2 Ağustos 2013 Forum Not ve Kararları


Beylikdüzü Forumu
Güven Park Forumu
Konak Meydan Forumu
Polatlı Forumu

Beylikdüzü Forumu (2 Ağustos 2013)

Forum gezi direnişi sürecinde tutuklananların ailelerinin oluşturduğu “Gezi tutsaklarıyla dayanışma ağı’ndan” gelen tutuklu yakını iki misafirimizin söz almasıyla başladı. Tutuklamalardaki keyfiyetten, hukuksuzluktan ve bunlara karşı verilen mücadelelerden bahsedildi. 136 kişinin halen tutuklu olduğu bilgisi verildi. Forumlara yanlarında gördükleri için teşekkür eden tutuklu yakınları; Basının tek tek kapısını çaldıklarını, siz yazmasanız da önemli değil, biz meydanlardayız, kameralarınız bizim yerimize gökyüzünü çekiyor olabilir, ama bizim çocuklarımızı gözaltına alarak bizi yıldıramayacaksınız dediklerini anlattı ve her cumartesi Taksim Galatasaray Lisesi önünde 17.00-18.00 saatleri arasında oturma eylemi yaptıklarını ve destek beklediklerini hatırlattı. Konuşmasını;
Bizi yok edemeyecekler,
Yaşasın özgürlük, yaşasın sosyalizm.
Diyerek bitirdi.
AKP ve sağlıkta yıkım politikaları konulu forum İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Ali Çerkezoğlu’nun katılımı ile gerçekleşti.
Dr. Ali Çerkezoğlu konuşmasına kendini tanıtarak başladı.
Taksim Dayanışması tanıtıldı ve ülke için yeni bir dinamik olduğundan bahsedildi.
Sağlık konusunda, yapılan tüm eylemlere rağmen bu konuların tüm açıklığıyla konuşulabileceği ortamlar eskiden yoktu, artık gezi direnişi ve forumlar sayesinde bunları gerçekleştirebiliyoruz.
Her şeyin metalaştırılıp, ranta dönüştürülmeye çalışılması baskın görüş halini aldı, hayat satılığa çıkarıldı. Halkta bunları normal karşılamaya başlamıştı. Akp’nin tek başarısı halkı bu yönde kandırmak olmuştur. Halk, bu tüccar, rantçı, gericiliği düstur edinmiş zihniyete karşı ve bu zihniyetin gösterişli gücüne rağmen direndi ve gezi direnişi ortaya çıktı. Parkına sahip çıkan anlayış bu yüzden hayatına sahip çıkmaktadır aslında.
Bu reaksiyon sayesinde artık bu zihniyetin sağlık politikalarına yansımasını daha rahat konuşabiliyoruz. Akp anlayışının sağlık politikalarına yansımasının telafisi yok, çünkü sağlığın telafisi yok.
Sağlık hizmetini tüketime sunmak üzere bir sistem oluşturuldu, nasıl ki son 40 yılda ihtiyaç dışı tekstil tüketimine itildik, sağlıkta bu yönde ilerliyor. Tüm halk sürekli ve bireysel olarak müşteri haline getiriliyor.
Bu tüketim çılgınlığı gereksiz bir memnuniyet yaratıyor, beyin MRı vesikalık fotoğraf gibi oldu, insanlar MR çektirdikleri için memnun oluyor ama aslında tüm vücudumuz meta haline getirildiği için o MRı çektirmemiz kolaylaştı ve çoğu zaman gereksizce ulaşıyoruz buna.
Tüm bu metalaştırma çabasına rağmen tabii ki iyi niyetli hekimlerimiz ve hastane yöneticilerimiz de var ancak sağlık ihtiyacını iyi niyete bırakamayız.
Gezi’de oluşan tepkinin hayatın her alanındaki bu tüccarlaşmaya yönelmesi gerekli. Ancak en hassas olmamız gereken nokta Eğitim ve sağlıktır.
Halka gösterildiği gibi sağlık hizmetlerine erişim kolaylaştı evet ama zihniyet değişmediği sürece herkesin memnun olabileceği bir durum söz konusu olamaz.
Sağlık bakanı ile katkı payları ve tam gün çalışma üzerine yaptığımız bir toplantıda Bakan bize “niye itiraz ediyorsunuz bunlar güzel şeyler, bir de sosyalistim diyorsunuz” diyordu. Biz tamam katılım paylarının arttırılmayacağını, sağlık çalışanlarının güvence altına alınacağını taahhüt edin 25 yıllık bir anlaşma imzalayalım dedik, olmaz dediler. Çünkü halkın unutkan olduğunu biliyorlardı ve bu değişiklikler bilinçli yapılıyordu. Sonra da zaten görüldü katılım payları önce %25 sonra %50 şimdilerde %200 lere kadar arttı.
Mevcut düzende şu veya bu iktidarla çözüm olmaz, neo liberal yapı ile çözüm olmaz.
Her durumu kabullenmek zorunda olmadığımızın bilinmesi lazım
Batmış dedikleri Yunanistan, yıllardır bizi düşman etmeye çalıştıkları Yunanistan’da halen üniversiteler özelleştirilebilmiş değil. Hala üniversite eğitimi ücretsiz.
Sandığa etkisi olan bir enerjiye ihtiyacımız var,gezi parkında oluşan enerjiye ihtiyacımız var. Mesele müdahale eden, talep eden bir bilincin var olmasıdır.

