadın kasabı. Özel alanine politik olduğuna katılıyorum ama, toplumsal olanın mücadelesi ıskalanıyor mu acaba? Muhafazakârlaşma kadın cinayetlerinin artmasının sebebidir. 11 yıldır muhafazakarlığı hedef alan bir çalışma görmedim.
· Simten Coşar’ın muhafazakârlaşmaya dairbir kitabı çıktı. Kahretsin ki Cemil İpekçi örneği var. Tansu Çiller örneği gibi. On yıl sonar Tayyip erkek olarak değil başbakan olarak hatırlanacak. Sokaklara eşcinseller de çıktı, yaşlı kadınlar da, engelliler de.. onlar bu hareketin özneleridirler, yaşlı, engelli, mesela gündem çocuk gibi gruplarla iletişim kurulabilir, çocuklar, engelliler, yaşlıların da burada olabilmesi için saatler konusu düşünülmeli, burada olamayan grupları burada özne olmaya çağırmalı.
· Cam tavan deneyi. Cam tavanı kaldırsanız bile çekirge zıplayamaz. Bir fikir arkasındaki kitle kadar güçlü oluyor.
· Bu sorunlar kadın sorunu değil, önce insan sorunudur. Konuşma ve ifadelerde daha ılımlı olmalı, bir kadın öldüğünde cinayet, bir insan ölüyor, bir insan bunu yaptı, bir insan öldü, gibi. Burayı böldüğümüz an bir kitleyi kaybetmiş olabiliyoruz. Bu sosyalistlerin de düştüğü bir hata.
· Melek: Sormak istiyorum, küçük bir kız çocuğuna 28 erkek tecavüz etti, biz bunu 28 insan bir insana tecavüz etti diye mi okuyacağız?
· O küçük ben olsam ne değişir ki (önce insan sorunudur diyen erkek arkadaş)
· Buraya feministler olarak geldik. Somut veriler var. Sosyalist olmak feminist olmaya engel değil, sosyalist feminist kollektif var.. Şu çok zor değil; feminizmin çok ortasınıf, akademik bir algısı var. Erkek düşmanı, çirkin, evde kalmış kişiler feminist olur diye bir önyargı var. Aynı şey eşcinseller için de geçerli, onlar da küçükken tecavüze uğramıştır gibi. 6 yılda 41469 tecavüz olayı yaşandı. 2002-2008 arasında resmi kayıtlara göre her gün 22 tecavüz yaşanmış. Kendine feminist demek bu kadar zor değil. Kadın mücadelesi ne işe yarıyor? Diyarbakır’da R.Ç eşcinsel diye babası tarafından öldürüldü. LGBT takip etti diye itiraf etmiş oldu. Benzer örnekleri çoğaltmak mümkün. www.bianet.org sitesindeki kadın linkinden içerikler incelenebilir. Tacizi konuşabilmek çok güç ama çok kıymetli bir paylaşım. Bu yapılanların cezasız kalması, haksız tahrik suçlamaları gibi sebeplerle kadınlar daha da içine kapanıyor.
· Tayyip Erdoğan direniş sürecinde Taksim dayanışmayla görüşürken görüşmeyi terketti çünkü ona kafa tutan bir kadındı. Polisler kadınları tecavüzle tehdit ettiler. Eylem boyunca kadınların yeri, barikatlardaki kadınların simge olması, kadınlara özgüven kazandırdı. Bu sayede direniş daha da büyüyecek.
· Ataerkilliğin ve kapitalizmin bir tutulması yanlış. Önce kapitalizm sonra kadın LGBT olmasından rahatsızım. En korunmuş bölge olarak tabir edilebilecek bölgelerden ODTÜ’de bile kayıtlı 582 tecavüz vakası var. Kadın, erkek, eşcinsel kimliğiyle yolda rahatça yürüyebilmek çok önemli.
· Şiddeti politika dışında tutunca fail ile mağduru aynı yerde tutuyormuşsunuz gibi geliyor. Peki tacize uğramamak için ne yapmalı. Buna iki tür cevap veriliyor, bir çok muhafazakar, o saatte orada yürümemen gerekir.. İkincisi de o senin kadın, eşcinsel olman değil, ali, Ayşe olmandan kaynaklanan çok liberal bir söylem. Ben Aslı olduğum için değil, eşcinsel olduğum için evsahibime iş telefonumu veremiyorum, eşcinsel dernekte çalıştığımı söyliyemiyorum. Ev ararken sahte işyeri göstermem gerekiyor.
· Bu ortam fazla ideal Türkiye ortalamasına göre, çok kadın var. Çok şehir gördüm, Kanada-Montreal ve Küba-Havana gördüğüm en ideal şehirlerdi. Bu 2 şehirde kadınlar çok rahattı, gece 2’de sokağın ortasına uzanmıştı kadın. Biz erkeklerin düşünmesi gereken kadınların gece sokağa çıkıp çıkamadığı. Dünya mal varlıklarının %90’ından fazlası erkeklerin elinde. Kadın en çok evde şiddet görür. Ekonomik şiddet oranı değişmedikçe kadına karşı ayrımcılık sürecek. Sistem fiziksel gücü öne çıkardıkça da kadın ayrımcılığı olacak. Kavga savaş gibi örneklerde kadınlar güçsüz kalıyor. Telefon verirken erkek rahatça verir ama kadın veremez. ODTÜ’de mühendislik fakültelerinde hiç kadın dekan, kadın rektör olmadı. Yönetim ve karar mekanizmalarında kadının yeri artmalı. Sistemlerden bağımsız eşitsizlik her yerde var.
· Sınıflı toplumlarda eşitsizlik her zaman vardır. Ekonomik bağımsızlık çok önemli. Kurtarılmış bölgelerle bu iş olmaz. Sabah 7, akşam 10 çalışıp eve giden bir erkek ütü yapayım diyemez. Özel hayattan çok kamusal alanda dönüşüm ön planda olmalı.
· Yıllardır kadına olan şiddetin sadece doğuda, daha az gelirli yerlerde olduğuna dair bir algı var. Ama durum böyle değil. Ekonomik gelir yükseldiğinde şiddet de dönüşüyor, şiddetin biçimi değişiyor, psikolojik şiddet oluyor vs. Özel ve kamusal alanda dönüşüm birbirinden ayrı düşünülemez.
· Ben feministim, niye, kadın olmak çok zor. Tansu Çiller güzel bir kadındı. Tansu Çiller’e taciz çok oldu. Cumhuriyet yazarları suni sarışın dedi, Mehmet Barlas güzel sarışın dedi, o hep güzel bir kadın olarak görüldü, başbakan olarak görülmedi. Çocuğu ben doğuruyorum, kürtaj olmak benim meselem, erkek söyleyecek bana bunu, aldıramazsın yapacaksın diye. Bazı konuşmacılar da annelere yüklendi, çocukları yetiştirirken biraz da babalar yük alsın. Erkekler kitabi konuşuyor, gündelik dil böyle birşey, ben dertlerimi kendi cümlelerimle anlatıyorum. Feminizmi de böyle görüyorum.
· Erkeklerle çocukları daha katılımcı yetiştirmemiz lazım. Eşimle yeni evlendiğimizde fabrikada çalışıyordum. Uzun saatler çalıştığım için eve bulaşık makinesi almak istedim. Eşim ne gereği var diyince o zaman sırayla yıkarız dedim. Ben kendi günümde düzgün yıkarken, o evdeki bütün tabak çanak bitinceye kadar bulaşıkları lavaboya yığdı. Sonunda gittik makine aldık. Bunun gibi örneklerle onları zorlamalıyız, zamanla haklı sebepleri görmeye başlıyorlar.
· Tüm dünyaya baktığımızda ekonomik gelişme fark etmeksizin kadına yönelik şiddet mevcut. Maalesef şiddet eğitime, paraya göre de bir yere kadar değişebiliyor.
· Kayıtlı çalışan oranı kadında %26’yken erkekte %70. Bu ülkenin bakanı bile kadınlar çalışmak istemese işsizlik sorunu ortadan kalkar diyor. Dönüşümler için kadınlar zorlayıcı olmasın, erkek de dönüşmeye çalışsın. Dünyanın her yerinde kadınlar daha çok ev işi yapıp daha çok çocukla ilgileniyor. Türkiye’de ortalamaya bakarsak kadın 6 saat, erkek 30 dakika ev işi yapıyor. Sendikaların çocuklar için bakım olanakları yaratması lazım. Kadınlar evde iş yapsın, erkekler sendika toplantılarına gitsin. Yok öyle yağma..
· Kız çocuklarının eğitimi çok önemli. 4+4+4 sisteminin kız çocuklarının eğitimine olumsuz etkileri oldu. Eğitim müfredatları da bu konuda çok etkili. Çocuklar 6 yaşından itibaren okullara gidiyorlar, müfredatlar tamamen hocaların inisiyatifinde oluyor. Cinsiyet eşitsizliklerine karşı duyarlılık okulda görülmeli, oyuncakların cinsiyet ayrımı okullarda görülüyor hep.
· Zorunlu okulöncesi eğitim olmalı kadınların da rahatlaması için. Kadınlar da erkeklerin üstünlüğünü benimsemiş durumda, annelerimizin de eğitilmesi lazım. İş hayatında kadınlar güvencesizlik ve maaş eşitsizlikleri yaşıyorlar. Her yerde kadın maaşları daha düşük.
· Ben sadece 2 gün bile olsa kadın ve erkeğin eylemlerde ayrılmaması gerektiğine inanıyorum. Kadın eşitsizliği konusunda aktivist arkadaşım Marko Türkiye’de de 8 Mart’a katılacağım diye heveslenip eve boynu bükük döndü. Böyle şeyler olmamalı.
· Önceden karmaydı eylemler, sonra görüldü ki erkek sesi kadın sesini bastırıyor Bu sebeple sadece kadınlar olarak ses yükselteceğimiz eylemler olsun istiyoruz.

Kaynak: http://parklarbizim.blogspot.com/

Başa dön

4. Levent Sporcular Parkı Forumu (5 Temmuz 2013)

Bugünkü forumumuz yeni gelen katılımcılara kısaca forum düzeni, hareket dili ve forumu yaymak için yapılan çalışmaları açıklayarak başladı. Bu bilgilendirmeden sonra konu başlıklarına geçildi.
- İlk olarak eylemler üzerinde duruldu. Eylemlerin pasif kaldığı ve tekrar canlandırılması gerektiği konuşuldu. Tencere-tava yürüyüşü fikri ele alındı ancak yeni ve farklı şekillerdeki bir eylemin daha etkili olacağı konuşuldu. Bu konuda ağırlıklı olarak eylemin nasıl olacağı değil de neler için eylem yapılabileceği üzerinde duruldu. Haliç Tersanesi’nin yıkılması ve 3. köprü için çok fazla sayıda ağaç kesilmesi gibi tepki gösterilebilecek konu olduğu fikri ortaya çıktı.
- Doğu Türkistan’da yaşananlar, Çin’in insanlara zulmetmesi konuşuldu. Gerek oradaki Türklere destek olmamız gerekse Çin’e tepki göstermemiz gerektiği vurgulandı. Bu konuda “Made in China” etiketine boykot uygulanabileceği konuşuldu. Bunun dâhilinde ülkemizdeki yabancı firmaların, halka destek çıkmayan yerli ve yabancı firmaların boykot edilmesi gerektiği söylendi. Bu bağlamda bazı milletvekili çocuklarının hakkı olmadan yüksek puanlı bölümlere yerleştirildiği, yandaş insanların ve firmaların rant sağlamaları üzerine konuşuldu. Bunun için boykot atölyesi kurulduğu hakkında katılımcılara bilgi verildi ve araştırmaları yapılacak. Aynı zamanda sadece boykot değil, halka destek çıkan kişi ve kuruluşlara da destek olunması fikri ortaya çıktı.
- Önümüzdeki seçimler hakkında konuşuldu. Parklardaki bu oluşumların bir meclis yada parti oluşturması gerektiği söylendi. Ancak önümüzdeki seçimlere yetişemeyeceğinden, mevcut partilerin kullanılabileceği, parklardan seçilecek kişilerin partilere önerilebileceği söylendi. Belirlenen bir partide söz sahibi olunmasının şimdilik daha cazip olabileceği tartışıldı.
- Seçim barajının düşürülmesi ve bunun parklarda konuşulması gerektiği söylendi. İlerde bütün parkların kararları birleştirilerek meclise sunulabileceği konuşuldu.
- Yoğurtçu Parkı’nda seçim hilelerini engellemek için seçim monitörü getirilmesi üzerine konuşulduğu söylendi. Bizlerin de bireysel olarak hilelere engel olunması adına gözetmenlik yapmamız gerektiği belirtildi. Bunun nasıl yapılacağı, sandık sayımlarında hataların nasıl yapıldığı ve bunları nasıl engelleyeceğimiz hakkında herkes bilgilendirildi.
- Bütün dünyanın Gezi’den etkilendiği söylendi. Bu olayların apolitik gençlere, siyasi olmasa da bir dünya görüşü kazandırdığı belirtildi. Bu forumlar sayesinde ülkemizdeki ve dünyadaki olaylara olan ilgisizliğin ortadan kalktığı konuşuldu. Amerika’da yaşayan bir katılımcımız Gezi olaylarının orada sesini duyurduğunu ve birçok haber kanalının bunu ele aldığını söyledi. Amerika’daki seçimlerde de hileler yapıldığını ve dünya üzerinde de bazı oyunlar oynanabileceğini belirtti.

* Cumartesi günü Gezi Parkı’na girileceğinden, Pazar günü de festivale katılınacağından dolayı hafta sonu forum yapılmaması kararlaştırıldı. Pazartesi günü için de konu başlığı belirtilmedi. Festival ve Gezi Parkı konuşulacak ve serbest kürsü şeklinde gerçekleşecek.

Kaynak: http://parklarbizim.blogspot.com/

Başa dön

Abbasağa Parkı Forumu (5 Temmuz 2013)

Son söylediklerinin özeti, 10% ile 15% oy alan Mursi’nin halkı temsil ettiğine inanması. Mısır 2,5 sene boyunca defol sloganı ile yaşamış. Son olaylar 20-25 yaş gençlik etrafında şekillenmiş. Her ne kadar eylemciler ne istediklerini tanımlayamıyorlarsa da neyi istenmediklerini bilerek ortak noktada eylemler yapmışlar. 25 milyon kişinin son noktayı koyduğu eylem, aslında uzun zamandır “her hafta tek konu”ya odaklanan “tek sloganlı” mitinglerle oluşturulmuş.

(Bundan sonrası tercüme ile devam etti)
Şu anda Mısır’da aklı başında kişilerin en büyük endişesi Müslüman Kardeşler’e linç girişimleri. Bu, haklılığı haksızlığa dönüştürme potansiyeline sahip.. Sosyal medyada gelişen olaylar ve sonrasında internete ulaşımı olmayanları bilgilendirme, yeni bir yöntemle, bilgilendirilenleri sokağa dökmeye odaklandı.

Genelde izlenen politika, iktidardan zarar görenleri temsil eden eylemlerdi. (Demiryolu çalışanları, çiftçiler vb..)

Eylemlerde kitleleri bekleyen tehlike,
1) iktidarın polis kullanımı (ki bu başarıya ulaşamazsa)
2) kendi kitlesinin eylemciye dönüşmesi.
Fakat Mısır’daki olaylarda bir üçüncü yöntem olarak kitleyi zayıflatmak adına kadınlara taciz söz konusu oldu. Ezilen kadınlar da meydanlara çıkınca meydanın yarısını geri püskürtmek adına taciz ve tecavüz yöntemi kullanıldı. Gerçi halk sosyal medya üzerinden taciz noktalarını afişe ederek destek operasyonları yaptı.

Çatışma deneyimi olan grup komiteleri demokratik süreci baltalamamak için kendilerini feda ettiler. Filistin’in haklı davası, her iktidarca kullanılır. Ancak tüm Filistinliler bilir ki, dava kullanılmaktadır, o nedenle bizler de Gezi taraftarıyız, Filistin yanlısı görünen iktidarların tarafında değil.

Sorular:

İlk söz alan Bey :
1) AKP, İhvan’a ağabeylik yapıyordu. İhvan Hareketi’nin 85 senelik geçmişi var. AKP’ye danışması neticesinde aldığı yanıt “ABD ile iyi geçin, iktidara gelirsin, emperyalist ilişkilerin güçlenir”. AKP’ye danışmak İhvan’ı mahvetti
2) Filistin’e dair konuşamadık. Ortadoğu’da emperyalist devlet ile (İsrail) savaşan tek halk. Sonuna kadar desteklemeliyiz. İsrail varlığını korudukça Ortadoğu çalkalanır.
Bir genç
3) Mısır’daki olaylar konusunda Arapça bilmediğimiz için hangi İngilizce web sitesini takip etmemizi önerirsiniz?
Söz alan diğer bir genç :
4) Forumlardan birine Mısırlı bir kadın gazeteci katılımda bulundu. “Onlar kazanmadı, Ordu kazanmadı, biz kazandık” dedi

5) Mısır’da forumların formatı nedir?
6) Nazia (Bir Kadın Hakları Örgütü) 100’den fazla taciz ve tecavüz olayının sadece Mursi yandaşları tarafından yapılmadığını söylüyor. Medya dezenformasyonunu bilerek bunun gerçek olup olmadığını sormak isterim.

7) Müslüman ülkelerde nasıl kadın taciz edilen olabiliyor? Filistin olayı nasıl çözülecek?

8) Mursy ile başlayan olaylar Tunus ve diğer ülkelere nasıl yansır?

9) Olası Filistin temalı bir eylemde neyi ön plana çıkartmamızı istersiniz?

10) AKP Zihniyeti’nin 10 yıldan öncesine dayanan bir geçmişi var. Yanlış ve istenmeyen tepkilerle Mursi’nin daha da güçlenmesi olasılığı akla geliyor.

11) Mısır’da ordunun gücünü kırmak için mali ve diğer güç kaynaklarını şeffaflaştırmak lazım. Bu konuda ne yapılması gerektiği incelenmeli.

12) İşçi sınıfı Mısır eylemlerinde yer alabiliyor mu?

Yanıtlar :

Tüm bu olaylardan alınan bir ders var. Mursi iktidarı da farkındaydı ki, güçleri ordu eliyle değil, ilk kez halkın gücüyle kırıldı. Burada şöyle bir soru akla gelebiilir. Orduyu istemeyen halk, niye ordu geldikten sonra havai fişeklerle kutlamaya girişti? Mübarek ve Mursi’nin olmadığı 1.5 yıllık kanlı süreçte halkın orduya olumsuz bir bakışı vardı. Ordu ve Halefiler ilk kez ittifak kurdular. Ekonomi gün geçtikçe kötünün de kötüsüne gitti. Azınlıkların refahı gittikçe arttı. Dış ülkelerle ilişkiler gittikçe zayıfladı.

Mursi’nin halkı ikiye ayırma çalışmalarının demokrasiyi tehdit ediyor oluşu 25 milyonu meydanlara topladı. Toplumsal çatışma ihtimali insanları bir araya getirdi. Ordu, bir önceki deneyiminden korkarak koalisyon yaptı. “Bunu hep beraber yapacağız”

(Sahipli köpeklerin ve sokak köpeklerinin karşılıklı uzun süre hırlaşması ile bir ara verilmek zorunda kalındı….)

Genelde formül “Ordu’yu kap, Mısır’ı al, İslam Dünyası ve Ortadoğu’ya sahip ol”
Filistin, halkça, anti-emperyalist. Afrika’da Apartheid nasıl silindiyse, Filistin de İsrail’e karşı bu mücadeleyi veriyor.

Sosyal medyada irtibat kuruluyor, toplanma kararı veriliyor, konu aile içinde dahi gündemde kalarak hep yaşatılıyor. Dolayısıyla örgütlenmeye ulaşılıyor.

Kadına taciz, Müslüman Kardeşler öncesine ait bir olgu, daha küçük gruplara ait bir eylem. İktidar sonradan bu olguyu kullanmaya başladı. İkridarın anlayışı kitlenin 50% sini eve göndermeye odaklı. Bu eylemler virüs gibi yayılıyor. Nasıl baş edileceği belli değil ve buna dair koalisyonlar oluşturuldu.

İnternette neyi takip edeceğinize dair bir araştırma yapalım. Ben Arapça, arkadaşım İbranice takip ediyor. İletişim bilgilerinizi bırakırsanız araştıralım 1-2 gün içerisinde haber verelim.

İşçi hareketleri, Mübarek düşüşü öncesinde de vardı. İşçiye yönelik sektörel olarak haftalar düzenlendi. 25 milyonun bir araya gelişinde sendika ve işçi grupları büyük güç oldu. Rolleri greve ve eylemlerden dolayı çok büyük.

Saat 9 Forumu başlamak üzere olduğundan konuşulacak daha çok şey olmasına rağmen oturum teşekkürle bitirilmek durumunda kaldı. Demokratik hakların Gezi ve Lice eylemlerinin yanında olduklarını belirttiler. Filistin için bir eylem yapılacaksa İsrail ile ilişkilerin kesilmesi yönünde olması tavsiye edildi + Alkışlar

Kaynak: http://parklarbizim.blogspot.com/

Başa dön

Bahçelievler Dayanışması Forumu (5 Temmuz 2013)

BAHÇELİEVLER DAYANIŞMASI FORUMUNA ÇOCUK DAMGASI!