-CHP 3. Bölge Milletvekili Sn. Süleyman Çelebi forumumuza katıldı. –

Bu forumlar sayesinde işin esasını, zihniyetini, sistemi anlayabilecek bir bilinç oluşturmak gereklidir. Forumların devamlılığını sağlayalım, başta sağlık olmak üzere hayatımızı etkileyen diğer konularda da talepkar olmalı,inatla ısrarla mücadelemizi sürdürmeliyiz.

Dr. Ali Çerkezoğlu konuşmasını bitirdikten sonra SORU-CEVAP ve yorum kısmına geçildi.

Bir katılımcı – Yapılan uluslar arası anlaşmalarla Türkiye sağlık hizmetlerinin %47.6 sının piyasaya açılacağını taahhüt etti ve son 10 yılda da bu Gerçekleştiriliyor. Bu eğitim alanında da gerçekleştirilecek. Biz forumlarımızı mahallelerimize, binalarımıza taşıyarak bu mücadeleye destek vermeliyiz.
Soru : 224 sayılı yasa hakkında, değerlendirmeniz nedir, o konu biraz kıyıda kaldı. Ayrıca meslektaşların birbirlerine yabancılaştırılması hakkında ne düşünüyorsunuz.
Soru: Gezi direnişine destek veren sağlıkçılara açılan soruşturmalar hangi noktada?
Soru : Sağlık çalışanlarına yönelik şiddette karşı devlet ne gibi adımlar atıyor ?

Ali Çerkezoğlu;

Hükümeti kadına yönelik şiddete inandırabilmek için onlarca kadın öldü, sağlık çalışanlarının uğradığı şiddet konusu da böyle. Her şey dönüp dolaşıp kapitalizme bağlanıyor ama durum böyle, toplumda bir güven bunalımı var ve bu kapitalizmin bizim üzerimizde yarattığı bir olgu bu da Akp eliyle perçinleniyor.
224 sayılı yasayı ve koruyucu hekimliği önemsiyoruz, bunu sürekli unutturmaya çalışıyorlar çünkü bizi korumaya değil hasta etmeye uğraşıyorlar.
İthal hekim diye bir şey çıktı ortaya ve biz eğer böyle bir şey olacaksa belirli standartlara sahip hekimler gelsin dedik, mesela dil bilmesi. Ancak torba yasaya bununla ilgili de bir kanun koydular. “ Dil bilmesine gerek yok, 1 yıl içinde öğrenmek için çaba sarf edeceğini belirtmesi yeterli” dediler. Bu aslında tüm anlayışlarını özetliyor.
İktidara karşı bireysel değil, bütün olarak mücadele etmeliyiz.
Gezi direnişine destek vermeyen hekim diye bir şey olamaz, bu mesleki ahlaktır Hipokrat yemininin bir gereğidir. Destek vermiyorum diyen “hekim” olamaz. Bunlar için bireysel gözaltılar, tehditler dışında tabipler odasına da soruşturma açılacağı tehditleri vs de oldu ancak evrensel kurallar yazılı kanunlardan üstündür. Bizim çalışmamızı engelleyemezler.
Bilin ki Beylikdüzü forumu dağılırsa sizlere yardım eden doktorlar, hekimler, sağlık çalışanları en ağır şartlarda yargılanacaktır.
Ali İsmail Korkmaz için hatası olan tüm sağlık personeli için çok titiz bir çalışma yapılmalı ve kararlılıkla cezalandırılmalıdır. Bizim için bu süreç devam ediyor
Hukuki süreç için ise yine forumlara iş düşüyor.