05 Temmuz Perşembe Oya Başar-Levent Kırca Parkı’nda gerçekleştirilen Bahçelievler Dayanışması Forumu’na park çocuklarımız damgasını vurdu! Forum öncesi Bahçelievler Dayanışması Kadın Komisyonu ilk toplantısını yaparak eylemler hakkında kararlar aldı. Forumumuzu bir önceki forumda belirlediğimiz “Engellilere Toplumsal Bakış”, “Mısır’da yaşanan eylemler ve darbe” ve “Ramazan Ayı Park Etkinlikleri” gibi gündemlerimizle gerçekleştirdik.
Öncelikle 06.07.2013 Cumartesi yapılacak olan gözaltına alınıp tacize uğrayan kadınlarımız için GÖZALTINDA POLİS TACİZİNE SON protesto yürüyüşü için 15.30’da parkta toplanıp saat 17.00’da Galatasaray’da hazır bulunacağımız duyurusu yapıldı.
Daha sonra Taksim Dayanışma’sının çağrısıyla saat 19.00’da yapılacak olan ‘’GEZİ PARKINA GİRİYORUZ’’ eylemine katılım için saat 15.30’da parkta toplanma ve ortaklaşa tutulan otobüsle 16.30’da Taksim’e hareket edilecek.. Herkesin çevresine bu konuda duyuru yapması ve Bahçelievler Dayanışması pankartı arkasında, saat 18.00’de Tünel’de toplanma duyurusu yapıldı.
Çocuklarımızdan;
· “Her yer Taksim her yer direniş”
· “Diren Taksim Bahçelievler seninle”
· “Taaaaiip İştifa”
· Parkımızda kütüphane kuralım,
· Yardıma ihtiyacı olan yoksul komşularımıza yardım edelim
· Engellilere okullarda kolaylık sağlansın
· Ramazanda iftar için yapılacak yemeklere “çapulcu dolma” vb gibi yeni isimler verelim.
· Tişört dikebilecek anneler gezide öne çıkan söylemleri içeren tişörtler hazırlasın.
· Kütüphanedeki kitaplara Bahçelievler Dayanışması Kütüphanesi mührünü basalım.
· Kütüphanede ki kitapları ucuza satarak yoksullara yarımcı olalım
· Forumdaki büyüklerimiz forumda konuşmayıp kendi aralarında konuşuyorlar, oturmaya gelmişler, hatta arada uyuyanlar bile var!
· Tiyatro, müzik vb gibi etkinlikler olsun.
· Tayyibe Cumhuriyeti istemiyoruz.

Engellilerimiz için görüş ve öneriler;
*Engelli insanlarımızın yaşam alanlarını kolaylaştırmak için çevre, yol, ulaşım, eğitim, sağlık önerileri,
*Onların pozitif ayrımcılıktan yaralanması gerekliliği,
*Bahçelievler Engelliler Derneği ile iletişime geçmek,
*Plastik kapak toplama önerisi üzerine bu sosyal projenin geniş kapsamlı olmadığı ve geçici çözümler oluşundan kaynaklı ortaklaşa bir çalışmayla desteğin kamulaştırılması gibi konular tartışıldı.
* Toplumsal olarak hemen her ortamda engellilerin hassasiyetlerini düşünerek onların kırılmayacağı ve olumsuz etkilenmeyeceği ifadelerin kullanılmaması yönünde uyarıların yapılması gerektiği öne çıktı.
* Engelli olarak sınıflandırılmayan fakat ülkemiz için oldukça önemli hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarımız için yeterince rehabilitasyon merkezinin olmadığına dikkat çekilerek, büyük şehirlerin yanı sıra ülkenin hemen her köşesine bu tarz özel eğitim yapılarının oluşturulması için sesimizi yükseltmemiz gerektiği vurgulandı. Çünkü rehabilitasyon olmayan bölgelerde bu çocuklar için Çocuk Psikologlar direkt ilaç tedavisi uygulamaktalar ve bu ilaçlar çocuklarımızın gelişimini olumsuz etkilemektedir.
* Engellilerimizi ulaşım, fatura, iş yeri kurma vb haklarını talep etmeleri için bilgilendirelim
Mısır darbesi için katılımcı görüşleri;
* Mısır’da yaşananlar darbe değil devrimdir.
*MISIR eylem ve darbe konusunda fikir beyan edenler, öncelikle darbenin ülkeleri en az bir on yıl geriye taşıdığını ve buradan yola çıkarak ülkemiz 80 darbesi dönemini tartışarak Mısır’da olabilecekler konusunda konuşuldu. Ülkemizde hala darbe anayasasının kullanıldığına dikkat çekildi.
*Mısır’ın Türkiye’yi, Türkiye’nin de Mısır’ı etkilediği ve fikrinde ortak fikir oluştu.
*Basınımızın Mısır olaylarını sıklıkla ve zamanında haber konusu olarak işlemesi ancak Gezi Direnişimizi haber programlarına almayışları taraflı medya gerçekliğini bir kez daha anlamamıza ve demokrasinin temel gereği olan basın özgürlüğüne dikkat çekildi. Hükümetin Mısır’a destek vermesi kınandı ve eleştirisel görüşler sunuldu.

Yapılan forumların günleri üzerinde öneriler alındı.
Parkımızın yaşam alanı haline getirilmesi için müzik dinletileri, filim, belgesel gösterimi, tiyatro, panel gibi etkinlikler düzenleyerek forumumuza katılımı arttırmak konusunda konuşuldu. Bu konuda çalışma yapabilecek arkadaşlar araştırmalarına başlayarak ramazan ayı içinde bu etkinlikleri gerçekleştirme kararı alındı.
Ramazan süreci içinde parkımızda iftar açmak, ortaklaşa yiyecek getirerek çevremize ikramda bulunarak parkımızı daha işlevsel hale getirebileceğimiz konuşuldu ve onaylandı.
Bir halk kütüphanesi kurulması önerisine olumlu bakan katılımcılar prefabrik bina için destek istedi.
Gezi Parkı mücadelesinde yaralanan arkadaşımız Berkin Elvan için destek hesabı açmak ve yaygınlaştırmak, böylelikle ailesine yardımcı olmak önerisi sunuldu.
Parkımız içinde çocuklarımız için etkinlikler düzenlenme önerisi sunuldu.
Kendi parkımızda toplanarak birlikte Bakırköy Dayanışma’sının gerçekleştiği Çamlık Parkı’na kadar yürünerek, orada birlikte birçok şeyi gerçekleştirebileceğimizi ve etkinliklerimizi ortaklaştırma çağrısı yapılması önerisi sunuldu.
Önerilen, sunulan ve tartışılan gündemlerimizin sonuca bağlanması, çağrıların ve bildirilerin basılıp dağıtılması konusunda çalışmaları başlatmak üzere 08.07.2013 Pazartesi günü tekrar forumda buluşma dileğiyle forum sonlandı.

Kaynak: http://parklarbizim.blogspot.com/

Başa dön

Ethem Sarısülük Özgürlük Meydanı Forumu (5 Temmuz 2013)

-Forum yaklaşık 60-70 kişiyle başladı.

-Ses Cihazının Önüne “Buca Halk Forumu” İmzalı bir pano konuldu , panoda İzmir’de Gezi Direnişi Sebebiyle Tutuklanan Arkadaşlarımızın Fotoğrafları yer aldı.

-Konuşmaların çok uzamaması için başlangıçta 3 dakikalık konuşmalar herkes konuştuktan sonra 2.konuşma hakkı uygulamasına geçildi.

-Haftada 1 gün diğer buca semtlerinde yapılan forumların sekretaryalarıyla beraber yapılacak bir genel forum önerisi tartışıldı diğer yerlerle görüşülecek.

-Tematik Forum Önerisi “Tekrar” yapıldı bir sonraki forum ağırlıklı olarak “Öğrencilerin Barınma Hakkı Mücadelesi” üzerine olacak.

-Parklar Bizim İzmir ‘e ek olarak Parklar Bizim Buca Sayfası Açılması Kararlaştırıldı. www.direnisforumu.org adresinde tüm illerde yapılan forumlarla ilgili haberlerin bulunduğu duyuruldu.

-Direniş Dersliği Adı Altında Tunus-Mısır-Arjantin-Yunanistan-Brezilya ‘dan Direnişçilerin Deneyimlerini Aktarabileceği Bir Tematik Forumun Olanakları Araştırılacak.

-Bornova Büyükpark Forumu’nun 7 Temmuz’daki Etkinliğine Katılım Duyurusu Yapıldı.

-Somut Öneriler Üzerinden İlerlemenin Bugüne Kadar Yapılmayan Kararlar Açısından Da Önemli Olduğu Vurgulandı Ve Önerilerin Anında Oylanma-Geliştirilme Sistemine Geçildi(önceden forumun en sonuna bırakılıyordu)

-Kitap Takası Yapıldı Ancak Katılım Çok Zayıftı Bir Sonraki Foruma Daha Güçlü Katılım Sözü Verildi.

- Avm Boykotuyla İlgili Görsel Çalışmaların (Afiş-sticker) da hız kazanması istendi.

-5 Yeni Çalışma Grubu Oluşturuldu Bunlar :

* Tutsaklarla Dayanışma Komisyonu(Tutsaklara Mali Yardım – Mektup,Fax Gönderimi İçin Oluşturulan Birim)

*Fotoğraf Sergisi Atölyesi (31 Mayıstan Bugüne Yitirdiklerimiz , Polis Şiddeti ve Gezi Direnişi Temalı Sergi Açacak)

*Fidan Dikimi Atölyesi ( Buca’da Bir Alana Ethem Sarısülük-Mustafa Sarı-Mehmet Ayvalıtaş-Abdullahcan Cömert-Medeni Yıldırım Fidanları Dikilecek Ve Bakımı Sağlanacak)

*Ethem Sarısülük Meydanı Tabela Atölyesi ( Meydana Yeni Verdiğimiz Ad İçin Yapılacak Tabelayı yapacak)

*Film Gösterimi Atölyesi (Yağmuru Bile Filmi Gösterilecek)

-Bir Sonraki Foruma Tutsaklara Gönderilecek Mektupların Hazırlanıp Gelinmesi Kararlaştırıldı.

-Forum Saatinin Başlangıcı 21.00 Bitişi 23.00 olarak Belirlendi.

Bir Sonraki Forum 8 Temmuz Pazartesi Günü Saat 21.00′da Ethem Sarısülük Özgürlük Meydanında(Eski Çevik Bir Meydanı)

Kaynak: http://direnisforumu.org/

Başa dön

Cihangir Forumlar Arası Toplantı Notları (5 Temmuz 2013)

Katılan Forumlar:

Cihangir, Bebek, Bakırköy, Yoğurtçu, Saraçhane, Büyükdere, Etiler, Üsküdar Doğancılar, Kuzguncuk, Eyüp, Tatavla (Kurtuluş), Abbasağa, Maçka, Zekeriyaköy. Ayrıca kurum olarak Devrimci Müslümanlar ve Taksim Dayanışma’dan (birey – ortasında ayrıldı)
Temel amacımız:
- Forumları temsil etmek gibi bir derdimiz yok, temel amacımız parkların ve forumların iletişimini ve koordinasyonu arttırmamız
- Forumlar arası iletişim ve böylelikle örgütlenme- katılımcı demokrasinin üretkenlik-işleyiş mekanizmalarının kurulması.

İletişimi arttırmak için;
Bu iletişim mecralarında şu an insanlar özel mail adresleri ile bulunuyor. Halbuki temsiliyetlerde belli peryotlarla değişkenlik bir çok forumda esas alınan bir ilke. Bu nedenle forumlar, forum çalışma grupları vs… üzerinden “kurumsal” mail adreslerinin alınması ve bu adreslerle oluşturulacak ağlar süreklilik açısından kritik öneme sahip Bazı forumlar bu tarz adresler oluşturmuşlar, temsili her düzeydeki mekanizmalarda bu adresleri kullanıyorlarmış. Diğer forumlara da önerilecek.

- Çeşitli tartışmalar sonucu mail grubunun yanısıra kapalı bir facebook grubu oluşturulması önerildi. Tatlıhan (cihangir) bu konu üzerine çalışacak.

- Bu iletişimi ve verimliliği arttırmak için fiziki olarak Forumların forumlararası iletişim ve koordinasyon grubu oluşturması ve bir sonraki toplantıya maks 3 kişi ile katılması ve tek sözcü ile yeralması önerildi.

- Kurumsal e-maillerin de bireysel e-mailler ile değiştirilmesi (forumlarda fazla katılımlı bir grup olabilir)

- Forumlardan organizasyon şemalarını, her düzeyde (atölyelere kadar) iletişim bilgilerini, yaptıkları etkinlikleri ve ihtiyaç-taleplerini yazılı hale getirmeleri istenecek. Cihangir forumdan bir arkadaş bunun için bir form hazırlayacak. (Formu ben hazırlayabilirim) {park ismi, komite ismi, komite amacı, komite iletişim bilgisi vb.}

Yoğurtçu Parkının Anadolu Yakası Forumları toplantısı aktarıldı. Forumları bir araya getirmeye ve forumlar arası koordinasyon oluşumuna zemin yaratmaya çalışan bu iki girişimin iç içe geçirilerek sürecin hızlıca kapsayıcı biçimde işletilmesinin önemi konuşuldu. Bu haftaki ilgili toplantılarda konu gündem yapılacak.

Abbasağa yazılım takımı projelerini aktardı. Yeni bir platform-web sitesi yazılımı bitmek üzere. Burada hem tüm forumlardan ürünler (notlar, haberler, videolar, etkinlik duyuruları-sonuçları,…) hem de forumlar içi, hem forumlar arası her düzeyde iletişim olası olacak. Çeşitli oylamalar vs. de yapılabilecek. Güvenlik nedeniyle önce ulaşılan isimler platforma dahil edilecek. Herhangi bir kişi dahil olmak ister ise mevcut 10 kişinin onayı gerekecek. Bu platform işlemeye başladığında tüm iletişim buranın üzerine taşınıp mail grubu vs gibi mecralar iptal olabilir. Facebook.com/parkmeclisi1
+ Sistem içerisinde Takvim eklenmesi önerildi.

Abbasağa Hükümetin hazırladığı 22 dakikalık karalama videosunu aynı sesleri, fakat çarpıtılan değil gerçek görüntüleri kullanarak yeniden yapmış. “Büyük Oyun” isimli video parkmeclisi1 iletişim adresinden (sanırım facebook ve twitter) yayınlanacak. Yaygınlaştırılması istendi.

Bu buluşmanın nasıl yaygınlaştırılacağı konuşuldu.
Henüz ulaşılamayan parklarla iletişim kurmak üzere organizasyon yapıldı. (Fatih liste ve gidilecek park duyurusunu yayınladı)

Bir sonraki toplantı 11.07.2013 Perşembe akşamı 19:00’da.
Büyük olasılıkla Beşiktaş’ta kapalı bir mekanda yapılacak. Mekan mail grupta duyurulacak.

Toplantılara katılan bireysel konuşmacıları farklı forumlara göndermek ve bilgilerini paylaştırmak adına bir çalışma yapılması önerildi.

Etiler forumunun da önerisi ile katılımcı demokrasi üzerine çalışma yapan bir uzmanın görüşü belirtildi;
“Parkların ortak beklentilerini ve (evrensel ve yerel ) tüm taleperini yazmaya başlaması konusunda adım atmaları gerektiği”

Zekariyaköy bölgesi-selma; 3.köprü ve 3.havaalanı projelerinin eylemine katılamaması konusunda destek göremediklerini belirtti.
Forumların birbirlerinin eylemlerine katılması desteklemesi ve eylem bölmemeleri gerektiğini önerdik. Forumların eylem takvimi ile desteklenebilir.

Yoğurtçu parkına bilgi verilip daha sonra bu toplantılarını birleştirilmesi konsunda bir takvime daha sonra kararlaştırılacağı görüşüldü.

Gündeme gelen forumlar arası koordinasyon teması dışındaki konular:

*Devrimci Müslümanlar düzenleyecekleri (henüz programı net değil) ramazan etkinlikleri-iftar çadırlarına destek ve katılım çağrısı yaptı.
++
Devrimci Müslümanlar ve Antikapitalist Müslümanlar ‘ın çağrısı ;
Gezi Parkı’nda Yarın İftar Var

Ramazan ayının ilk iftarında yarın herkesi Gezi Parkı’na çağırıyor.

Antikapitalist Müslümanlar, yarın başlayacak Ramazan ayının ilk iftarında herkesi Gezi Parkı’na çağırıyor.
Gezi Parkı Direnişi’nde yer alan Antikapitalist Müslümanlar daha önce de parkta namaz kılıp, kandili kutlamıştı.
Grup adına yapılan “Yeryüzü Sofraları Kuruyoruz” başlıklı açıklamada, iftara geleceklerin yanlarına sadece iftarlık ve sofralık alarak bayraksız, filamasız ve sponsorsuz gelmesi çağrısı yapıldı.
“Sermayenin lüks otel iftarları: kapitalizm. Egemenlerin iftar çadırları: sömürü. Halkın yeryüzü sofraları: özgürlüktür. Hep birlikte orucun getirdiği eşitlik, adalet, özgürlük ve kardeşliğin timsali olan yer yüzü sofralarını kuruyoruz.
“Ramazanın ilk iftarı 9 Temmuz Salı akşamı (20:00′de başlayarak) Galatasaray Lisesi’nden Gezi Parkı’na uzanacak olan#yeryuzuiftari ‘ında buluşalım.” (NV)

++

*Zekeriyaköy formu Dolmabahçe Camii İmamına da destek mahiyetli, Şehitlerimizin kırkıncı günlerinde Dolmabahçe Camminde mevlüt düzenlemeyi önerdi.

*Cihangir forumundan Ahmet bey ilk yardım eğitmeni olduğunu aktardı ve talep oluşan her yerde bu eğitimi yapabileceğini söyledi. (0532 413 67 90)

Kaynak: http://parklarbizim.blogspot.com/

Başa dön

Güvenpark Forumu (5 Temmuz 2013)

• Ramazan çadırı kuralım. (Sadaka kültürüne karşı dayanışma kültürü)
• Çocuklar için aktiviteler yapalım.
• Forum gündemi; Direniş boyunca yaşadığımız insan hakları ihlalleri ve bunlar için ne yapmalıyız?
• 16 Temmuz’da, AOÇ için dayanışma eylemi var.
• 6 Temmuz saat 16:00′da, devlet şiddetine karşı kadın eylemi. Saat 18:00′da, kadın forumu düzenlenecek.
• Tüm forumlarla ortaklaşıp, AOÇ’ye gidelim.
• Tüm forumlar ortaklaşsın, haftada bir gün Güvenpark’da buluşalım.
• Haziran direnişçileri, 23 Temmuz tarihinde, adliyeye çıkarılacak. Oraya uçurtma ve dilek fenerlerimizle gidelim.

Kaynak: http://direnisforumu.org/

Başa dön

Güzelyalı Halk Forumu (5 Temmuz 2013)

Bilgilendirmeler

Facebook adresimiz, toplanma periyodumuz, forumlara bizlerle birlikte gelen çocuklarımız için yanımızda oyuncak getirebileceğimiz, 8 Temmuz tüketim boykotu, toplantıların sağlıklı ve verimli yürümesi için kullandığımız el işaretleri, forumumuzun genel ilkeleri konusunda hatırlatma yapıldı.Gündemler

1. Bir gün önce forumda yaşanan durumun değerlendirilmesi ve perşembe günleri forum yapılıp yapılmaması kararı

Önceki gün İşçi Partisinin halk meclisi sıfatıyla forumumuzu işgal ve provoke etme

çabaları üzerine kişisel değerlendirmeler alındı. Forumda yaşananları sosyal medyada herkesin bireysel olarak ifade etmesinin önemli olduğu, bunun yanı sıra süreci anlatan ortak bir metin kaleme almamız gerektiğine karar verildi. Metin yazıldıktan sonra iletişim organları ile yaygınlaştırılacak. Oluşturulan metin bildiri şeklinde düzenlenerek Güzelyalı çevresindeki insanlara ve mekanlara dağıtılacak.

Sonraki haftalara ilişkin genel eğilim Perşembe günleri halk meclisi adı altına biraraya gelen grupla bir arada bulunmanın forumun gidişatını olumsuz etkileyeceği,bu sebeple o güne ilişkin Güzelyalı halk forumu olarak farklı alternatifler geliştirebileceğimiz yönündeydi, ne yapılacağı konusuna bir sonraki forumda karar verilecek.

Öneriler:

Yaz sebebi ile daha önce sunulan forumları gün aşırı yapma önerisini hayata geçirmek ve perşembeleri toplanmamak.

Perşembe günleri köprü ayağında forum yapmak.

Köprü ayağında kermes yapmak(daha sonra fenerle adalet arama yürüyüşü ile birleştirme önerisi geldi).

Açıkhava sinemaları organize etmek

Park içerisinde atölye çalışmaları yapmak

Açıkhava sinemalarını Expo çalışmamız sebebi ile İnciraltında yapmak (ilk film olarak Ekümenopolis önerildi, kültür-sanat çalışma grubunda değerlendirilecek)

2. İzmir’deki Gezi direnişi tutsaklarına destek için yapabileceklerimiz:

Gündoğdu’da yapılan kültür-sanat çalışma grubu toplantısında 14 Temmuz Pazar günü,Bahçelievler Uğur Mumcu Parkında bir etkinlik organize edilmesi kararı alındığı aktarıldı. Etkinliğe Güzelyalı Halk Forumu olarak destek vermeye karar verdik. Ayrıntılı bilgi alıp sonraki forumlarda aktarılacak.

Yine aynı toplantıda tutuklu arkadaşlara ilk sayfalarına notlar yazarak kitap gönderilmesi kararlaştırıldığı ifade edildi. Kitaplar pazartesi günü İzmir Müzisyenler

Derneği aracılığıyla gönderilecek. Kitap göndermek isteyenlerin hafta sonu oturumlarında foruma getirebileceği ifade edildi.

Güzelyalı Halk Forumu olarak bir sonraki oturumda herkesin gezi direnişi tutsakları için cümleler yazacağı büyük bir kağıt dolaştırılması ve bu mesajların toparlanarak arkadaşlarımızın bulundukarı cezavine gönderilmesi kararlaştırıldı.

Hukuk komisyonu oluşturularak tutukluların dava süreçlerinde yanlarında olunması,

gazete ilanları yoluyla dayanışma gösterme konusunda öneriler geldi, karara bağlanmadı. Sonraki forumlarda gündeme alınacak.

3. Taksim Dayanışma Platformunun taleplerini dillendirmek için atabileceğimiz somut adımlar

Konuşulamadı,sonraki forumlar için gündem önerisi olacak.

4. Çalışma Gruplarının oluşturulması

Çalışma gruplarında yer alacak kişiler listeye isimlerini yazdırdı, çalışma grupları kendi içerisinde toplantı almaya başlayacak.

5. 06.07.2013 Cumartesi günü Taksim Dayanışma Platformu eylemine

yerelden destek verme

Taksim Dayanışma Platformunun Gezi Parkı’na girmek için Taksim’e çağrı yapması sebebi ile saat 19:00’da süreci beraberce izlemek için parkta buluşma kararı alındı. Eylem gerekmemesi durumunda çalışma grupları konuşulacak, birlikte film izlenecek.