Hocamız Sayın Dr. Ali Çerkezoğlu’na ve forumumuzu başından itibaren takip eden CHP İstanbul 3. Bölge milletvekili Sayın Süleyman Çelebi’ye teşekkür edildi.

DUYURU: Pazar günü Beylikdüzü Dayanışması halk meclisi toplantısı yapılacaktır. Katılımlarınızı bekliyoruz.

“Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganı ile forum bitirildi.

Kaynak: http://parklarbizim.blogspot.com/

Başa dön

Güven Park Forumu (2 Ağustos 2013)

Gündem: #DİRENHUKUK

* Bugün iki avukat arkadaşımız bize, ”polis ve devlet şiddetine karşı nasıl korunabiliriz, herhangi bir hukuki süreç nasıl işler, neler yapmalıyız” konularında bilgilendirme yaptılar ve sorularımızı cevaplandırdılar. Çarşamba günü tahliye olan iki direnişçi arkadaşımız da bizimle birlikteydi ve yaşadıkları hukuksuzlukları anlattılar.

* Avukat arkadaşımız hukuk devleti diye bir şey olmadığından söz etti.
- Anayasal hakkımızı kullanarak eylem yapıyor ve ifade özgürlüğünde bulunuyoruz.
- Diyelim başbakanı protesto ediyoruz. Buradaki tehdit unsuru ifade özgürlüğümüzü kullanmaktan ziyade başbakanı protesto etmeye cüret etmemizdir.
- Bizi suçlarken başbakanı protesto etmemizi veya anayasal hakkımızı kullanmamızı gerekçe gösteremeyecekleri için başka bir şey bulurlar.
- Gezi olayları sırasında devlet memurunu öldürmeye çalışmak, polise görevini yaptırmamak suçlarından yargılandığımızı gördük.
- Karşımızdaki polisin tüfek gibi kullandığı gaz fişekleri, tam korumalı kaskları, akrebi, toması, plastik mermisi ve Ethem’i öldürdüğü tabancası var. Bize dağılın uyarısı yapıyor. Anayasal hakkımız olduğu için dağılmıyoruz ve polise görevini yaptırmamış oluyoruz. Tersini düşünelim; Dağılmıyoruz ve polis bize saldırıyor. Böylelikle görevi adlettiği uygulamayı yerine getirmiş oluyor.

* İfade özgürlüğünün nerde nasıl kullanılacağına karar veremezler. Hak verilmez alınır. Tutuklu kalan arkadaşlarımızın özgürlüklerini de söke söke alacağız. Bu forumlar, arkadaşlarımıza gönderilen mektuplar, avukatlarınçabaları… Hiçbiri boşa çıkmadı, çıkmayacak da. Kendilerini yalnız hissetmemeleri çok önemli. Devlete ve hukuka karşı haklılığımızı kanıtlamamız gerekiyor. Öncelikle ifade özgürlüğümüzün sonuna kadar arkasında durmalıyız.

* Polisin sizin özel eşyalarınızı imha etmeye hakkı yoktur. Örneğin bir sabah gezi parkındaki çadırları yakamaz. Bunu yaparsa hem özel eşyanızı gasp etmiş olur hem de delil olarak kullanılması gereken bir aracı ortadan kaldırır. Suç duyurusunda bulunun.

* ODTÜ öğrencileri kalabalık bir sayıyla AKP binasına yürümek istediğinde polis şu anonsu yaptı: ”ODTÜ A1 kapısındaki öğrenciler! Yaptığınız eylem yasa dışıdır. Dağılmazsanız zor kullanarak dağıtılacaksınız.”

ODTÜ öğrencileri bu anons esnasında ıslık çaldılar, alkışladılar ve anonsu duymamış olma haklarından yararlandılar. Ve sonra aralarından bir öğrenci şu anonsu yaptı: Tek tip giyinmiş üniformalılar! Anonsunuz meşru değildir. Anayasal hakkımızı kullanıyoruz. Yaptığınız eylem yasa dışıdır. Dağılmazsanız zor kullanarak dağıtılacaksınız.”

Onlar istediklerini yani ifade özgürlüklerini aldılar. Çünkü çok kararlılardı, çok meşrulardı ve bunun farkındalardı. ”Benim sorunlarım var ve bu sorunları kaynağına götürüyorum.” dediler.

* Pankart ve afiş asmak suç değildir. Diyelim biz bu forumu düzenlemek için anons yaptık, afiş astık. Eğer bunları suç unsuru göstererek bize bir ceza verilmek istenirse şu savunmayı yapmamız gerekir: ”Ben o afişi asmasaydım bu toplantı olmayacaktı. Bu benim ifade özgürlüğümü sağlamak için kullandığım aracımdır, yani dolayısıyla hakkımdır.” Daha önce bir arkadaşımız bu sebepten para cezasına çarptırıldı ve bu savunmayla karar geri alındı. Cumartesi Pazar dahil savunmamızı 15 gün içerisinde verirsek eğer, karar %90 ihtimalle geri alınacaktır.

* Canımıza kasteden ve tam teşeküllü bir koruma içerisindeki kolluk kuvvetlerine taş atmak meşru müdafadır.

* Yakalama tutanağında ifade özgürlüğümüzü kullandığımız için gözaltına alındığımızı söyleyemeyecekleri için işlemediğimiz suçları üzerimize yönelteceklerdir. Yakalama tutanağını imzalamamalıyız. Ya da imzadan imtina hakkımızı kullanabiliriz. (İmzadan imtina, tutanak yalan. İmzadan imtina, anlatılan kişi ben değilim.)

* Gözaltı haklarımız:

-Doktor hakkı (Derhal adli tıpa götürülmeliyiz.)
-Yakınımıza haber verme hakkı ( Telefon hakkı değil. Biri açmadıysa diğerini, o açmadıysa başkasını ararız. Hakkın bitti diyemezler. Mümkünse bizi ciddiye alacak birilerini aramalıyız. Çünkü konuştuktan sonra hakkımız biter. Telefonumuzu aldılarsa, kontörümüz yoksa ya da canımız öyle istiyorsa karakolun telefonunu kullanırız. Babamı aramayın dersek babamızı ararlar. Ulaşmalarını istemediğimiz kişileri ağzımızdan kaçırmayalım.)
-Avukat hakkı (Avukatımızı mutlaka ifade vermeden önce çağırmalı, o olmadan ifade vermemeliyiz. Avukatımız dosyamızı almadan geldiyse mutlaka incelemesini istemeliyiz.)

* Gözaltı sırasında üstümüzde ne varsa yazdırmalı ve o tutanağı imzalamalıyız. Eşyalarımızı geri alabilmek için gereklidir.

* İfademiz değiştirildiyse kesinlikle imzalamamalıyız.