Kaynak: http://direnisforumu.org/

Başa dön

Kriton Curi Parkı Forumu (5 Temmuz 2013)

21.10 itibariyle forum açıldı.
-Dün kolaylaştırıcıların seçilmiş olduğu belirtildi.
-Pazartesi günü kolaylaştırıcıları seçildi. (çizelge getirildi 5 günlük)
-Taksim Dayanışmasının bildirisi duyuruldu
-Abbasağadan 3. köprüye bisiklet turu duyuruldu. 13.00 civarı orada olunmasının planlanıldığı belirtildi
Gündemlerimiz;
-1) dayanışmanın yürüyüşüne katılım
-2) apartman örgütlenmesi (apt. komitesi)
Pazar günü gazdan adam festivali ve yoğurtçudaki takas bildirildi.
–Apartman komitesi nedir? 10 kişilik bir grubun misal, kapı kapı gezmek yerine, posta kutusu vs. duyuru atmak gibi metotların kullanılabileceği, apartman alanlarının yaşam alanları olduğu, bunun için bir özel izin vs. gerekmediğini, bunun apartman sakini olarak bir özlük hakkı olduğu belirtildi. Apartman komitesi ismine ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum, 10 kişilik bir grup gezecekse isim olarak bu olabilir, ancak bu iş maddi desteksiz olamaz, el ilanları şimdilik yeterli olabilecektir, posta kutusuna atılabilir.
– Mert söz aldı, apartman kapısı, asansör gibi yerlere astığını 45 dairelik apartmandan total 1 kişinin gelip 1 başka kişinin geleceğini belirtip gelmediğini belirtti. Daha etkin olma ihtimali olan belgesel, söyleşi tipi uygulamaların olabileceği önerisi var. Başka öneri için çağrı yaptı.
++İnsanlar azalıyor üzülüyor diye düşünüyoruz, ama ben buraya gelmekle mutlu olabiliyorum, sinema gösterisi, dinleti benzeri şeyler yapılabilir başlangıç olacak. Akabinde foruma geçilebilir. Bu akşamın özellikle az sayıda olduğu bunun üzücü olduğu, bir organizasyon eksikliğimiz olabileceği belirtildi.
– Emekli Zuhal öğretmen, Türk Gençliğini gönülden kutladı. 10 yıllık birikimin, ölü toprağının atıldığını belirtti. Reyhanlı, Atatürk ve İnönü’ye ayyaş denmesi ve daha bir çok vaziyet.. Bizler orta yaşlıyız, gençliğin arkasından gelmek istiyoruz, geniş kapsamlı bir örgütlenmeye foruma ihtiyaç var. Bizi örgütleyin forumlar bizi daha güzel örgütleyebilir, bir takım gençlerin ev ev kapı kapı dolanmasıyla AKP bunca oy almıştır, CHP’nin icraatlarını beğenmesek de, Atatürk’ün partisine oy vermek de tereddütteyim, yeni bir lider ihtiyacı vardır, Kılıçdaroğlu yetmiyor. Bizi örgütleyiniz size nasıl yardım ederiz, bizi bilgilendirin.
++ Forum destek, karşıtlık, tekrara düşme hareketleri hatırlatıldı. Hazırlanmış olan a4 kâğıdındaki 12 adet haber duyurusu hatırlatıldı
– Dün dağıtılan duyuruların, çöpe atıldığı, apartmanların kapılarının hali hazırda kapalı olduğu belirtildi
++ Gülten Hanım söz aldı, önceden söylenen, bir öneriyi hatırlatmak istediğini söyledi, parka geliş yolunda yürüyüş yaparak forumun duyurulabileceği belirtildi
(forum başlangıca göre daha dolu)
– Murat bey, apartman görevlisi olduğunu ve apartmanlara konulursa gezilmeye gerek kalmayacağı, ya da dışarıya ağaçlara asılırsa sesimizi duyurabileceğimizi söyledi, icraat ile katılım artışı sağlanabilir
++ Yürüyüşün kolay olmadığı belirtildi, yazarlar sendikası yetkilisiyle konuşmuş, pir sultan abdal derneğinin hareketini bize doğru alınabileceği, böylece lokal bir dernek yoluyla artışa gidebiliriz, şair konuşmacımız, (kana öfke değmesin adlı şiiriyle renk kattı.)
– Yürüyüş ile ilgili, parkın içinde değil de, yürümediğimiz yerlerde yürürsek, daha yararlı olabilir.
çeşitli öneriler hatırlatıldı
++ buraya gelince bişileri irdelememiz lazım, geriye doğru ileriye doğru, yaşadığımız şeyleri irdelemeliyiz, 10 yıllık geçmişimizi teker teker eğitim, hukuk, kadın hakları ve kadınlara karşı şiddet, çevre katliamları, incelenmelidir. araştırma yapılmalı bir bilgilendirme içine girebiliriz. birşey yapılmıyor denip geri dönülüyor bu tip etkinlikler dinamizm katabilir. meslek gruplarından, kişiler tecrübelerini ve biligilerini anlatabilir.

–Hızlıca hazırlanan anket kâğıdıyla kamuoyu ölçümü yapılmakta (konular)
– Salih, 3 gündür buradayım, aynı şeye saplanmış durumdayız, gelen insanlarla ne yapacağız? İnsanlar bu sebeple yoğurtçu ya da Abbasağaya gitme nedenleri bu olabilir.
++ forumlar kendisi içinde bir çelişki var doğrudan demokrasi oluşundan dolayı doğasıyla bir takım işler yavaş olabilir. Dünyada tek forum deneyimi yaşamış ülke burası değil, Arjantin ya da brezilyadaki örnekler incelenebilir. Forumlar 2 yönlü işliyor, katılım ve kalabalık ve bunu iktidara sesini duyurma noktasına getirebilmeliyiz, mahalle komitesi kurgulanabilir öz-örgütlenemeye muhtarlık ve yerel seçimler suretiyle yapabilir, mevcut partilere nasıl baskı kurarız bu henüz zor tüm parklar için.
(mahalle örgütlenmesi için bir komisyon denemesi gönüllü kayıtları alınması deneniyor. diğer komisyonların hatırlatması yapıldı)
– Taksim Gezi Parkına yürüşüne önemli gündemi ayıralım. Sıkıcı olmasın. Çatışma ortamı olacak mıdır? Nasıl örgütlenmeliyiz? Cumartesi (yarın)ki yürüyüşte amacımız ve yöntemimiz ne olacak konuşulmalı tartışılmalı.
++ Son haberler, parkın kapalı olduğu ve polis tarafından korunduğuna dair bilgi verildi. Gençler hayatlarını tehlikeye atmasınlar, beklemekte yarar vardır. Ehliyetlere 101tl gibi bir maddi külfet getiriliyor. (öğleden sonra geri çekilmiş). Mehmet Ali Alabora hakkında hükümet işkence ve hapis hazırlığındadır, linç kampanyası, bunu engellemek ve kendisini kurtarmak amacıyla düzenlenen imza kampanyalarına destek olunması gerekiyor. Mehmet Ali Alabora ‘yı el birliğiyle harcatmayalım. Mail yoluyla çevreye yollanmış
(burada facebooktaki imza kampanyasına destek verilebilir ve paylaşımlar genişletilebilir. Sanatçımız kurtarılmalı.)
– Geziyi geri almaya gidelim çağrısı hakkında. geri almak amacıyla gidilmesi tasvip etmiyorum. Geziyi simgeleştirmek gerekli midir? Polislerin olmadığı parklarda eylemler yapılabilir.
++Mahkeme kararı elden tebliğ edilecek, bunun için gidiliyor.
–Geziye yapılacak gösterinin amacı ve yöntemi tartışılmalıdır.
++Farklı parklara da gidilebilir fakat taksimin mücadelede önemli bir yeri vardır. ayrıca Taksim ve AKM birer rant merkezidir. Taksimde, pazarlanmış ve rant sağlanmaya çalışılan bölgeler mahkeme kararına rağmen bu çalışmalara devam edilmektedir. Taksimde TMMOB binasında Taksim Dayanışmasının toplantısı vardı. Orada Taksim Dayanışmasının herhangi bir siyasi yanı olmadığı ve yürütme kurulunun 4 bileşenden oluştuğu konuşulmuş. Hareketin parklara ve forumlara yayılmasının sonrasında… bu süreç en küçük örgütlülük birimi olan mahalle örgütlülüğüne nasıl geçileceğini kararlaştırmak ve bundan sonra ne olacak sorusuna cevap vermektir. bu konu sabit bir gündem olmalıdır, her forumda tekrar tekrar tartışılmalı ve Taksim Dayanışmasına iletilebilecek talepler oluşturulabilir.
–İiletişim komitesi olarak; Gezi parkını geri alıyoruz simgesel bir söylem olabilir ancak Taksim Dayanışması’nın çatışma çağrısı gibi bir söylemi yoktur. Yarınki eylem, sağduyulu bir eylem kararıdır. Çağrı çatışma çağrısı değildir, mahkeme kararının halk tarafından elden tebliğ edilmesi çağrısıdır.
++ Gezi’nin her yerden bir farkı vardı, müthiş bir mizah ve zeka kullanıldı, Türkiye’de şu ana kadar olmamış bir şeydi, gezi parkı Türkiye’nin her yeridir. Zaten Her yer Taksim, Her yer Direniş. Atılmış bir miktar taş yandaş medyada gösterilmiştir, sağduyulu olalım, şiddete şiddetle mücadele edemeyiz, parktaki mizahi söylemleri buraya da yansıtabiliriz.
– Nevzat bey söz aldı, Taksim bir simgedir, park meydan bir simgedir. Tahrir, Kızıl Meydan varsa Taksim’de bir simgedir, bunu korumalıyız.
++ Taş atma meselesiyle ilgili tanıdıklarınıza anlatın, polis sürekli gaz atıyor, meşru müdafaa barikat kurar barikata saldırılırsa taş atmak meşru müdafaadır bence. Demokrasi çalışmadığı için zaten buradayız, temsilciler bizi temsil edemediği için alternatif demokratik kanaları oluşturmak için buradayız. Biz molotof hazırlayıp falan gitmiyoruz ikisi birbirinden çok farklı. Mühim olan hükümetin meşru demokratik kanallarını kapatıyor oluşu, insanlara bunu hatırlanmamız, anlatmamız lazım. Demokratik muhalefete hükümet sistematik bir engelleme yapmaktadır.
– Özcan Bey söz aldı, tüm ülkelerde devlet şiddet araçlarının tekel sahibidir, halktaki şiddet aracına el koyar zaten. Gezi Parkı’nda da çadırlar kurulmuştu ve sadece ama sadece oturan insanlara çeyrek kiloluk gaz bombası atılıyor, bundan önceki 1 Mayıslarda, meydanda gösteriye izin verildikten sonra 2 yıl polis olay çıkarmadıkça olay çıkmadı 500 bin kişi toplandı yine bir şey olmadı. Devlet, bu insanlara tü kaka demiştir, kötülemek için bir takım kavramlar geliştiriyor, vandal deniyor vs, ve bunların tdk karşılıkları değiştiriliyor. Polis anonsu 15 haz. şu şekildeydi, “polis: parkı boşaltın vatandaş giremiyor” o zamandan beri polis halka parkı kapatmıştır. 6 Hazirandan beri durdurma kararı var bunu bile açıklamadılar, hukuk devletiysek eğer, bu nasıl iş. Şimdiki yürütmeyi durdurma kararı yayalaştırma projesinin dahi durdurulmasıdır. Devletin taksimi eski haline getirmesi lazımdır. Devlet toprağa beton ile şiddet uyguluyor. Şiddet her zaman ve her zaman devletten gelir asla halktan gelmez.
++ Zuhal hoca, uyuyan Türk toplumu yerini sorgulayan düşünen bir topluma dönüştük gezi parkı sonrası. Düşünmeden yaşıyorduk, bizden istenilen neden isteniyor düşünmemiz lazım, ülke sabun oldu elimizden kaydı gidiyor, bunu yakalamak hepimizin görevidir. Gün konuşma, anlaşma uyanma ve harekete geçme günüdür.
– diğer 119 park bizimdir, oranın simgeleşmesi normaldir, çünkü biz orada uyandık. Gençlere heyecanlı denildi, çünkü biz ilk kez gördük bunları, bizden 20 yaş üzerimizdekiler sustukları ve susturuldukları için biz bu noktadayız.
++Biz saldırmayız, bize saldırıldığında cevap verebiliriz ancak. Avrupa’da kırmızılı kadın en çok ses getirdi, duran adam birden bire tüm gidişatı değiştirdi olumlu yönde, yeni ve barışçıl çeşitli eylemler bulmalıyız, 12 Eylülde kapalı alandaki işkence açık alana döküldü neredeyse
– Manisa’da küçük çocuklar işkence görürken, doğuda insanlar ceza evinde yakılırken neredeydiniz, ben orada direnirken sen neredeydin dili çok yanlış bir dildir, bunu çözmeliyiz, birbirimizi suçlar bir ifadedir.
++ Çatışma duyurusu yapmak istenmediğini söylendi. Yanlış anlaşıldıysam benim hatamdır bu da özeleştirimdir. Polis çatışma ortamı yaratırsa ne yapacağız gibisindendi saat 7 de polis çatışma çıkartır tebliğ yapacaksak öğlen neden gitmiyoruz mesela? Emekleyen çocuklar almıştır parkı geri, belki siz o zaman daha çok çatışsanız biz zorunda kalmazdık.
– Gerontokrasi, yaşlıların gençler üzerindeki egemenliği demektir, sendikalar bu sürece ne kadar katılabiliyor, yeterli buluyor musunuz? Sendikalar da bir uyarı grevi yapmıştır, tam katkı yapmamışlardır. Onlarında yeniden organize olmaya ihtiyaçları vardır.
(parklar bizimdir de değiştir hareketi çok güzeldir, ben şunu yaptım bunu yaptım için kullanılan bir harekettir, bunu kullanabiliriz.)
++ 31 Mayıs akşamının yarattığı kültürü ve o günden sonrasını konuşuyoruz, evveliyle ilgimiz yok bunu konuşmaya gerek yoktur, değiştir hareketi bu noktada kullanılabilir, dayanışmanın talebi zaten ortadadır. Sadece parklardan 2×2 m2 bir park afişi istenmiştir, buluşup dağılacağız 192 park buradadır,
(müslüman kardeşlerin şu anda silahlı çatışmaya girdiği haberi bildirildi)
–Süleyman, halk iradesi nedir başbakanımızı kullandığı, aldığı 19 milyon oy, 54 milyon oy var bu ülkede, sürekli insanları yanlış bilgilendirmektedir. Diyor ki azınlık çoğunluğa hükmediyor.
++Doğu’da 30 yıldır süren şiddetin kente inmesi mi uyandırdı acaba bizi _?
– Tiyatroculardan biri söz aldı, çözüm sürecinde doğuda neler olduğunu ve bunun bize nasıl yansıtılmış olduğu durumuyla karşı karşıya kalınmıştır; yoğurtçuda bir kişinin, “Lice’de kesin bir şey yapılmıştır” şeklinde bir düşünce yapısı mevcut. Bilgi sahibi değilken fikir sahibi noktasındayız araştırmıyoruz.
++İlk kez buradayım bence diğer forumlarda çok farklı değilsiniz, coşku ve heyecan yerinde. Biz kendi forumumuzda (Göztepe) bilirkişi atölyeleri, kuruldu bu kişiler gündeme ait, bilgilendirme yapılmakta misal; kentsel dönüşüm, AKP’nin ekonomik adımları. Bizim burada bulunuyor oluşumuz Gezi’yi dahi aşıyor olabilir, bu hükümet 10 yıldır kadın, işçi eğitim sağlık haklarımıza saldırdı, aslında uyumuyorduk, aramızda konuşuyorduk, zayıf olduğumuzu sanıyorduk, artık bir eyleme halkın verdiği tepki çok farklı artık daha katılımcı. Çarşamba mahkeme kararı gezi parkı merdivenlerinde okunmuştu, yarın sadece kitlesel olarak yapacağız, AKM’de yıkılmayacak bunu da hükümet açıkladı, bu tip kazanımları almaya devam edeceğiz. Ayrıca pazar günü Kadıköy’de gazdan adam festivali var. Naçizane; gündemli tartışma yapmak daha sağlıklı olacaktır. Bu hükümet 10 yıldır var, ama 15-20 günde hiç olmadığı kadar yıprattık, bu nasıl oldu, bunu düşünmeliyiz.
– Komisyon toplantıları iletişim eksikliğinden ötürü yapılamadığından pazartesi olarak belirlenen toplantılarının salı veya çarşamba (1-2 gün erteleme) çağrısı yapıldı. İletişim komisyonu. Kültür sanat ve spor komisyonu. Siyasi partiler ve stklar ile görüşme komisyonu. Toplantılara katılım azlığına dikkat çekildi. Pazartesi akşamı 7.30′da burada olunması ve gönüllü olunmasına çağrı.
++ Komisyon toplantısı erteleme önerisine gelen bir itiraz: toplanabildikçe toplanılmalı, gelemeyenler sonrakilere gelebilir, toplantılar belirlendiği tarihte yapılmalı
++ 8 senedir burada gönüllü olarak verilen yoga derslerinden (bu dersleri veren arkadaş tarafından) bahsedildi. Kültür sanat spor komisyonuna üye olmak istediğini ve bu derslerin t.d. ve forumu temsilen bu derslerin devam etmesini istediğini ifade etti.
–Şiddeti uygulayan tarafın, milli görüşçü olanın, demokrat olanın, neden bu görüşte ve davranışta olduğunu gelip ifade edilmesi gerektiğinin halk meclisini canlandırma anlamında gerekliliğine vurgu yapıldı.
Ötekileştirilen sosyalist, devrimci… Hakkını savunan insanları halk korku sebebiyle düşman olarak gördü. Fakat şu an bu değişti çünkü yaşam hakkına (1+1 daireler yasak örneği) saldırıların ardından gelen uyanıştan bahsedildi. Bu özel yaşama müdahaleye sessiz kalınmamalıdır, başlatılan hareket sürdürülebilir bir forma dönüştürülmelidir. Bu forumlarda sürekli bu ifadeler güncel tutulmalı ve bizleri eğitebilecek kendi alanında uzman isimlerin getirilmesi. Forumun kalkınmasına dair aktivistliğe genel katılım çağrısı yapıldı.
++ Forum duvar dışında dışarıya yansımıyor. Çevremizde parkı kullanan acıbadem hastanesi, parkın gönüllü evi gibi kurumlardan buraya korunaklı panolar yapılmalıdır. Girişlere 10-15 tane pano koyulmalıdır. Parkta görüşülen konular ve yaşananlar dışarıdan hissedilmeli ve görünmeli, bunun için bu adımlar önemlidir.
– Bir sendikada aktif olan çalışan bir öğretmen hanım: bu forumda eğitimden bahsedilmedi. Öğretmenlerin 4+4+4 sisteminden mağdur olduğunu ve öğretmenler sendikasının da bu konuda daha aktif olması gerektiğine dikkat çekildi.
++ Panolar ve Kriton Curi’nin 6 mayıs Taksim Dayanışmasının yürüyüşü için pankart hazırlanması konusunda; spreyle pankart ve afiş hazırlanması, grafiti yapan insanlar tarafından bu duruma (facebooktan da çağrı yaparak) katkı bulunulması ve bu afişlerin ehli yapılması çağrısı geldi.
–Avukat Bey: olaylar Gezi Parkı ve yeşili sahiplenme ile başladı ve sonrasında daha siyasal bir yöne evrildi. AKP iktidarı 10 senedir siyasal arenada tek başına engelsiz ve yenilgisiz ilerlerken karşılarına çıkan bu hareketle afallamış durumdalar. Gündemler üzerinden geri adımlar atılmaya başlandı. Hukuki kazanımlar önemli. Korkunun yıkılması, 13-14 yaş grubunun korkusuzluğu. AKP siyasetinin iki bölümü, sopa ve avuç siyaseti. Sopa: baskı şiddet, avuç: kazandırma, vaat etme ( Kürt açılımı ve süreç) . Sopa siyaseti korkunun kırılması ile sekteye uğradı, avuç siyaseti de Lice olayları ve benzerleriyle sekteye uğramıştır. Bu noktadan sonra direnişi kendi içindeki anlaşmazlıkları büyüterek söndürmeye çalışma stratejisi ile geleceği. Direnişin bu farklı duruşları birleştirici özelliği olmuştur. Sivil polislerin provokasyonları olmuştur, benzer şeyler yapılmaya devam edecektir.
AKP çok iyi örgütlenmiş bir gruptur, yargıda, poliste cemaatte. Buna karşı yapılması gereken daha fazla örgütlenmektir. Meclis içinde, STK’larda ve bu forumlarda devam edebilir. AKP’nin elinde kalan tek önemli koz %50’dir ki bu da şişirme bir rakam olduğu ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin dört bir yanında süregelen sivil direniş dikkate değerdir ve hükümeti zora sokacaktır. Yurt dışındaki insanların görüşü; bu adamlar %50 oy almış, protesto ediliyor ama nasıl olacak? Fakat bu olay aslında şişirilmiş ve abartılmıştır. AKP’nin oyları sivil denetlemenin de desteğiyle oyları azaltılmalıdır, müşahitlik sistemiyle sandıklarda görev alınmalıdır, yerel seçimlerde güç kazanılmalıdır. 3 başlıkta özet: birbirimize düşmemeliyiz, yerel seçimlerde etkili olmalıyız, örgütlenmeye önem vermeliyiz.
++ Okullarda serbest kıyafet önerisine karşı durulmalıdır. Bununla yapılmak istenen bellidir, üniformaya dönülmelidir. Desteklenmelidir.
– Örgütlenme ve siyasi aktivistlik ön plana çıkarılmalıdır. Sonuç odaklı olunmalıdır. Siyasi oluşumların öneminin altı çizilmelidir. Baraj konusu, STK’lar, mevcut partiler vb. konular üzerinden konuşulmalıdır. Mısırda görülen örnek; yeterli sayıda halk meydanlara indiğinde mevcut sistem yıkılabiliyor. Ancak bunun karşısında yeni bir şey kurulamaza çözümsüz kalınır. Örgütlenme ile demokratik hakların savunulması desteklenmelidir. Eğitim konusunda, çalıştay tarzı aktivitelerin ortaya konulması öneriliyor.
++ Gündem için toplanan kâğıtta yazılan konular: kadına yönelik şiddet. (gözaltına alınan kadınlara uygulanan tacizi protesto yarın 5 te GS lisesinde). Kentsel dönüşüm. İşsizlik. Dış borçlar. Çevre katliamı. Anayasa. Sansür. Forum katılımı cazibesi. Ülkenin bölünmesi. Emekli sorunları. Özgürlük. Vergiler. İktidar yanlısı marka boykotu. Teknik öğretmenlere mühendislik ünv. verilmesi. …
– Yukarıda belirtilen gibi somut konuların konuşulması ve burada kurulan iletişimden sonuçlar çıkarılmalı ve belki diğer forumlara da bu konuda önderlik yapılmalı. Ekonomi konusunda: döviz kurları 1.97 lira ile tarihi bir rakam görmüştür. Global olarak dünyayı etkileyecek bir ekonomik kriz yaklaşmaktadır. Amerika başta, dış sermaye çekilmeye başlamaktadır. Enflasyonun artması dolayısıyla işsizliğin artması olabilir, bu konular konuşulmaya başlamalıdır.
++ Her cumartesi bu ülkede faili meçhuller ve kaybolanların annelerinin gerçekleştirdiği cumartesi anneleri aktivitesine çağrı.
–Yarınki eylem için (cumartesi 6 Temmuz) için saat 4 te değil 3 te buluşulsun, Sivas eylemindeki organizasyon eksikliği yarın da olmasın.