* Dikmende eylemcilerin üzerine araba süren eli palalı hakkında beş vatandaş suç duyurusunda bulundu. Olayı anlattılar, yaralamaya, öldürmeye teşebbüs ettiğini belirttiler, palanının araba plakasını, adını soyadını verdiler. Palalı hakkında soruşturma başlatıldı. Eğer beş arkadaşımız suç duyurusunda bulunmasaydı soruşturma da açılmayacaktı. Sokağınızda kask numaralarını kapatmış polisler gördüyseniz ihbar edin. Polis kask numarasını suç işlemek için kapatır, yaptığının suç olduğunun farkındadır. Tencere tava çalan komşuların ihbar edilmesinin istendiği şu günlerde, biz de canımıza kast edenleri ihbar etmeliyiz. Alternatif hukuku biz yaratacağız.

* Özel mülk hariç istediğimiz yere küfür, hakaret ve şiddet çağrısı içermeyen yazıları, istediğimiz araçla yazmak ifade özgürlüğüdür.

* Halkın gezi tutuklamalarına, hukuksuzluklara karşı verdiği tepki haziran direnişçilerinin büyük bir kısmının serbest bırakılmasını sağladı. Şimdi geriye kalan arkadaşlarımızın için çalışacağız. Haklarımızı bilmeliyiz. Tepkimizi koymalıyız. Eğer bir hukuksuzluk varsa mutlaka suç duyurusunda bulunmalıyız. Daha çok ses çıkarmalıyız ki cesaretimizden korksunlar. Bugün burada konuşulanları herkese anlatalım. Bu bilgilere sahip çıkıp paylaşalım.

Kaynak: http://parklarbizim.blogspot.com/

Başa dön

Fatih Saraçhane Forumu (2 Ağustos 2013)

Açılışta ele alınan konular:
Haftanın belirli iki günü Kocamustafapaşa Forumu ile bir araya gelme önerisi
Fatih Forum’un Fatih çevresinde geniş katılımcıya ulaştırılması
30.08’de sunulan gündem önerileri:
- Cezaevindeki gezi tutsakları için psikolojik destek
- Fanzin çalışması
- Taksim Dayanışma’nın geleceği
- Kentsel dönüşüm atölyesi kurulması
Cezaevindeki gezi tutsakları için psikolojik destek
Tutsaklar için mektup yazmak ya da kart göndermek isteyenler İHD’ye bırakabilir. Ya da https://www.facebook.com/notes/gezi-tutsaklar%C4%B1yla-dayan%C4%B1%C5%9Fma-a%C4%9F%C4%B1/gezi-tutsaklar%C4%B1n%C4%B1n-mektup-adresleri/140996736106617 linkinden adresler alınarak mektup ve kart gönderilebilir.
Fanzin çalışması
Fanzinin neden çıkarılması gerektiği üzerinde duruldu. Fanzini destekleyenlere göre amaç hem kitleye ulaşmak, Fatih bölgesinin sorunlarını halka duyurmak ve halka her türlü kitle iletişim aracı yoluyla ulaşmak, hem de Fatih Forum’u duyurmaktı. Karşıt görüşler de fanzinde çıkarılacak yazıların herkesin görüşünü yansıtmayabileceği, buna forumun çok fazla enerji harcayabileceği ve bunun boşa çıkabileceği, alternatif araçların kullanılmasının daha yararlı olduğu ve henüz bu fanzin için yeterli bir yazı havuzunun olmadığı yönündeydi. Üzerinde uzlaşılan nokta henüz fanzine somut bir pratik olmadığı ve bunun öncesinde internet sitesi üzerinde bir yazı havuzunun oluşturulması oldu. www.fatih-forum.tk üzerinde isteyenlerin siteye üye olarak fanzin başlığı altında yazılar ekleyebilecekleri dile getirildi. Forumda internet çalışmasıyla ilgilenen arkadaşların görevli arkadaşa site üyeliği ve yazı gönderme konusunda danışması ve üyelik için kayıt olması gerekiyor. Ayrıca isteyenler örnek bir fanzin hazırlayarak foruma sunacaklar.
Taksim Dayanışma’nın geleceği
Forumlar arası koordinasyon toplantısında iki konu tartışıldı. Bunlardan ilki forumların bir araya gelip ortak karar alması mı veya Taksim Dayanışma’da bir bileşen olma iradesi mi ortaya koyması konusundaydı. Forumlar arasında birleşik bir eylem takvimi oluşturulması önerisi sunuldu. Burada amaç hantallaşan Dayanışma’yı harekete geçirmek ve Dayanışma’ya etkide bulunmaktı. Bir başka görüş ise “Taksim Dayanışma ‘İstanbul Dayanışma’ya dönüştürülsün mü” yönündeydi.
Kentsel Dönüşüm Atölyesinin kurulması
Gündem maddesi bir sonraki foruma ertelendi.
06.08.2013 Fatih Forum gündem önerileri
- Kentsel Dönüşüm Atölyesi
- Fatih Forum kendi içerisinde nasıl karar alacak ve bu kararları forumlar arası kurula nasıl iletecek?

- Yerel yönetimler, yerel seçimler

Kaynak: http://parklarbizim.blogspot.com/

Başa dön

Konak Meydan Forumu (2 Ağustos 2013)

* Çarşamba günü yapılan forumlar arası koordinasyon toplantısının notlarını foruma aktarmıştır.
* Yapılan RTÜK eylemi değerlendirilmiş ve ve eylem başarılı bulunmuş, medyanın yokluğundan kaynaklı sonraki eylemlerin ve çalışmaların duyurusu için medya konusunda iki arkadaş görev almıştır.
* 4 ağustos günü yapılacak YÖK önündeki eylem tekrardan tartışılıp, hazırlıklar gözden geçirilmiştir.
* Tutsak ailelerinin 3 ağustos’ta yapacağı eyleme katılarak destek verme kararı alınmıştır.
* Forumların güvenliği ve sağlıklı işleyişi üzerine tartışmalar yürütülmüş ve fikir alışverişinde bulunulmuştur.
* 6 Ağustos Salı günü yapılacak forumda tutsaklara gönderilecek bayram kartları için hazırlık ve görevlendirme yapılacaktır. Tüm arkadaşların foruma gelirken yanlarında tutsaklara gönderilmek üzere hazırlanmış kartpostallarla gelmesi önemlidir. (51 arkadaşımız tutuklu yargılanıyor şu an)
* 7 Ağustos Çarşamba günü (Arefe günü) başta Rojava olmak üzere bölgede süren savaş ve yıkımların olduğu, içerde ise katliamların, tutuklamaların olduğu bir dönemde bayram kutlamacağımızı ifade edecek bir yürüyüş ve ardında açıklama yapılacaktır. Bayram Kutlamıyoruz eylemi Çarşamba günü Saat:18.00′da YKM önündeki buluşmayla başlayacak.
Bu eylemin çağrısı için Salı günü saat: 19,00′da Çarşamba günü saat: 17:00′de bildiri dağıtımları yapılacaktır. bildiri dağıtımları için Forum alanında buluşuyoruz. Katılımın güçlendirilmesi için tüm arkadaşları hem bildiri dağıtımına hem de eyleme bekliyoruz.
* 9 Ağustos Cuma günü gezi direnişine katılan çocukları tutsak edilen Gezi Tutsak ailelerini ziyarete gidiyoruz. Ziyaretler ekipler kurulup gerçekleştirilecektir. Ziyaret için 9 Ağustos Cuma günü saat: 10:00′da Forum alanında buluşuyoruz.
* Bayramdan sonraki hafta ise Konak İskele youlnda, geride bıraktığımız 2 aylık Gezi direnişi resmeden fotoğraf sergisi, müzik ve tiyatronun olacağı, tutsaklar için yürütülen çalışmaların gündem edileceği bir etkinlik yapılacaktır. Etkinliğin detayları daha sonra aktarılacaktır.