Kaynak: http://parklarbizim.blogspot.com/

Başa dön

Maçka Parkı Forumu (5 Temmuz 2013)

Duyuru:
- Başbağlar olayı yıldönümü nedeniyle anma ve lanetleme yapıldı.
- Abbasağa Parkı’ndan arkadaşlar gazete çıkarıyorlar, duyuru yaptılar. Muhabir ağı olarak iletişim anlamında destek istediler. Parklarda neler olup bittiğine dair haber yamak isteniyor. Makalelere yer verilecek. Dünya deneyimi ile ilgili çeviriler ve görsel malzeme de olacak. Hem basılı hem dijital ortamda yapılması planlanıyor. Farklı sesleri de duyurmak ileride de canlı yayına geçmek isteniyor. İlgilenenler Salı günü saat 20:00′de toplanılıyor. Medya iletişim grubu olarak oradayız. Maçka parkı ekibinden temsilci gönderilmesi kararlaştırıldı.
- Pazar günü piknik içinde çocuklara yönelik atölyeler yapıyoruz. Buna katkıda bulunmak ve duyurmak isteyenler yardımcı olabilir.
- Kent müdahale atölyesi Pazar günü piknikte olacak yardım destek katılım bekliyoruz.
- Cuma günü saldırıya uğrayan LGTB üyesi arkadaş söz aldı. Herkese destekleri için teşekkür etti. Bu konunun
- Cumartesi / yarın pankart atölyesi var eylem öncesinde. Saat 15:00 gibi toplanılması öngörüldü.
- İhtiyaç listesi, Eli arkadaşımız gelenleri toplamak için gönüllü oldu. Getirenler yarın pankart atölyesine getirilebilir.
– Sprey boya
– Plastik boya (Eli)
– D tipi büyük pil (megafon için) (Muharrem)
– Branda (Pazar günü için)
– Pankart için bez, yağlıboya ve sünger (cumartesi pankart atölyesi olacak o zamana getirilip yapılacak)
– Röntgen (stensil için)
– Sopa (pankart için)
– El ilanı basımı gönüllü (Zeynep, Kudret)
– Sticker / etiket basımı
– Maçka postası basımı için gönüllü çıktı
– Saç kurutma makinası (pankart kurutması için) (Hülya)
– Çay kahve (Hülya)
– Bez (İlayda)
– Karton ve kalem (Gonca)
- Pazar günü piknikte çocuk atölyesi için malzeme ihtiyacı var. Eski dergi, makas, yapıştırıcı, eski süt ve meyve suyu kutuları, pet şişe gibi geri dönüşüm malzemeleri getirebilenler getirsin.
- Pazar günü saat 17:00′de galatasaray lisesi önünde tutuklu arkadaşların aileleri oturma eylemi yapacaklar. Buna destek duyurusu yapıldı.
- Polis ile karşılaşma olursa önlem duyurusu:
– Direnmeyin fiziksel olarak “uyumlu” olun
– Avukat isteyin ve gelene kadar konuşmayın ve imza atmayın
– Doktor hakkınız var ve başbaşa kalmayı talep edin, izin verilmezse tek sizin imzanız olsa bile tutanak tutturun
– Karakola götürülmeniz halinde tutanağı mutlaka okuyun, ve şahit olduğunuz her türlü yanlış muameleyi not edin yazdırın “kesinlikle polise mukavetim olmadı” gibi cümle eklensin, polisin kimlik bilgilerinin tutanağa geçmeli buna dikkat edin.
– Avukatınız gelmeden kimlik bilginiz dışında hiçbirşey söylemeyin
– Usulsüz gözaltı durumu söz konusu ise serbest bırakılsanız bile karakola götürülüp tutanak tutturulması doğru bilgilerin yazılması için ısrar edin
– Baronun cmk servisi sürekli devam eden bir hizmettir 4445271 / 532 5242816 (İstanbul)

Moderatör: Aylin
Gündem:
- Koordinasyon toplantısı sonucu… Haftanın belli günlerini belli konulara ayırmak fikri çıktı.
– Çarşamba günü nükleer karşıtı platform sunum yapmak istedi. Bunun üzerine Çarşamba akşamı sağlıklı çevre konusu olabilir gibi bir öneri oluştu.
– Haftanın bir gününü toplumsal barış konulu bir gün ayrılabilir.
– Bir günü toplumsal hafızaya ayrılabilir gibi öneriler gelebilir.
– Kadın sorunları ve gençlik örgütlenmesine de eğilinebilir.
– Cumartesi günleri gezi açılırsa orada olacağımızı öngörüyoruz.
– Pazar piknik ve gündüz aktiviteleri var akşam forum yok.
– Her akşam yerel konularımızı konuşalım ama bu önceden belirlenen konuları duyuru ve ilanlar ile etrafa duyuralım diye düşünüldü.
– Haftanın iki gecesi sunum ve sanatsal gösterimler üzerinden ilerleyerek bazılarında belli bir konuda saat 20:00′de erkene alarak arkasından konuyla ilgili sunum olur.
– Haftalık program yapıp haftalık gündem belirlemek sağlıklı olabilir. Cuma akşamı günü öneriler gelebilir, Pazar günü pknikte karar alınabilir.
– Haftanın her günü gelemeyenler için bu haftalık gündem konusu olumlu olacaktır. Bir başka günü de park içi örgütlenme ve sürdürülebilirliğe ayırabiliriz önerisi.

- Kentsel mekanlar ve kentsel politikalar olabilir.
– Kentimizde satılan pazarlanan alanlar ve dönüşüm projeleri ile ilgili yoğunlaşma önerisi
– Beşiktaş Kadıköy iskelesi gibi pilot bir bölge seçilebilir diye düşünüyoruz.
– Üniversiteler platformu olarak bu konuda bir atölye başlattık, Örnektepe bölgesini örnek seçtik. Bu konuda destek ihtiyacımız var, isteyen İlayda arkadaşımız ile irtibat kurabilir.
– Kentimize korkunç saldırı var, bunu çevre gündemi içinde konuşalım denildi.
– Bir gün de hukuk, iş güvenliği gibi sunumlara ayrılabilir.
– Psikodrama önerisi var.
– İlkyardım eğitimi yapılabilir.
– Hukuk, ilkyardım, vb konuları eğitsel etkileşimli konuları haftanın bir gününe dönüşümlü konulabilir.
KARAR:
- Pazartesi kadın, gençlik, LGBT gibi sosyal sorunlara değinme (bu konuda tek gün yeterli olmaz fikri geldi, buna cevaben cuma günleri gündem değişken olabilir ve eğitsel konular nihayet tükenecektir bu gün gündemn değiştirilen bir gün olabilir denildi. Özellikli konularda atölye yapılarak bu atölyelerin sonuçları ve önemli noktaları pazartesilere getirilebilir)
- Salı sanatsal etkinlikler sunumlar
- Çarşamba çevre konusu kararlaştırıldı
- Perşembe hukuk, ilkyardım vb eğitsel konular
- Cuma Barış içinde uyumlu yaşama

- Hülya arkadaşımız kendi gezi sürecini eğlenceli bir şekilde sunmaya hazırlandığını anlattı. Henüz yazım aşamasında ama performans ile sunmayı planlıyorum dedi.

- Boykot ve takas işini gündemden hiç düşürmemek gerekli.

- Cumartesi günü eylem planı
– Mahkeme kararı olmasına rağmen halen inşaat var ve park işgal altında. Bunu hatırlatan pankartlar yapılabilir.
– Bu eylemin teması hukuksuzluklar. Ethem’i öldüren polisin serbest bırakılması sonrasında bir de korumaya alınması; gezi parkının halen halka açılmaması gibi her türlü hukuksuzluğu protesto planlanıyor.
– Eylem aksiyonu olarak farklı yerlerden hareket edilmesi önerilmişti. Maçka Parkı forumu diğer forumlar ile buluşarak yarım saat erken buluşup İTÜ tarafından ilerleyelim önerisi geldi. 18:30 İTÜ Taşkışla binası önünde buluşalım.
– Bu akşam yarın için bir telefon zinciri oluşturmak, mail atmak ve paylaşmak adına yaygın duyuru yapmak önerildi.

Kaynak: http://parklarbizim.blogspot.com/

Başa dön

Marmaris Forumu (5 Temmuz 2013)

- Forum 9.15’te başladı.
- Önceki forumda kararlaştırılan Taksim Dayanışması Forumu- Marmaris afişi forum yerine asıldı.
- Forum kuralları hatırlatıldı. 06.07 Cumartesi saat 19.00’da Taksim’e girme eylemi yapılacağı söylendi. Ayrııca foruma provokatif amaçla gelen kişiler olabileceği hatırlatılarak , bu kişilerle tartışmaya girilmemesi, cevap verilmemesi istendi.
- Forum metninde yeralan halkların kardeşliği ifadesinde kastedilenin Türkiye’de yaşayan halklar mı olduğu yoksa Dünya halklarından mı bahsedildiğinin açıklanmasının istenmesi üzerine, forum üyelerinin çoğunluğu için tüm Dünya halklarının kardeşliği ve özgürlüğünün esas olduğu vurgusu yapıldı.
- Önceki akşam Mısır’da yaşanan olayların gündeme alınmaması eleştirisi üzerine , Mısır olayının ayrı bir gündem olarak görüşülebileceği tekrarlandı.Bazı forum üyelerinin orduya karşı görüş belirttiğine vurgu yapılarak, ordusuz millet olmayacağı, milletin de ordusuz olamayacağı söylendi.
- Ülkemizde hep darbe konusu işlendi ama hiç NATO veya ordu içindeki yapılanmalar konuşulmadı. Her ülkenin güvenlik sorunu olması nedeniyle ordusu olması da kaçınılmazdır. Orduyu konuşmak her zaman tabu oldu. Bu tür konuları sanal ortamda tartışmak daha doğru olur.
- Forumların çıkış noktası Gezi olaylarıdır. İstanbul’da yapılan forumların kalabalık olması nedeniyle , forumların 7 ayrı bölgeye ayrılması kararı alındı.Bu forumların amacı iktidarı değiştirmek veya devirmek olmamalıdır. Şiddeti şiddetle çözmek de değildir. İktidar gidecekse yerine neyi koyacağımız esas amaç olmalıdır.
- Ziraat Bankası’na karşı yapılan eylem Marmaris’te ses getirdi. Bireysel olarak defalarca Genel Müdürlüğü arayarak eyleme devam edebiliriz.
- 13 Temmuz’da yapmayı planladığımız müzik etkinliğini, meydanda başka bir konser olduğu için gerçekleştiremeyeceğiz. Bu nedenle 6 temmuz Cumartesi akşamı müzik enstrumanlarımızla gelerek etkinliğimizi gerçekleştirebiliriz.
- Forum bildirisinin derlenerek yarın akşam forumda okunması kararı alındı.
- Yarın akşam 19 Mayıs Meydanı’nda toplanarak Atatürk Anıtı’na yürünmesi önerisine karşılık, isteyenlerin eyleme katılabileceği kararı verildi.
- Etkinlik ve İletişim Komitesi kurulması önerildi. Komiteye Levent Burak YILDIZ, Pınar ÜNLÜ ve Özgür KILIÇ gönüllü oldular.
- Üzerinde direniş vurgusunun yeraldığı tişört hazırlanıp istenen şehirlere gönderilecek. İsteyenler için tişört adedi çoğaltılabilir.Rozet ve tişört kullanımının Marmaris gibi küçük yerlerde etkili olacağı söylendi.
- İstanbul’da Divan Oteli’nin Gezi direnişçilerine kapılarını açmasından hareketle Marmaris’te de kendimizi anlattığımız takdirde turizmcilerin desteğini alabileceğimiz söylendi.
- Pratikte yapılabilecek şeylerin neler olacağı konusunda Sergen SUCU ve Kubilay Bey ortak çalışma yaparak foruma bilgi verecekler.
- Moderatör iktidarın son 10 yıl içinde çevre politikaları hakkında bilgi verdi.