Kaynak: http://direnisforumu.org/

Başa dön

Polatlı Forumu (2 Ağustos 2013)

YAVUZ SELİM BIYIKTAY PARKINDA DÜZENLENEN 3. FORUM TUTANAĞI

Komite söz alarak forumlarımızın düzenli ve katılımcıların bu formların takipçileri olmaları gerekliliğini yineledi.
Yeni yaklaşan üniversitelere kayıt dönemlerinde üniversite gençliğinin cemaatcilere kaptırılmaması gerektiğini ,i bunun içinde burs veya onların şehre ilk gelişlerinde üzerlerindeki şoku atabilmeleri için her türlü desteğin sağlanması gerekliliğini söyledi.
Katılımcılardan biri söz alarak forumlara devamlılığın esas olması gerektiğini söyledi.
Katılımcılardan biri söz alarak Aydınlık gazetesinden Semih Koray’lı nın bir yazısını okudu.
Katılımcılardan biri söz alarak forumların her konunun konuşulacağı , tartışılacağı platformlar olduğu ve her türden fikrin tartışılması gerektiğini söyledi.
Komite adına söz alındı yapılacak yardımların profesyonel olan sivil toplum kuruluşlarından birisi aracılığı ile dağıtılması gerekliliğini söyledi.
Katılımcılardan biri söz alarak sosyal devletin savunulması gerektiğini, kimseye boyun eğmeden,biat kültürünü yok etmeden ve gezi ruhunu bu topluma kazandırmadıkça bu düzene mahkum olacağımızı , halkı uyandırmak ve örgütlü olmanın gerekliliğini söyledi.
Katılımcılardan biri söz alarak ailesinin kendisini devamlı komünistlikle suçladığını ve çevresi tarafından suçlandığını söyledi.
Genç bir katılımcılardan biri söz alarak cemaat evlerinden arkadaşları olduğunu onları kazanmaya çalıştığını hoş görüşlü olarak gençleri kazanmamız gerektiğini söyledi.
Katılımcılardan biri söz alarak Fettullah Gülen yüzlerce binlerce kişiye bur veriyor biz3 kişiye burs versek ne olacak .Temel s orunumuzun örgütlenmek olduğunu söyledi.
Komiteden bir arkadaş söz alarak herkesin taşın altına elini koyması gerektiğini Polatlı’da yalnız kaldıklarını söyledi.
Genç bir katılımcılardan biri söz alarak bizler siz büyüklerimizden yanımızda olmanızı istiyoruz dedi.
Katılımcılardan biri söz alarak emperyalizmin bizi kuşatmasına karşı , kuvayi milliye ruhunu canlandırmamız gerektiğini söyledi.
Ankara’da bir lisede okuyan genç katılımcılardan biri söz alarak okullarda hiçbir şekilde bilinçlendirilmediklerini ,medya ne verirse öyle yönlendirildiklerini , eğer gençlerin forumlarda ve yanınızda olmasını istiyorsanız onlarla iletişim kurulması gerektiğini söyledi.
Hacettepe Üniversitesinde okuyan genç katılımcılardan biri söz alarak inkılap tarihi dersi hocasının Atatürk ile dalga geçtiğini söyledi.Hukuk fakültelerinde okuyan arkadaşlarını yanlarına çekmek için vaatlerde bulunduklarını söyledi.Bunları kazanmalarındaki amaç belli devletin her yerini örümcek ağı gibi örmek olduğunu ve bizlerinde her yerde örgütlenmemiz gerektiğini söyledi.
Genç katılımcılardan biri söz alarak ailesinin bizlerle aynı görüşte olmadığını, gelişinden ailesinin haberi olmadığını fakat sizlerin arasında mutlu oluyorum gerçekleri görüyor ve bilinçleniyorum dedi.
Komite adına tekrar söz alındı Üniversitelerin açılacağı gün Hacettepe Üniversitesi ve Gazi üniversitesinin öğrenci işleri veya kayıt bölümünde olunarak gelen öğrencilerin karşılanılması gerekliliğini yineledi.Bu temenni olarak benimsendi.
Bundan sonraki toplantıların Polatlı Şehitler parkında 17 Ağustosta yapılacağı ve artık katılımın fazla olması nedeni ile Şehitler Parkının Polatlı Direniş parkı olması kararlaştırıldı

Kaynak: http://direnisforumu.org/

Başa dön