Kaynak: http://parklarbizim.blogspot.com/

Başa dön

Özgürlük Parkı Forumu (5 Temmuz 2013)

Barış: forum için tanıtımın arttırılması ve broşür dağıtımı için daha fazla çaba sarf etmeliyiz.
- Piknik için resim atölyesi yapılacak. Değiş tokuş için kitaplar getirilecek.
- Kitaplık için söz alındı sadece nakliyesi yapılacak.
- Parklarda forumlarının yapılmasının amacının özgürlük için savaşılması ve bu özgürlük için savaşırken gerekirse demokrasinin değişmesi gerekmektedir bunun için çevremiz, geçmişimiz, demokrasimiz, vb gbi konularda bilgilenmeliyiz bunun için birinin bana yardım etmesi ve bunu sunum haline getirip burada herkese karşı gösterime koymalıyız.

-78 kuşağından bi abi: Bir mail grubu kurulmalı daha seri iletişim halinde kalmalıyız. Geleceğimize ulaşmak için daha organize bir şekilde hareket etmemiz gerekiyor.

-Belgin: Eylemlerimizi sert bir şekilde değil daha uysal ve organize bir şekilde yapmalıyız. Şu anda özgürlük çin savaşıyoruz fakat herkesin özgürlük anlayışı farklıdır bence kavramsal eğitim etkinlikleri düzenlemeliyiz

-MİT yasası korkunç bir şekilde hazırlanıyor bu konuyu atlamamalı ve üzerine gitmeliyiz bu konu hakkında gerekirse eylem yapmalıyız ayrıca belirlediğimiz gündemler hakkında bazı arkadaşlarımız internetten takiplerini yapsa ve akşamları bizi ayrıntılı bilgilendirse çok iyi olur. Etkinlik organizasyon listesine adınızı yazıp yanına gündem diye belirtirseniz komite kurulması sırasında konuşabiliriz.

-Kadın tacizleri ve göz altına alınınca aşağılanan kadın arkadaşlarımız hakkında hiç konuşmadık bu konu üzerine düşmenizi istiyorum

-Erengül: Bu foruma katılan ve gezi olaylarına bire bir giden insanlar için yaptıklarından umutlumu bilmiyorum ama tereddüt etmeden umutluyum diyecek çok fazla insan olduğunu sanmıyorum. Bizim kuşağımızdan bazı yalanlara inanmamızı istiyorlar ama inanmalıyız şu ana yetişmekte olan yeni kuşaklara biz umut vermeliyiz bu umudu verebilmek için bazı şeyleri eyleme geçirmeliyiz. Hepinizden biraz daha inançlı hale gelmenizi istiyorum ve bize güven verip arkamızda durmanızı rica ediyorum.

-Ali: Etrafa masa koymaktan çekinmeyin ne kadar çok yer kaplarsak o kadar çok ilgi çekeriz. Örneğin “yaratıcı eylem masası” starbucs önünde kahve dağıtıp eylem yapabilir.

-Çağrı: Bir ay öncesine göre durumumuz daha iyi ve benim umudum var şu anda bir liderimizin olmaması olmayacak anlamına gelmiyor ve bu grubun liderini kendi çıkaracağına inanıyorum. Babam daha önce darbe görmüş biri ve şu anda gönül rahatlığı ile “siz zamanınızda bir şey yapmamıştınız ama biz şimdi sesimizi çıkartıyoruz” diye rahatlıkla söyleyebiliyorum. 10 yıldır televizyonla konuşuyordum ama şimdi toplum önünde sesimi duyurabilmem bile guru verici.

-İpek: Umudum var 2 evlat yetiştiriyorum. Bir şeyler olacak diye çocuklarımızı bir şeylerden kaçırmamalıyız. Ben evlatlarımı Taksim’e de götürdüm hiçbir şeyden korkmadım. Ayrıca Ümraniye’de oturuyorum ve orada hiç forum yok nedenini biliyorsunuz. Ne olur sesinizi oraya kadar duyurun.

-Pazar günü Piknik 10:00’da başlayacak

-Müzik yapan arkadaşlar bu forumu müzik yaparak bitirmesi taraftarıyım bu şekilde biraz daha fazla dikkat çekebiliriz.

-Bir lider seçilmeli Taksimde herkes başkandı ve bir şey elde edilemedi.

-Çağrı: Kapak toplama etkinliğinden sonra pil ve atık ilaçları toplama kampanyası başlatılması fikrini sunuyorum.

-Cumartesi Taksim’e yürüyüş için Kadıköy Boğa’da ya da Özgürlük parkında buluşalım.

Kaynak: http://parklarbizim.blogspot.com/

Başa dön

Sanatçılar Parkı Forumu (5 Temmuz 2013)

Konsensus araştırmalarından çıkardığım netice :

AKP ye oylarda düşme var, ancak beklendiği oranda değil. RTE beğenilmiyor.
Cumhurbaşkanlığı rekabeti AKP yi özellikle de RTE’yi geriyor. Bırakalım gerilsinler.
Yerel seçimler her şeyden önemli, nedense kimse söz etmiyor.

İstanbul’da 3 ilçe Beşiktaş, Kadıköy, Bakırköy Belediye Başkanlarının adı İstanbul BB Başkanı olarak öne çıkmıyor. Mustafa Sarıgül* garip şekilde RTE dan sonra en popüler isim.

CHP nin bir şey yapması lazım; kapımız herkese açık sözleri ile işler yürümüyor.
* İçime sinen bir isim olmadığını söylemeliyim. Denizdeyken simite sarılmak gibi bir his içindeyim.

Bence, yerel seçimlere odaklanalım. Birlikte hareket edelim, AKP dışından tek bir aday belirlenmesi için muhalefet partileri arasında gidip gelelim. Zaman birleşme zamanı. BB Başkanlığı AKP de kalmamalı. Beyoğlu’nu da geri kazanmalıyız. Sandıklarda gözcülük önemli, nasıl organize olmalıyız. Sandık görevlilerinden deneyimli olanları konuşmacı olarak çağırıp dinleyelim. Çok hikaye duyduk. Örn. Beyoğlu oylar CHP yönünde yükselirken, Misbah adamları ile bastı, sandık başındakileri dışarı çıkardı, ondan sonra ne olduysa oldu suçlamaları dolaştı etrafta.

Revir doktorlarımızın konuşmasına detaylı inemeyeceğim. Ancak buradan her ikisine de foruma katıldıkları için çok teşekkür ederim. İyi ki Hipokrat yeminini hatırlayan doktorlarımız hala var.

Kaynak: http://direnisforumu.org/

Başa dön

Şehitler Parkı Forumu (5 Temmuz 2013)

- DuranAdam eylemi ve 1 dakikalık saygı duruşunda bulunup sloganlarla çardağa geçtik.
- Parkın ışıkları, dün olduğu gibi bugün de kapatılmıştı. Foruma yönelik bu saldırıyı kınadık.- 60′a yakın kişi katılım gösterdi.
- Müzik dinletisi ile foruma başladık.
- Döviz ayölyesi yaptık.
- Taksim Dayanışması’nın açıkladığı direnişin ortak talepleri ana gündemi ile forumu açtık.
- Herkese tek tek söz verip, düşüncelerini aldık.
- Cumartesi saat 19:00′da Taksim’de yapılacak eyleme çağrıda bulunduk.
- Pazar günü saat 12:00′da Çınardibi Derneği’nde yapacağımız Direniş Komitesi toplantısına çağrıda bulunduk.
- Sinema atölyesinin Pazar günü saat 19:00′da Çınardibi’nde yapacağı film gösterimine çağrıda bulunduk.
- Alternatif bir eğitim kurumu olan Çınardibi Yazokulu’nda çocuklara ve gençlere yönelik başlatacağımız kurs ve atölyelerin duyurusu yapıldı. Yazokulu için hazırlanan broşür dağıtıldı.
- 22:30′da forum sona erdi.

Kaynak: http://direnisforumu.org/

Başa dön

Yavuz Özcan Parkı Forumu (5 Temmuz 2013)

Açılış konuşması yapılıp forum kuralları hatırlatıldı. Forumdan öneriler alınarak gündem oluşturuldu.
1. Gündem Mısır: Mısır’daki askerlerin içinde de Türkiye’deki polislerin içerisinde de hükümet karşıtı insanlar olduğu konusundaki fikirler dile getirildi. Türk haber kaynaklarının Mısır’daki olayları çarpıttığına dikkat çekildi.
2. Gündem Başbağlar katliamı: Başbağlar katliamıyla ilgili bilgiler verildikten sonra tarihten silinmek üzere olduğu ve unutturmamamız gerektiği bunun için de Pazar günkü eylemde dövizlerimizle tepki koyma konusunda uzlaşma sağlandı. Ortak düşmanın FAŞİZMİN olduğu vurgulandı.
3. Gündem Diğer forumlardan konuklar: Meltem’deki formun stadyum için, Konyaaltı formunun hangi günler yapıldığı bilgisi verildi. 06.07.2013 günü İstanbul’da starbucks kahve’nin direnişçilere kapısını kapattığı için protesto edileceği bilgisi verildi. Bu eyleme Antalya Direniş Formu olarak katkı sağlanma kararı alındı. Antalya’daki tüm formların eylemliliğini ortaklaştırma kararı alındı. 10 günde bir üç formun ortak forum yapması fikri destek gördü.
4. Pazar günkü eylem planlaması: Pazar günkü eylem için gönüllüler belirlendi. Pazar saat 16.00’da Antalya Lisesi önünde buluşularak dövizler hep birlikte hazırlanacak. Eylemden sonra Cumhuriyet Mey. Tiyatro atolyesi kurulacak. Bunun dışında forum’da felsefe, cinsiyetçilik, yaratıcı fikirler, eril-homofobik dil kullanımı, biber gazı savunma atölyeleri kurulacak ve koordine görevi forum komitesine bırakılacak.

06.07.2013 TARİHİNDE SAAT 18.00 DA KONYAALTI FORMUNUN DÜZENLEDİĞİ EYLEMDE BULUŞMAK ÜZERE FORUM SONLANDIRILDI.

Kaynak: http://parklarbizim.blogspot.com/

Başa dön